7
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma
Bazen durup uzun uzun düşünüyorum...
İnsan olmak ne kadar büyük bir lütufmuş meğer.
Bir ağacın gölgesinde otururken, rüzgârın dallarını usulca sallayışını seyrederken, içimden sessizce şu cümle geçiyor:
"Ha o ağaç... ha ben..."
Sonra bu cümlenin ağırlığı yüreğime çöküyor.
Çünkü biliyorum ki Allah, insana sadece nefes vermedi. Ona akıl verdi, vicdan verdi, irade verdi. Düşünmeyi, sorgulamayı, sevmeyi, merhamet etmeyi ve doğru ile yanlışı ayırt edebilmeyi nasip etti. Kimi ilimle sınandı, kimi servetle... Kimi şöhretin gölgesinde yürüdü, kimi sessiz bir ömür sürdü. Kiminin yükü ağırdı, kiminin imkânı genişti. Ama herkes, kendine verilen emanetin sahibi olarak bu dünyaya gönderildi.
Belki de yaratılışın en büyük mucizesi tam burada saklıdır.
İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Bir beden taşır ama içinde görünmeyen bir ruh vardır. O ruh, bazen bir çocuğun tebessümünde çoğalır, bazen bir annenin duasında huzur bulur, bazen de gecenin sessizliğinde Rabbini arar.
Kuruyan bir yaprak mevsimi bekler. Bir ağaç toprağa kök salar ve kendisine emredileni eksiksiz yerine getirir. Ne itiraz eder ne de başka bir yol arar. Çünkü onun iradesi yoktur.
İnsan ise iradesiyle var edilmiştir.
İşte bütün ağırlık da burada başlar.
Allah, insanı yeryüzünde halife olarak yaratmış, yaratılmışların en şereflisi kılmıştır. Bu öyle büyük bir ikramdır ki, insan bazen bu nimetin farkına bile varmadan bir ömür geçirir. Günler birbirini kovalar, yıllar sessizce tükenir. Koşuşturmalar arasında insan, neden geldiğini, nereye gideceğini ve kendisine verilen emanetin büyüklüğünü unutabilir.
Oysa insanın kalbi, yalnızca dünya ile dolacak kadar küçük değildir.
Ne kadar sahip olursa olsun, içinde tarif edemediği bir eksiklik kalır. Çünkü ruhun aradığı şey, dünyanın sunduklarından çok daha derindir.
Belki de bu yüzden bazı geceler uykular kaçar.
Kalabalıkların içinde bile insan kendini yalnız hisseder.
Aynaya baktığında yüzünü görür ama ruhunu göremez.
İşte o anlarda insan kendi kendine şu soruyu sormalıdır:
"Ben gerçekten niçin buradayım?"
Bu soru bazen bütün cevaplardan daha kıymetlidir.
Çünkü cevap arayan kalp, hakikate biraz daha yaklaşır.
İnsan olmak; sadece yaş almak değildir.
Sadece yemek, çalışmak, kazanmak ve ardından sessizce göçüp gitmek de değildir.
İnsan olmak; kendine verilen aklın, vicdanın ve iradenin hakkını verebilmektir.
Bir çiçeğe bakarken Yaratan’ı hatırlayabilmek...
Bir yetimin gözyaşında kendi evladını görebilmek...
Bir mezarın başında dünyanın faniliğini hissedebilmek...
Ve bütün bunların ardından hâlâ şükredebilmektir.
Ne gariptir ki bazen bir ağacın yaptığı kadarını bile yapamıyoruz.
O, kendisine emredildiği gibi yaşar.
Biz ise çoğu zaman neden yaratıldığımızı unuturuz.
İşte "Ha o ağaç, ha ben..." sözü tam da burada anlam kazanıyor.
Eğer insan, kendisine bahşedilen aklı, vicdanı ve iradeyi kullanmadan yaşarsa; yaratılış gayesini unutursa; yalnızca günü tüketip ömrünü harcarsa, o zaman sahip olduğu bunca nimetin kıymetini de fark edemez.
Oysa insan, bir ağaçtan farklı yaratılmıştır.
Farkı; konuşabilmesinde değil...
Yürüyebilmesinde değil...
Düşünebilmesinde, inanabilmesinde, merhamet edebilmesinde ve kendisini Yaratan’a yöneltebilmesindedir.
Belki de hayat, bize her gün yeniden verilen sessiz bir fırsattır.
Eksiklerimizi görmek...
Yanlışlarımızı fark etmek...
Kalbimizi onarmak...
Ve emanetin hakkını vermeye biraz daha yaklaşabilmek için...
Ömür dediğimiz şey, avuçlarımızdan usul usul dökülen kum taneleri gibi azalıyor. Hiç kimsenin vakti sandığı kadar uzun değil.
Geriye ne servet kalıyor ne alkış...
Ne unvanlar kalıyor ne de gösteriş.
Geriye yalnızca kalbin taşıdığı niyetler, yapılan iyilikler, edilen dualar ve Rabbine duyulan samimi teslimiyet kalıyor.
Belki de insanın en büyük yolculuğu, dünyayı dolaşması değil; kendi kalbine doğru yürüyebilmesidir.
Ve insan, o yolculuğu tamamlayabildiği gün, artık bir ağaca bakıp "Ha o ağaç, ha ben..." demez.
Çünkü bilir ki kendisine verilen ömür, sadece yaşamak için değil; yaratılışın hikmetini fark ederek yaşamaya çalışmak içindir. :::
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.