1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
244
Okunma

İlk ders ilk hayaller
Zamanı bükerek avuçlarımda sessizce,
Her gece o meçhul eşiğin nöbetini
tuttum Sandığımda sararan hiç yazılmamış mektuplar Duvarımda yüzünü göstermeyen o tozlu ayna,
Ayla Kaya-Muhtemel Aşk
Kul Nefsani dedem zamanı düşünüyordu sessizce zaman belini bükmüş her gece astım nöbeti dedemi sürekli nöbete kalkan bir asker haline getirmiş saat 3-5 nöbetleri onu uykusuz bırakıyordu ninem
fatmadan sonra evde bir ben birde dedem yalnız kalmıştık hatırlıyorumda çocuk yaşta benimde pek çok yaramazlıklarım olmuştu her çocuk gibi gönlüm haylazlık ve yaramazlıktan kurtulamıyordu kedilerin
kuyruğuna taş bağlar evdeki hizmetçilerin yüzüne su tabancamla üzerlerini ıpıslak ederdim mutlaka hatta zavallı ninemi az korkutmamıştım mantar tabancası o kahraman ve şeçaat sahibi ninem az terlik
ile az kovalamamıştı beni yollar karla dolarken ben ilk tayin yerim olan Mardin Ömerlinin bir köy okuluna doğru gidiyordum yalnız her zorluktan sonra bir kolaylık vardır derdi nefsani dedem
Nefsani dedem Mardinde bir bağ satın almış Ali oğlum dedi bu bahçeyi sana emanet edeceğim ancak şunu unutma emanete hassasiyet göstermezsen gökyüzünde fesat çıkar tohum bozulur
bunu unutma dedi ve abdest almaya alıştır kendini abdest alırken suyu israf etme diye öğütlüyordu ben ise Duvarımda yüzümü göstermeyen o tozlu aynanın ardından suyu nasıl kapatırım nasıl kısarım onu düşünüyordum
Masada kuruyan kırmızı gül yaprağı
Ve masamda rengini unutmuş kurumuş bir gül yaprağı...Hepsi senin o gelmeyecek ayak seslerinin şahidi.
Ayla Kaya-Muhtemel Aşk
Fatma Ninem dayım Mustafanın resmini hiç bir zaman masasından kaldırmazdı Mustafa dedem anne ve babam trafik kazası geçirdikten sonra bana ilim öğretti ben ise sürekli kaçıp kaçıp bahçeden gül
koparmanın peşindeydim amcazadem ise ilahi takdire tam bir teslimiyet gösterirdi bu yüzden dedem ona murteza ismini vermişti amcam dedemin dayım ise ninem fatmanın göz bebeği idi Murteza
dayım Ali dedi 8 yaşına geldin ne zaman namaz kılmaya Kuraan okumaya başlayacaksın diyerek beni zorla Kuraan kursuna yazdırdı gül dalını yaprağından koparacak olsanız mutlaka ya solar ya
kurur bende her ne kadar uzun yaşa ömür sahibi ol dayım desemde Kuraan kursu kapısından girer bacasından kaçardım ah ah o yıllar başımda olsa hiç böyle yaparmıydım babam Kaya bey annem
Ayla hanımın birbirine son bakışlarını şu sözlerle anlatırdı dedem Kul Nefsani onlara sormuştu dedem neden ölümü öldürmüyorsunuz onlarda bizi öldürecek olanla nasıl mücadele edelim diyerek
annem ve babam ölüme beyaz bir kefenle gitmişler yüzlerinde sevgili ile buluşmanın sonsuz bir tebessümü vardı 7 yaşında idim annem ve babamdan sonra ben
yetim ve öksüz kalınca masadaki kırmızı gül yaprağı rengini unutmuş kurumuştu
Ölüm bir kavuşma mekânıdır
Geceyi bölen vapur düdüklerinde
Kahve fincanınında kuruyan telvede
Hiç okumadığın kitapların satırlarında...
Her yerde biraz varsın,
Ayla Kaya-Muhtemel Aşk
Annem ve babamın ölümü ile birlikte dedem Mardinde sürekli gece yarıları uyanıyor tren düdüklerinde kompartıman yolcularına gördünüz mü gördünüz mü diyerek oğul ile kızını soruyordu trenden
yolcular ise dedemin kahve fincanında kuruyan telvede annem ile babamı aradığını bilmeden öteye kaçıyorlar aaa deli var yakalayın diyerek birbirimizden kaçtığımız gibi köşe bucak dedemden
kaçıyorlardı işte o yıllar Mardinde diktiğimiz üzüm ağaçları hiç meyve vermedi dedemi gece yarısı karakoldan almaya giden fatma ninem hep şunu derdi sıcak yüreğiniz var olsun Allahın
güzel melekleri Mustafa dayım o kıtlık yıllarında yinede ağaçlara su vermeyi unutmayalım diyordu ve güzel insan paşa dayım sayesinde yavaş yavaş kuraana alışıyor suyun mükâfatını bekliyorduk
Anneannem paşa ninem dedemin hastalığında hep şunu derdi her şeyi Allah Tealadan bilen en güzel mükâfatı görür ağaçlara taş atan ben dallarda zıplayıp ayağını kıran yine ben o yaz ayında
Kuraan kursundan kaçmanın ağaç dalını kırıp kuşları sapanla avlamanın cezasını daldan düşüp ayağımı kırınca ilk kez anlamıştı içimdeki isyanı iyi bilen Fatma ninem oğul teslimiyet ile karşılayan için ölüm bir kavuşma mekânıdır dedi
İlk ders geçmişini unutmayan adam
İçimde birikmiş bir vedanın derin
sükuneti var Ufka baka baka eskittiğim bu yorgun gözlerimde.
Ayla Kaya-Muhtemel Aşk
Dedem meczupluktan kurtulsada yaşadığı acılar hiç peşini bırakmamış fatma ninem ölmeden önce Mustafa dayım ve Murteza amcamı evlendirmeyi başarmıştı içinde biriken vedaların sessiz sükuneti vardı
gözlerine yorgunluk düşen ninem fatma oğlum Ali bizim çocuklar istanbula yerleşti şimdi elimiz ne telefona yetişir güçsüzleşince insan gözlük tende durmuyor şu okuma gözlüğümü
verirmisin dedi son sekerat anında nenemin sözleri Alim peygamberimizi sevgili yolundan ayrılma o zaman sükunet bulursun gözlerine yorgunluk düşmez işte bende o gün bir ilim öğretmeni olmayı
seçmiştim Mustafa amcam ile Murteza dayım anneannemi cenazesinde 3 gün kaldılar ve gitmek mecburiyetindeyiz deyip müsade isteyip istanbula gittiler arkalarında biriken sözler edilmeyen
vedalar bırak işte ben bu hayallerle başlıyordum Mardin Ömerlinin bir köyünde öğretmenliğe başlıyordum ilk dersimde ezan yankı buldu yaşanacak en mutlu an bu ezan saatleriydi ve Allah
Teala kendi yolunda koşturanları hadisi şeriflerinde ayeti kerimelerinde övüyordu Kerim olan Allahım sükunetimizi bozma herkes bizi terkedecek olsada sen bizi terketme diyerek köy yıllarımı hatırladım geçmişimi unutmadım ilk derse başladım
Aklı meczup yüreği dimdikti dedemin
Sonn
"Söz dünyayı bayındır da eder, harap da."
"Alıcısı olmayan söz bir kulaktan girer diğerinden çıkar..."
Sayfa 242 Böyle Göçtü Zerdüşt
Farhad Kishvery
Özlem Koyun @Ozlem_52
Dedem Ali bey hep şunu derdi hidayet bak evladım eğer senin yolunu açan Cenabı Hak olursa o yolu kapatacak daraltacak yoktur diyip söz dünyayı bayındırda eder harapta diyip dedeme baktı o senin çınar
ve söz ağacıdır dedi dedem Kul Nefsano babam Ali bey vefat edip öğrencilerinin duası ile toprağa verildiği zaman tam 110 yaşındaydı astım hastalığı gece öksürükleri evlad acıları peşini
bırakmamıştı bu asırlık çınar büyük ninem fatma hanımın ölümünü ve babamda olmak üzere üç evladının ölümünü tatmıştı diğer murteza amcam ve mustafa dayım ise ihtiyar dedemizi yalnız
bırakmışlardı ben ise dedem oğul gece ve gündüz emniyetli bir yolda yürümek ister isen şu ihtiyar babamızdan onun ömrü ve aşkından ibret al sakın onu meczup ve garip görme anlatmak istediklerini
duyabilsen nasihat alır hayrete düşersin büyük yine fatma ananın fotoğrafını yanına almış herkese göstererek gördünüzmü gördünüzmü diyerek vefat eden ninemi herkese gösteriyordu hak
aşıklarını deli zanneden halk ise kimi zaman dedemizin yolunu kesiyor kimi zaman kaçın deli geldi diyip kaçıyorlardı dedem ise 30 yıldır kaybettiği ninemin mezarına gelir kaybettiği çocuklarının mezar taşına gül bırakırdı sözü hakk idi
Ayla Kaya
@aylakaya
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.