0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
138
Okunma
O sessizliği ben de duydum
Rüzgarın sesini okudum... ve içimde uzun bir sessizlik oldu
Çünkü duyduklarım iki gerçeği aynı anda anımsatıyor du.
1. İlişkilerdeki gerçek:
"Tutunmak la bırakamamak arasındaki farktır" tek başına bir kitaptı tutunmak yada bırakmak tek cümle bana göre
Tutunmak: "Zor olsa da seni seçiyorum" demek.
Bırakmamak: "Gitsem daha çok acır diye kalmaktı"
Biri sevgi, öbürü korku idi.
Ve maalesef çoğu insan ikisini karıştırıyordu.
2. Hayattaki gerçek:
Herkes kendi ömründen her gün bir sayfa yırtıyor Ya geçmiş kalıp yada geleceği umut ederken an’ın katili oluyordu.
Evet Kimse mükemmel değildir.
Ama bazıları kendi sayfasını düzeltmek yerine karşısındakinin sayfasına mürekkep damlatma ya çalışıyor.
Gülene tahammül edemiyor, huzuruna laf ediyor. Çünkü kendisi mutsuz herkesi de öyle görüyor
İkisini birleştirince ortaya şu çıkıyor:
Her birey Kendi hayatını yaşar Kendi kalbinin ekmeğini yer
Kısmetten öte yol yok.
Nasibinde olan seni bulur.
Kimse senin ışığını, senin mutluluğunu, senin yolunu gölgeleyemez...
Birey izin vermedikçe.
Ve evet, herkese herşeye rağmen en güzel cevap:
Rabbim gönlüne göre versin olmalıdır
Ve her şeye rağmen daha sıkı sarılmak
Her şeye rağmen daha çok gülümsemek gerek
İçindeki çocuğu öldürmeden
huzur bu bana göre...
Şimdi yüzleşme vakti ;düşünüyorum da Tutunmaya değer bir şeye mi tutunuyor um?, yoksa bırakamama korkusuyla mı yaşıyor um?
İnan bende bunu şuan bilmiyorum .zaman mekan insan üçgeninde mevsimler o kadar değişik ki bazen rüzgarın sesini okuyamıyorum.
Ama gördüğüm net bilgi benim gibi çok insan var etrafta Görüyor, duyuyor ,dinliyorum okuyorum da yalnız değilim galiba..
Rabbim bizi hem doğru insanlarla hem de kendiyle barışık bir kalple karşılaştırsın
Amin.
Demek ki aynı yerden geçmişiz. Aynı cümleler iki kere dokununca insan daha derinden anlıyor.
"Tutunmak" ile "bırakamamak" arasındaki o ince çizgide çok kalp yoruluyor.
Bir tarafta "seçiyorum" var, öbür tarafta "mecburum" var.
Birinde huzur var, diğerinde sadece yalnızlık korkusu.
Ve dışarıdaki dünya...
Kendi sayfasını yazmak yerine başkalarının sayfasına yorum yapan çok.
Gülene "neden gülüyorsun", "bir şey vardır bunda" diyen çok.
Onlar konuşsun. Biz kalbimizin ekmeğini yemeye devam edelim.
Kısmetten öte yol yok.
Nasipse olan gecikse de gelir.
İçindeki çocuk susturulmayı hak etmiyor.
Kendime sorduğum soru hala orada duruyor:
Şu an kalbin ne diyor?
Tutunmaya değer bir şey için mi çarpıyor,
yoksa "giderse daha çok acırım" diye mi yerinde sayıyorum?
Bu ikilem ...
yaşayan tek kişi biz değiliz.
Ve geçiyor.
Her şey gibi bu da geçer diyoruz sonuçta
Rabbim bize önce kendi içimizde huzuru, sonra da bizi anlayacak "liman " olacak insanları nasip etsin.
Amin.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.