Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Kul Yorgun
Kul Yorgun

Kırık Salıncak

Yorum

Kırık Salıncak

( 19 kişi )

17

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

338

Okunma

Okuduğunuz yazı 7.6.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Kırık Salıncak

Kırık Salıncak

Şair her sabah saat dört buçukta uyanırdı. Perdeleri açmadan önce derin bir nefes alır, sanki kızlarının kokusu hâlâ o odada kalmış gibi havayı içine çekerdi. On iki yıl geçmişti. Tam on iki yıl.

Ayrıldığında büyük kızı 19’daydı, küçük 16. Biri üniversitenin eşiğindeydi, diğeri lise sondaydı. “Birkaç ay sonra her şey düzelir” demişti kendine. Düzelmedi. Mahkeme, uzaklaştırma, yeni şehir, yeni numara… Her şey bir anda silindi. Kızları büyüdü, o ise aynı yerde kaldı; hasretle.

Mahallede artık “Şair” demiyorlardı. “Hasret Şairi” diyorlardı. Çünkü her pazar çarşıda genç kız ayakkabısı görse durur, “Bu 38 numara olur mu?” diye sorardı. Büyük kızının ayak numarasını hâlâ hatırlıyordu. Küçük kızının ise hep 35 olduğunu sanıyordu. Emin değildi artık.

Her yıl 28 Şubat’ta ve 13 Mart’ta ve kızları için doğum günü pastası ialırdı. Mumları yakar, “İyi ki doğdunuz yavrularım” diye fısıldardı. Sonra pastayı tek başına yer, mumlar erirken gözyaşları pastanın üstüne damlardı. Kimse görmesin diye banyoda ağlardı.

Bir gece, şiddetli yağmur çatıya vururken Şair eski sandığını açtı. Sararmış fotoğraflar, büyük kızının ilk mezuniyet tebriği, küçük kızının ona yazdığı “Baba sen en güçlüsün” notu… En altta küçük kızının titrek yazısıyla bir kağıt parçası:

“Baba, salıncağa sensiz binmiyorum. Sallanmak istemiyorum.”

Şair o kağıdı göğsüne bastırdı. Dizleri boşaldı, yere çöktü. On iki yılın acısı bir anda boğazına oturdu. “Kızlarım… Ben geldim ama siz yoktunuz” diye inledi. Sesini kimse duymadı. Sadece yağmur duydu.

O gece rüyasında onları gördü. Büyük kızı uzun boylu, ciddi bakışlı bir kadın olmuştu. Küçük kızı , hâlâ o asi bakışını korumuştu. İkisi de el ele ona doğru geliyordu. Şair diz çöktü, kollarını açtı. Tam sarılacakken durdular.

Büyük kızı üzgün üzgün baktı:
“Baba… Biz seni çok bekledik. Çok.”

Küçük kızı ise sadece ağladı. Hiçbir şey söylemedi.

Şair uyanınca yatağın kenarına oturdu. Elleri titriyordu. Telefonunu aldı. On iki yıldır ilk kez o numarayı çevirdi. Kalbi deli gibi çarpıyordu.

Telefon çaldı… çaldı… çaldı…

Karşıdan yorgun bir kadın sesi çıktı. Eski karısı.

“Alo?”

Şair’in boğazı düğümlendi. Konuşamadı önce. Sonra zorla fısıldadı:

“Kızlarım.. nasıllar?”

Kadın uzun uzun sustu. Sonra derin bir iç çekti, telefon kapandı.

Şair’in telefonu elinden düştü. Adam yere kapaklandı. Alnını soğuk fayansa dayadı ve on iki yılın bütün hasretini kustu. Hüngür hüngür ağladı. Göğsü inip kalkıyor, “ kızlarım buradaydım diyordu.

Sabah olduğunda Şair kalktı. Traş oldu. En temiz gömleğini giydi. İki adet gül aldı; iki kızı için. Eski evlerinin önüne gitti. Artık başkaları oturuyordu. Bahçedeki salıncak hâlâ duruyordu. Paslanmış, zincirleri kırık, tek başına.

Şair salıncağa oturdu. Hafifçe sallandı. Gözlerini kapattı.

“Affedin beni kızlarım,” diye fısıldadı rüzgâra. “Babanız hep buradaydı. Sadece siz göremediniz.”

İki gülü salıncağın zincirlerine tek tek bağladı. Sonra usulca kalktı. Arkasına bir kez daha bakmadan yürüdü. Gözyaşları sakalında kurumuş, kalbi ise hâlâ o salıncakta, on iki yıldır kızlarını bekliyordu.

Gazi Şahin
Kul Yorgun
07-06-2026 Pazar
Saat:19:00

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (19)

5.0

100% (19)

Kırık salıncak Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kırık salıncak yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kırık Salıncak yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
8.6.2026 03:27:10
5 puan verdi
Saygı değer kıymetli üstadım,
Kaleme aldığınız bu satırlar, ayrılığın ve hasretin o keskin sızısını en çıplak haliyle yansıtıyor.
Bir babanın on iki yıl boyunca biriktirdiği özlemi, o küçük detaylarda—ayakkabı numarasında, sönmeyen mumlarda ve sandıkta saklanan bir notta—bulmak okuyanı derinden sarsıyor.

Özellikle salıncak vurgusu, sessiz kalmış bir çığlık gibi yüreğe dokunuyor.
Emeğinize ve kaleminize sağlık; bu kadar ağır bir yükü kelimelerle bu denli zarif ve hüzünlü taşıyabilmeniz çok etkileyici.
Tebrik ederim üstadım selam ve saygılarımla ..👏🏻✨✨
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
8.6.2026 21:15:14
5 puan verdi
Hasret özlem hüzün
ve yıllardan arda kalan
kalem var olsun
kutlarım...
Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
8.6.2026 19:29:12
5 puan verdi
Çok etkileyiciydi, hüzün, hasret, iç yanıklığı, ayrılık sancıları, hayatın bir farklı yönü.
Keşke dediğimiz anlar çoğalır bazen. Kutlarım başarınızı, selam ile
Linares
Linares, @linares
8.6.2026 18:40:46
Kaleminize sağlık, tebrik ediyorum.
Yürek sesinizi... Saygılar.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
8.6.2026 17:44:43
5 puan verdi
Değerli hocam, yüreğinize duygunuza sağlık.
Bazen hayat insanı yorar, kırar, susturur… ama hiçbir kırık kalp sonsuza kadar kırık kalmaz.

Zaman dediğin şey, en derin acının bile kenarlarını yavaş yavaş yumuşatır. Bir gün bakarsın; dün gözyaşı olan şey, bugün sadece bir hatıraya dönüşmüştür.🍃🌸🍃

Önemli olan, içindeki iyiliği ve umudu tamamen kaybetmemek. Çünkü insanı ayakta tutan şey şartlar değil, inancıdır.

Her karanlığın ardından mutlaka bir ışık sızar. Ve o ışık, bazen dışarıdan değil, insanın kendi içinden doğar.

Unutma… En zor günlerin bile sonunda “iyi ki geçmiş” dedirten bir hikmeti vardır.
Tebrikler selam ve saygılarımla hocam.

Sağlıcakla mutlu kalınız 🍃🌸🍃
ayşe1
ayşe1, @ayse1
8.6.2026 17:16:17
5 puan verdi
Saygıdeğer şairim , yüreğinizde evlat hasretiyle solan tüm çiçekleri tek tek toplayıp umut çiçeklerine döndürmek isterdim.
O paslı salıncağa koyduğunuz karanfiller solmadan sizi 2 sevgili kızınızla yan yana otururken, ve 2 dizinizde 2 torununuzla hayal etmek isterdim.
Neden olmasın ki!
Hamleler uygulanmak içindir.
Böylelikle rumuzunuz Vuslat Şairi’ne neden dönmesin ki?
Çok duygulandım yazınızla.
Tebrikler, saygılar.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
8.6.2026 15:17:37
5 puan verdi
şiir gibi çalışma kutluyorum
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
8.6.2026 15:15:58
5 puan verdi
Güzel YAZI
kutlarım emeğinizi kaleminiz daim olsun
Hayırlı GÜNLAR dilerim selamlar sevgiler saygılar gönderdim
Beyzade
Beyzade, @beyzade2
8.6.2026 11:04:03
5 puan verdi
Tebrik ediyorum. Saygılarımla.
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
8.6.2026 10:51:41
5 puan verdi
Günün yazısını ve yazarını tebrik ederim. Güne layık bir eser olmuş.
Bu eser, ayrılığın ve evlat hasretinin insan ruhunda açtığı derin yaraları son derece etkileyici bir dille anlatıyor. Kırık salıncak, yalnızca bahçede unutulmuş bir eşya değil; yarım kalmış bir babalığın, söylenememiş sözlerin ve yıllarca taşınan özlemin sembolüne dönüşmüş.

“Bir salıncak yıllara direnir de bir hasret neden dinmez? Belki de bazı bekleyişler kapıları değil, kalpleri aşındırır. Ve bazı sevgiler, kavuşamasalar bile yaşamaya devam eder.”

Yüreğinize sağlık. Hasretin sessiz çığlığını okurun yüreğine dokundurmayı başaran çok duygu yüklü bir eser olmuş. Tebrik ederim, kırık salıncakların yeniden umutla sallandığı nice anlamlı eserlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
neneh.
neneh., @neneh-
8.6.2026 06:51:12
5 puan verdi
:(( Ne diyebilirim ki?..Yaşanmadan bu kadar doğal vurgulanması mümkün değil.Yara almayan kimse yok.Kiminin yarası derin, kiminin sınırı ayyukta, kimi pişman, kimi farkına varmadan olayların akışına birbirine düşman.Anlamamanın ve anlaşılamamanın faturası ortada kalmış herkes bir miktar ödüyor.Faizi can yakıyor.On ikin yılda olgunlaşamayan bir meyve nasıl dalında kalır ki?.Bu bahçe kesinlikle bakıma alınmalı.Bahçıvanlarınca.Üstad'a saygıyla.
Etkili Yorum
Eylül Meral YAĞMUR
Eylül Meral YAĞMUR, @eylul-meral-yagmur
8.6.2026 00:45:56
5 puan verdi
Hüzün, duygu yoğunluğu güçlü ve derin bir yazı. Etkileyici...
Yüreğinize selâmet, kaleminize kuvvet diliyorum. Kelâmınız bereketli olsun.
Etkili Yorum
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
7.6.2026 22:53:40
5 puan verdi
On iki yılın ağırlığını, paslanmış bir salıncakta ve o salıncağın zincirlerine bağlanan iki kırmızı gülde bu denli yürek burkan bir estetikle anlatmak; ancak bir şairin dertle harmanlanmış kaleminden çıkabilirdi. Evlat hasretini, sadece bir ayrılık değil, bir ömrün sessizce çürüyüşü gibi betimlemeniz, satırlarınızı okuyan herkesin ruhunda derin bir iz bıraktı.
O rüyada görülen sitemkâr bakışlar ve ardından gelen o dilsiz telefon konuşması, yaşanan trajedinin ne kadar katmanlı ve çaresiz olduğunu bir kez daha hatırlattı. Babanın "buradaydım" diyen ama duyulamayan feryadı, aslında dünya üzerindeki tüm terk edilmiş babaların ortak vicdan azabı ve bitmeyen umudu olmuş.
Kaleminize ve o her kelimesiyle evlat kokan yüreğinize sağlık; "Hasret Şairi" mahlasının hakkını veren, her satırı ayrı bir sızı olan bu içli hikâyeniz için teşekkürler. Dilerim o kırık salıncak, bir gün yerini çocukların neşeli gülüşleriyle dolan bir bahçeye bırakır; emeğiniz var olsun.
Müzeyyen Saye
Müzeyyen Saye , @muzeyyensaye
7.6.2026 22:02:57
Eski bir ev, boş bir salıncak ve iki gül… Bu kadar sade ayrıntılarla böylesine derin bir hüzün kurabilmek herkesin harcı değil. Tebrik ederim.
mesakin
mesakin, @mesakin
7.6.2026 20:21:40
5 puan verdi
Güzel bir yazı okudum tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
7.6.2026 20:00:41
5 puan verdi
Yüreğine kalemine sağlık güzel insan severek okudum.
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
7.6.2026 18:53:55
Beğeni:
25
Okunma:
338
Yorum:
17
SON YAZILARI
POPÜLER YAZILARI
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL