İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
İsmail  MALATYA
İsmail MALATYA

HAYAT HİÇ ADİL DEĞİLSİN

Yorum

HAYAT HİÇ ADİL DEĞİLSİN

0

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

3313

Okunma

HAYAT HİÇ ADİL DEĞİLSİN

HAYAT HİÇ ADİL DEĞİLSİN

İstanbul Fatih’te bir ortaokulda görev yapıyordum ve 7/A’nın sınıf öğretmeniydim. Sınıfımda en arka sırada oturan Baran vardı. İlk iki ders sıraya kafasını koyar uyurdu. Diğer öğretmenlere de sordum her gün aynı şeyi mi yapıyor, diye. İlk derslere girenler her gün ilk iki ders uyuduğunu söylediler. Bir pazartesi Baran yine uyumaya başladı, teneffüslerde kimse dokunmuyor, onu rahatsız etmiyordu. Üçüncü dersten itibaren normal öğrenciler gibi gülüyor, oynuyor, şakalaşıyordu. Birkaç kere uyarmamıza rağmen bir türlü uyanamıyor, kafasını kaldıramıyordu.
Rehber öğretmenle ve müdür yardımcısıyla görüştüm, Baran’ın evini ziyaret edeceğimi söyledim. Onlarla da aynı görüşte olunca durumu Baran’a söyledim. Gözleri doldu, bana uzun uzun baktı. Bu gel mi, gelme mi? anlamına geliyor, Baran, dedim. Sağ elinin üstüyle gözlerini sildi, ’Bizim evimiz yok ki Hocam.’ dedi. ’Ailen nerede kalıyor oğlum?’ diye sordum. ’Acı olan da bu ya Hocam, ailem de yok benim,’ diye cevap verdi. ’Sana başka soru sormayacağım Baran, anlatmak istersen anlat, dinlerim. Anlatmazsan da sana anlattırarak seni üzmek istemem,’ dedim.
’Hocam bana bir kere sarılırsanız anlatırım,’ dedi ve belime sarılıp ağlamaya başladı. Eğilip gözlerini sildim. ’İstersen şu karşıdaki pastaneye gidelim, hem anlat hem de bir şeyler yiyelim.’ dedim.
Baran bu teklifimi kabul etti. Okulumuzun yaklaşık elli metre uzağındaki pastaneye gittik ve arka taraftaki masalardan birine geçtik.
Siparişlerimizi verdikten sonra Baran başladı anlatmaya. ’Hocam Geçen sene memlekete gittiğimizde babamı vurdular. Neden vurdular, kim vurdu halen belli değil. Annem birkaç ay sonra bir adamla evlendi. İlk günlerde engelli kardeşim Yasin’le dördümüz gayet iyi yaşıyorduk. En azından ufak tefek tartışmaları konuşarak kapatabiliyorduk. Zamanla Annem ve evlendiği adam arsında sert tartışmalar başladı. Konu ’Ben senin iki çocuğuna bakmak zorunda değilim.’ demeye geldi. Ben bunları duyduktan sonra evi terk etsem huzursuzluk biter mi? diye düşündüm. Yasin kendi halinde ağızsız, dilsiz bir melek, o mutluluklarına engel olmaz dedim kendimce. Ertesi gün adam, ondan daha çok rahatsız olduğunu söyledi. Annem çaresiz, ’Ben onları nasıl bırakırım? Onlara kim bakar?’ demeye başladı. Adam, ’Onları da al terk et bu evi dedi. Garip annem çaresiz, ne yapacağını bilemiyordu. Bu durumun böyle gitmeyeceğini biliyordum ama ben bir hamle yapmak istemiyordum. Bir sabah uyandığımda evdeki önemli eşyaları alarak annem ve evlendiği adamın evi terk ettiklerini, Yasin’in hıçkırıklarla ağladığını gördüm. Sarıldım Yasin’e, iki kardeş bir süre ağlaştık. ’Üzülme kardeşim ben sana bakarım. İkimize de bakarım. Çiçek satarım, ikimize de bakarım,’ dedim ve Yasin’i tek başına evde bırakıp o akşam işe çıktım. Gece boyunca gazinoların önünde çiçek sattım, sabah olunca eve geldim. Ondan ilk iki ders uyuyorum Hocam. Ödevlerimi de ondan yapamıyorum, dedi. Baran’ı dinlerken ağlamamak için kendimi zor tuttum. ’Ev sahibi de kira veremeyince haklı olarak bizi evden çıkardı. Biz de şu eski bina var ya okulun çaprazındaki, orada kalıyoruz. Bir odasına naylon, muşamba falan çaktım, orada kalıyoruz Yasin’le.’ dedi.
’Annen nerede peki?’ diye sordu. ’Bilmiyorum Hocam, gittiği günden beri ne aradı, ne sordu. Böyle yapacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Aslında çok merhametliydi.’ dedi hıçkırarak ağlamaya başladı. Masadaki peçeteyi verdim. ’Al göz yaşlarını sil, artık yalnız değilsiniz. bundan sonra Yasin, sen ve ben, üçümüz beraberiz,’ dedim.
’Bu hayat zor değil mi Baran?’ diye sordum. ’Zor Hocam, çok zor, yapacak bir şey yok.’ dedi.
’Hadi beni kaldığınız yere, Yasin’in yanına götür,’ dedim.
Birlikte tarif ettiği metruk binaya gittik. Kapısında tahtalar çakılmıştı. O tahtalardan birini eliyle çıkardı ve eğilerek içeri girdik. Arkadaki küçük pencereli odanın kapısına mavi branda çakılmıştı. ’Bu brandayı sen mi çaktın?’ dedim. ’Evet Hocam,’ dedi. Brandayı açınca ağır bir rutubet kokusu geldi kartonların üstünde yatan engelli bir çocuk gördüm. !Merhaba Yasin,’ dedim. Gözlerini kapatıp açtı. Baran ’Hocam Yasin konuşmayı bilmiyor, ne duyuyor, ne de konuşuyor.’ dedi. Duygu seline kapıldım, ’Hayat hiç adil değilsin,’ dedim içimden. ’Böyle bir yaşam olamaz Yasin, sizi buradan kurtarmak lazım,’ dedim. ’Nasıl Hocam, bize kim bakar, bizi böyle kim kabul eder?’ dedi. ’Yarın ben okul müdürüyle ve muhtarla görüşürüm, sizi devlet korumasına aldırırım, sen merak etme.’ dedim. Baran’la ve Yasin’le vedalaştım ve binadan çıktım. Gerekli girişimlerde bulunduk ve on-on beş gün içinde çocukları devlet korumasına verdik. Baran uzakta olduğu için eğitimine başka okulda devam etmeye başladı. Her hafta ziyaretlerine gittim. Onları hiç sahipsiz bırakmadım. Ara sıra dışarı çıkardım, gezdirdim, sinemaya götürdüm. Çocukların yüzlerine renk geldi.
İSMAİL MALATYA 19/05/2026

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hayat hiç adil değilsin Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hayat hiç adil değilsin yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HAYAT HİÇ ADİL DEĞİLSİN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL