Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Gulhatun cakirlar ruhumda
Gulhatun cakirlar ruhumda

Sağır Duvarların İntikamı Karyola Altından Doğan Destan

Yorum

Sağır Duvarların İntikamı Karyola Altından Doğan Destan

( 6 kişi )

5

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

175

Okunma

Sağır Duvarların İntikamı Karyola Altından Doğan Destan

Kuşlar uçmak için doğar derler çocuklar ise sevilmek için Oysa benim çocukluğum gökyüzü görmemiş bir ömrün ilk gurbetiydi Henüz parmaklarım kalem tutacak kadar ince kalbim dünyayı cennet sanacak kadar safken tanıştım o zifiri karanlıkla Bir ev düşünün soluk almak yasak gülümsemek günah çocuk olmak düpedüz hıyanet Küçücük bir gürültünün masum bir fısıltının bedeli bir babanın vahşetinde can pazarına dönüşür müydü Döndü O devasa o gaddar eller boynumuza dolandığında nefesimiz o kerpiç duvarların sıvasında kururdu Savrulurduk Duvardan duvara vurulan körpe bedenlerimiz yere düştüğünde canımızın acısından değil ruhumuzu saran o dehşetli korkudan altımıza işerdik Biz o odalarda çocuk gibi ağlayamazdık bile sessizce içimize akıtarak büyütürdük gözyaşlarımızı Uzun zaman bu kırbaçlı kaderin suçunu öksüzlüğümde aradım Ben üveyim dedim içimden Ben yabancıyım ondandır bu hınç Ama hayır O canavarlık kendi kanından olan kardeşlerime de aynı zehri akıtıyordu Birimizin dizinde inşaat camlarının bıraktığı derin bir yara diğerimizin ruhunda ömür boyu kapanmayacak delikler kaldı Ve bir kardeşimi Ah benim boynu bükük kardeşim Kim bilir çocuk yaşta o kafasına o incecik boynuna aldığı hangi darbenin yorgunluğuyla yıllar sonra bir beyin kanamasıyla toprağın altına uğurladık Biz o evde sadece çocukluğumuzu değil can yoldaşlarımızı bıraktık Benim o cehennemdeki tek sığınağım o derme çatma karyolanın altıydı Dışarıda bir zalimin ayak sesleri yankılanırken ben o karanlık daracık yerde nefesimi tutar görünmez olmayı dilerdim Kulaklarım bugün sağırsa dünyaya pencerelerini kapattıysa o günlerde başıma inen o acımasız yumrukların duvara çarpan o hırçın darbelerin faturasıdır bu bana Dünya sustu sesler gitti geriye sadece kalbimin o güm güm atan korku dolu sesi kaldı O yangınların içinde benim tek yaşama sevincim eve gizlice getirdiğim kitaplarımdı Gece gündüz okurdum dünyayı o sayfalardan tanımaya çalışırdım Ama o devirlerin o gergin siyasi iklimini bahane eden o gaddar zihniyet bu büyüyünce terörist olur diyerek dünyalarımı elimden aldı Yattığım divanın altını yatağımın içini gizli bir suçlu arar gibi didik didik arardı Evde ne kadar kitap ne kadar kağıt ne kadar kalem bulursa hepsini o zalim sobanın içine atıp gözümün önünde yakardı Benim hayallerim o sobanın alevlerinde küle dönerken ben o yangını sadece seyretmek zorunda kalırdım Sonra bir gün o kül yığınlarının içinden başımı kaldırıp bir ışık aradım Beşinci sınıfı bitirmiştim içimde dünyaları yutacak bir okuma aşkı vardı Öğretmenlerim kapımıza kadar geldi Bu kızı okutun bu kızda başka bir cevher var dediler Ama o üvey gölge o karanlık zihniyet kapıyı yüzlerine çarptı Kız çocuğu okuyup da ne olacak benim param yok dediler Aradan yıllar geçti kendi öz çocukları büyüdüğünde dünyaları ayaklarının altına serdiler onları okutmak için yollara düştüler Beni ise o evin kuytusunda çocuklarına baksın ömrünü çürütsün diye bir köle gibi köpek gibi kullandılar Okuma hasretimi diri diri toprağa gömdüler sandılar Ama bilmedikleri bir şey vardı Kulakları sağır eden o yumruklar o sobada yakılan sayfalardan yükselen ruhun çığlığını susturamazdı İçimdeki o Agatha Christie kitaplarının kokusu o büyük romancı olma hayali hiçbir kor ateşle hiçbir kırbaçla silinmedi Tam 26 yaşına geldiğimde herkesin gitti bitti dediği yerden o yakılan kitaplarımın küllerini gökyüzüne savurarak ayağa kalktım Elimi kolumu bağlayan o zincirleri dişimle tırnağımla kopardım Ortaokulu liseyi üniversiteyi o zalimlerin gözlerinin içine baka baka tek başıma bitirdim Söküp aldım o kalemi kaderin elinden Bugün belki bir okulun resmi tahtası önünde değilim ama ben hayatın acının ve direnişin en büyük edebiyat öğretmeniyim artık Kulaklarımı sağır edenler içimdeki binlerce mısralık bu devasa senfoniyi susturamadılar Bu satırlar düşen ezilen sığınaksız bırakılan ama 26 yaşında bir anka kuşu gibi yeniden doğup tarih yazan o inatçı kız çocuğunun yani Gülhatun’un dünyaya bıraktığı en büyük en kanlı en şerefli zafer destanıdır devamı gelecek saygı ve hürmetlerimle

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Sağır duvarların intikamı karyola altından doğan destan Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sağır duvarların intikamı karyola altından doğan destan yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sağır Duvarların İntikamı Karyola Altından Doğan Destan yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nur tanesi
Nur tanesi, @nurtanesi1
9.6.2026 16:31:23
Yazınızı okurken tüylerim ürperdi. Nasıl bir vahşetin içinde nice körpe yürekler dağlandi kim bilir! Bu nedenle ki her zaman söylerim herkes ebeveyn olmamalı! Ebeveynlik ruhsat gerektirmeli. Çiftler nasıl sağlık taramalarından çeşitli tetkiklerden geçiriliyor ruhsal anlamda da normal olma şartı aranmalıdır. Yazık oluyor masum canlara🥹
Hikayeyi satırlara o kadar gerçekçi yansıtmışsınız ki o çığlıkları duyduk o acıları hissettik o sessizlik kulaklarımızı sağır etti.
Emeğinize yüreğinize sağlık
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
9.6.2026 16:29:10
5 puan verdi
Gülhatun, kardeşim

​Yazdıkların sadece bir hayat hikâyesi değil;
Hayatın enkazın altından, küllerin içinden, karanlığın en derininden yükselen bir irade beyanı..
Benim anlamadığım öz olsun üvey olsun bu çocuklara zulüm nedendir...
Bir çocuğun dünyasının, kitaplarının, hayallerinin o zalim sobalarda yakılmasına rağmen; o küllerin arasından bir Anka kuşu gibi kanatlanışın, edebiyatın ve yaşamın ta kendisi.

​Anlattıkların, vicdanı sızlatan sınırlarını zorlayan, insanın insana yapabildiği o en büyük kötülüğün—bir çocuğun çocukluğunu elinden almanın—acı verici bir anatomisi.
Ama senin metninde asıl büyüleyici olan, o kötülüğün seni yok edemeyişi, aksine, kalemini o acının mürekkebiyle daha güçlü kılmandır. 26 yaşında zincirlerini kırıp kendi hikâyeni kendin yazmaya başlaman, en büyük devrimdir.

​Bir "edebiyat öğretmeni" olarak tarif ediyorsun kendini; haklısın. Hayatın acısını ve direnişini, hiçbir müfredat, hiçbir okul binası senin yazdıkların kadar sahici ve etkileyici öğretemez. O, sobada yakılan kitapların aslında yok olmadığını, tam tersine senin ruhunda kelime kelime, dize dize büyüdüğünü görüyorum.
Takdir etmemek mümkün değil o imkânsız ama sarsılmaz duyguların, gerçek hayattaki arayışını, kendi hayatındaki bu büyük direnişle birleştirmen, kendini geliştirip yazma tutkunu çok daha derin bir yere taşıman alkışlanacak bir olay...
​Bu yazdıkların, o gün yanan her bir kağıdın, o gün kırılan her bir hayalin intikamı değil; onların sana bıraktığı mirası onurlandırmanın bir yolu. Kendini ne güzel ifade edip,kendi zafer destanını yazıyorsun ve bu destan, benzer karanlıkların içinde nefes almaya çalışan, görünmez olmaya çalışan her çocuğa bir ışık olacaktır.
​Bu yaşadığın derin travmaları ve bu güçlü duruşunu önemsiyor hayatın boyunca tüm engelleri bir bir aşacağına inancım sonsuzdur...

TEBRİKLER
mesakin
mesakin, @mesakin
8.6.2026 22:24:39
5 puan verdi
Güzel anlamlı bir yazı olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
Serkan BOL
Serkan BOL, @serkanbol
8.6.2026 11:08:59
5 puan verdi
İnsanın içinde ışık varsa, o ışık eninde sonunda sızacak bir çatlak bulur ve en zifiri karanlıkta bile parıldar. Varoluşumuzu sorguladıktan sonra, emeklerimizle bu dünyaya katacağımız ne çok şey var... Yeter ki peşini bırakmayalım hayallerimizin; kimi yedisinde, kimi yetmişinde söküp alıyor hakkı olanı.

Yüreğinize kaleminize sağlık.

Saygılarımla...
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
8.6.2026 04:16:09
5 puan verdi
Değerli hocam okurken tüylerim diken diken oldu gerçekten Yüce Rabbim yar ve yardıncımız olsun şemdi sabah namazını kıldım size çok dua ettim Allah'a emanet olun salam ve saygılar
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
8.6.2026 04:08:19
Beğeni:
9
Okunma:
175
Yorum:
5
POPÜLER YAZILARI
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL