1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
185
Okunma

Bayram tatilini geçirmek üzere Ege’nin incisi, Didim’in göz bebeği Akbük Mahallesi’ne geldim. İnsan, böylesine güzel coğrafyaya her gelişinde huzur bulmayı, yenilenmeyi ve mutlu olmayı bekliyor. Ancak bu kez karşılaştığım manzara, güzelliklerin üzerine çöken bir ihmal perdesini gözler önüne serdi.
Turizm sezonunun başladığı bu günlerde yaklaşık 5 kilometrelik sahil şeridinde umumi tuvalet yok, duş yok. Denizden çıkan vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği en basit hizmetler bile düşünülmemiş. Sahil boyunca uzanan taş duvarlar yıkılmış, çevre düzenlemeleri yapılmamış. Bir zamanların gözde tatil beldesi, adeta kaderine terk edilmiş bir görüntü veriyor.
Mahallenin birçok boş alanında insan boyunu aşan kuru otlar bulunuyor. Yaz sıcaklarının başladığı şu günlerde atılacak bir sigara izmariti, Allah korusun, telafisi mümkün olmayan bir felakete dönüşebilir. Yangın riski göz göre göre büyürken gerekli tedbirlerin alınmaması düşündürücüdür.
Yıllardır bitirilemeyen kanalizasyon çalışmaları ise Akbük’ün kanayan yarası olmaya devam ediyor. Aradan geçen onca zamana rağmen sorun çözülememiştir. Yaz aylarında nüfusun katlanarak arttığı bölgede yetersiz vidanjör hizmetleri nedeniyle fosseptikler taşmakta, çevre ve insan sağlığı ciddi tehdit altına girmektedir. Modern çağda hala bu sorunların konuşuluyor olması, üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir durumdur.
Sivrisineklerle mücadele zamanında yapılmadığından akşamları balkonlarda oturmak, sahilde yürüyüş yapmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. İnsanlar denizin, güneşin ve temiz havanın keyfini çıkarmak için geldikleri tatil beldesinde sivrisineklerden kaçmak zorunda kalmaktadır.
Öte yandan suyun yetersizliği ayrı bir sorun, kanalizasyon eksikliği ayrı bir sorun olarak vatandaşın karşısında dururken dağ taş imara açılmaya devam etmektedir. Altyapısı olmayan yerlere yeni yapılaşmaların izin verilmesi, gelecekte daha büyük sorunların habercisidir.
Büyükşehir Belediyesi tarafından ana yolların asfaltlanması elbette olumlu bir çalışmadır. Ancak bazı bölgelerde yol genişletilirken bazı kesimlerde yolların daha da daraltılması, trafik güvenliği açısından yeni problemler ortaya çıkarmaktadır. Yol üzerinde arızalan veya duran bir aracın arkasında kilometrelerce kuyruk oluşabilecek noktalar bulunmaktadır.
Akbük’ün yaşlıları iyi bilir; Didim’e bağlanmadan önce müstakil belediye olduğu yıllarda yöneticilere ulaşmak daha kolaydı. Sorunlar yerinde görülür, vatandaşın sesi daha çabuk duyulurdu. Bugün ise büyüyen bürokrasinin arasında vatandaşın sesi kaybolup gitmektedir.
Bu yazıyı kaleme alırken amacım kimseyi suçlamak değil; yıllardır biriken sorunlara dikkat çekmektir. Çünkü Akbük sıradan bir mahalle değildir. Doğasıyla, deniziyle, tarihiyle ve insanıyla ülkemizin en kıymetli turizm merkezlerinden biridir. Böyle bir güzelliğin ihmal edilmesi sadece Akbük’e değil, Türkiye turizmine de zarar vermektedir.
Yetkililere düşen görev, vatandaşın bu haklı serzenişlerini duymak ve kalıcı çözümler üretmektir. Çünkü güzel sözler, verilen vaatler ve yapılan açıklamalar bir yere kadar etkili olur. Vatandaş artık laf değil, hizmet görmek istiyor.
Akbük’ün feryadı aslında bütün yöneticilere yöneltilmiş bir sorudur:
“Bu kadar güzelliğin içinde yaşayan insanlar, neden hala en temel hizmetleri beklemek zorundadır?”
Fevzi GÜLTUNA
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.