0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1577
Okunma
ÖZGELİŞİM VE YAPAYLIKLAR
Sevgili Özgelişim Yolcusu dostum,
Son zamanlarda çevremizde ve toplum içine girdiğimizde o kadar yapay ilişkilere, sevgi adı altında alay etmeler, değersizleştirmelere rastladım ki, içimden “ Sadece Zekamız değil, her Şeyimiz Yapay olmuş pes doğrusu” dedim içimden.
Sevgili dostum,
Baktım ki, çok dost dediğim insan sadece bizden isteklerini karşılamamızı bekliyor, onları çaya veya yemeğe davet ettiğimizde çok sıradan inandırıcı olmayan bahaneler uyduruyorlar. Buna da inanmamızı bekliyorlar. Halbuki yemek daveti demek, Çay daveti demek açıkça “Seni seviyorum, sana değer veriyorum, çayımı ve yemeğimi seninle paylaşarak “Paylaşmak Kardeşlik ve Samimiyettir” mesajı veriyorum. İnandırıcı olmayan bahanelerin ile bu davetleri es geçiyorsan bizlerde seni aramayalım ve mesaj atmayalım o zaman. Dostluk böyle olsun. Bende böyle mesaj vermeye başladım. Yani mesaj atmamaya karar verdim. İçim rahat etti doğrusu.
Sen tabii ki çok mecbur işin olmazsa bu çay ve yemek davetlerine mutlaka gelirsin. Bilirsin ki, yemek yerken, çay içerken sana ve bana hayatta lazım olan şeyleri konuşacağız.Bu da dostlukların pekişmesi ve hayatın zorluklarını birlikte göğüslememiz demek. Mesajları ve davetleri bırakınca benim hayatım devam etti. Daha çok okumaya , hayata daha gayretli sarılmaya başladım. Onlara attığım mesajların azaldığını görenler “ Hayata küsmüşsün” dediler. Halbuki mesajlarımızın çoğuna cevap alamıyorduk ya da olumsuz cevaplar alıyorduk. Bu da onların bakışi açısı. Bizim rahatlama dediğimize onlar “Hayata küsmüş” olduğumuz olarak bakıyorlar. Hep biz arayacağız, hep biz mesaj atacağız. Atmazsak hayata küsmüş oluyoruz. Bu da bakış işte. Bizim için bir hayat dersi bu yaşadıklarımız.
Sevgili dostum,
Önce bolca “sana yardım edeceğim” deyip de iş icraata gelince kör sağır kesilenlere de çok rastlıyoruz. Bizim insanımızda vaad etmeyi ne kadar seviyormuş. O kadar ki, vaad edip de yerine getirmeyenler ile mesafali olmayı gerekli görüyor insan.
Sevgili dostum,
Sohbet etmeyi çok sevip de bizim onların sohbetine katılmadığımızda yadırgayan, ayıplayan da çok oluyor ki, ilgi alanımız olmayan konuları da dinlemek zorunda değiliz tabii. Faydası olmayan , bizi sarmayan konuşmalar yerine faydalı olduğuna inandığımız konularda güzel yazılmış kitaplar her zaman en güzel dostlardır. Ne alaycı bakışları, ne kem sözleri , ne de yapay “seni seviyorum da ondan bu şakalar” diyen sözleri vardır kitapların. Sıkıldıkça bırakırsın da yüzsüz insanlar gibi peşinden gelmez kitaplar değil mi ? Negatiflik yaymazlar. Gerçek dost da faydalı kitaplar tavsiye eden insanlardır. Ya da seni dikkatle öğrenmek için dinleyen insanlar.”Nasıl gelişelim?” diye soranlar. “ Hangi kitaplar bana faydalı olur” diye soranlar. İşte bunlar öğrenmek gelişmek isteyenlerdir. Onlara dostça destek olmak gerekir.
Sevgili Özgelişim yolcusu dostum,
Her rastladıklarında “Sana ziyarete geleceğiz” deyip de hiç gelmeyenlerede artık kızmak yerine sadece “ bekleriz” diyor, onlardan ayrılınca unutuyoruz. Onlarda zaten verdikleri sözleri yanımızdan ayrılınca unutuyorlar. Olmayacak ziyaret vaadlerini unutmak lazım. Bu da insana hayat neşesi verir. Yoksa bu olmayacak ziyaretleri düşünmek , kendimizi tüketmekten başka işe yaramıyor.
Sevgili dostum,
Eskiden sık sık dost bildiklerimi ziyaret eder, mümkünse hediyeler götürürdüm. Onlarda “bizde sana gelelim” derlerdi. Bir düşündüm de, böyle söyleyenler onları ziyaret edince ikramda cömertler. Güzel sözler ile gönlümüzü alıyorlar ama “bizde sana geleceğiz” sözü havada kalıyor. Artık çok mecbur kalmadıkça bu ziyaretleri de kestim. Ona ayıracak zamanı okumaya ayırınca Özgelişim ve Özgüven seviyemiz arttı.
Sevgili dostum,
Kitap hediye ettiklerimiz, kitaplara çok teşekkür ediyorlar ama okumaya gelince sözlerinde durmuyorlar. Aylar sonra sorduğumuzda “ sırada kitaplar var.onları okuyayım senin hediye ettiğini sonra okuruz” diyerek senin hediyene değer vermediklerini gösteriyorlar. Okumayana neye kitap hediye ediyoruz ki? Gerçek dost hem kendi okur. Hem de çevresine okutur. Çünkü biz faydasız kitap hediye etmeyiz değil mi? Artık ziyarete gelmeyene de kitap hediye etmeyeceğiz. Çünkü kitapların hem hediye hem de insanın ayağına kadar götürmek değersizleştiriyor faydalı kitapları. Üstelik de okunmuyorsa... Bunlara da son verince hem özgelişim hem özgüven artıyor.
Sevgili dostum, güzel Kardeşim,
Uzun aradan sonra rastlayınca selam verdiklerimiz “ selam verdim borçlu çıktım” misali hemen maddi ve manevi yardım talebinde bulununca insan bir tuhaf oluyor. Yardım edemeyince ne nankörlüğümüz kalıyor ne de sahte dostluğumuz. Onları da sessizce hayattan silmek gerektiğini düşünerek siliyoruz. Bizim de yardım edecek gücümüz var mı düşünmeden yardım isteyen veremeyince iftira ve saçma suçlamalarda bulunanlar bizim dostumuz olabilir mi ?
Sevgili dostum,
Bunlar sadece bizim başımıza gelen olaylar değil. Bunun benzerleri senin başına da geliyor. Sen de sık sık anlatıyorsun. Bunu anlıyorum. Burada bahsetmemizin sebebi, hiç kırıp dökmeden, kızmadan ve kötü konuşmadan sessizce böyle davranan ve konuşan insanlardan uzaklaşmak ve yalnız kalacağımız parklar, nehir kenarlarına giderek kitap okumak, gözlem yapmak, yürümek, en güzel özgelişim ve özgüven veren aktiviteler. Bu aktivitelere yönelince insanın içi rahat ediyor. Kendini iyi hissediyor.
Sevgili dostum,
İnsanlara faydalı olmak güzel şey. Faydalı kitaplar tavsiye eden dostlara sevgi ve saygım artıyor.Kitapları toplu alarak çevresine hediye eden, hediye ettiklerininde sevgi ve saygısını kazanan topluca kitap alıp hediye etme imkanı olan insanlara da saygı ve sevgimiz artıyor. Zira çocuklar kendilerine kitap hediye eden arkadaşlarını yıllar sonra unutmuyorlar. Biz unuttuk mu? Başkaları “Bir acı kahvenin 40 yıl hatırı vardır” derken “Biz bir güzel kitabın kırk yıl hatırı vardır” demiyor muyuz? 40 yıl önce bize hediye edilen kitapları özenle saklamıyor muyuz ? Bunlarda yapaylıktan uzak samimi ve iz bırakan çalışmalar değil mi ? Yapaylıktan uzaklık da samimiyet demek değil mi ? Samimi olmak da önce insan olmanın sonra lider olmanın en önemli özelliği değil mi ?
Sevgili özgelişim dostu kardeşim,
İşte hayatta yaşadıklarımız şeyler çözüm yolları ile beraber böyle düşündürücü fikirlere, onlarda sana yazılan mektuplara dönüşüyor. Bilmem bu güzel mektuplardan ders alan var mı ? Biz sadece dertleri değil onları anlatırken içinden çözüm yollarını da anlatıyoruz anlayana.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
Her şeye rağmen “ hayata küsmüşsün” diye düşünenlere rağmen bu mektubu yazarken, kitap okurken , boş konuşmalara eyvallah diyerek uzaklaşırken hayat neşemiz ve sevincimiz artıyor. Bunları yapay dostlar değil , sadece senin gibi maddi ve manevi destek olan dostlar anlar. Yapaylıkları azaltarak samimiyetleri çoğaltalım. Hayata bağlılığımız ve neşemiz artsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.