7
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
168
Okunma

19 MAYIS’IN TÜRK TARİHİNDE YERİ VE ÖNEMİ
19 Mayıs; sadece bir bayram değil, bir milletin yeniden ayağa kalkışının sembolüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla atılmıştır. O gün, işgal altındaki ve umudunu kaybetmeye başlayan Anadolu halkı için yeni bir dirilişin başlangıcı olmuştur. Bu nedenle 19 Mayıs, gençliğe armağan edilmiş; çünkü bir milletin geleceğini taşıyacak en büyük güç gençlerin azmi, cesareti ve vatan sevgisi olarak görülmüştür.
19 Mayıs ruhu; teslim olmamayı, bağımsızlığı her şeyin üstünde tutmayı ve millet iradesi-ne güvenmeyi ifade eder. O dönemde Osmanlı Devleti fiilen dağılmış, Anadolu’nun birçok bölgesi işgal edilmişti. Ancak Mustafa Kemal ve arkadaşları, kurtuluşun yabancı mandalar-da değil, milletin kendi iradesinde olduğuna inanıyordu. İşte bu düşünce, yayımlanan ge-nelgeler ve yapılan kongrelerle bütün Anadolu’ya yayıldı.
Bu süreçte yayımlanan Amasya tamimi, milli mücadelenin ilk resmi bildirisi kabul edilir. Amasya Tamimi’nde yer alan “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü, Türk milletine yön verilmiş tarihi bir çağrıdır. Bu tamimle birlikte İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediği açıkça belirtilmiş, millet egemenliğine dayalı yeni bir mücadele anlayışı ortaya konmuştur. Ayrıca Sivas’ta ulusal bir kongre toplanması kararı alınarak direniş hareketinin temelleri atılmıştır.
Ardından gerçekleştirilen Erzurum ve Sivas Kongresi, milli mücadelenin örgütlenmesini sağlamıştır. Erzurum Kongresi’nde “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” kararı alınmış; manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir. Sivas Kongresi’nde ise Anadolu’daki tüm direniş cemiyetleri tek çatı altında birleştirilmiş ve milli birlik güçlendirilmiştir. Bu kongrelerin temel amacı; işgallere karşı milletin ortak hareket etmesini sağlamak, bağımsızlığı korumak ve milli iradeyi hâkim kılmaktı.
Bugün 19 Mayıs’ın bizlere hatırlattığı en önemli gerçek şudur: Bir millet, inancını ve umudunu kaybetmediği sürece yeniden ayağa kalkabilir. Gençlik ve Spor Bayramı’nın gençlere emanet edilmesi de bu yüzdendir. Çünkü geleceğin bağımsız, güçlü ve bilinçli Türkiye’si; tarihini bilen, düşünen ve sorumluluk alan gençlerin omuzlarında yükselecektir.
Türkiye’yi Türkler yönetmelidir. Ne Mutlu Türk’ün diyene….
Makaleme şiiriyle eşlik eden değerli Ozan’ın Özkan hocama teşekkürlerimle.
>>>"“Bir milletin kaderi değişti o ilk adımla,
Karanlığa karşı umut yürüdü Samsun’dan.
Esaret zincirlerini kıran irade,
Gençliğin yüreğinde hâlâ yaşamaktadır.”
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.