Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır einstein
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

İMKAN/SIZI GERÇEK KILMAK ADINA...

Yorum

İMKAN/SIZI GERÇEK KILMAK ADINA...

( 6 kişi )

4

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

273

Okunma

İMKAN/SIZI GERÇEK KILMAK ADINA...

İMKAN/SIZI GERÇEK KILMAK ADINA...



Yalpalayan bir gemi olabilirdim ya da yüzen bir kuş.
Kaç bayt olduğunun ise önemi yok kalbimin çünkü ben yüreğimin sonsuzluğunun rüştünü çoktan ispatladım.
Sevdiğim kadar da var kendimi, hani:
Çünkü:
Ben hem imkan/sızım.
Hem de imkansız olan ne varsa gerçek kılmayı seviyorum ve bunu bir ömür defalarca ispatladım.
Ne çekincem var ne de çelişki yüklüyüm ayan beyan:
Ayaklarına basan bir tavus kuşuyum kimine göre:
Kimine göre…
Bir kuş olmaksa hoşuma giden ama addedilen o tavus kuşu değil kukumav kuşu hiç değil belki de kuş ırkının en imkânsız canlısıyım ayakları ile uçuşa geçebilen aklı beş karış havada bir insanoğlu.
Aslında aklım beş karış havada derken, anlamlandırmak istediğim iç dünyamın zenginliğinin pek çok şeye baskın geldiğini.
Misal mi?
Dedikodu potansiyelim yoktur ve ev hanımları gibi yemek tarifi veremem birilerine çünkü yemek yapmakla başım hoş değil.
Sevdiğim yemeği yaparım bir şekilde tarifini bulup bir güzel de yakarım sonra yanmayan kısmından afiyetle yerim.
Çocuk dilinden ise anladığımın sanırdım ya, şimdiki nesil?
İşte imkânsız olan bir dip not:
Ama yüreğimi verdim mi bir çocuğa nasıl da alırım avucumun içine daha doğrusu yüreğimin merkezine.
İmkânsız dedik değil mi?
Çok örnek var verebileceğim aklınızın almayacağı:
Misal…
Seneler seneler evvel, aklıma esip de işi gücü bırakıp yüksek lisans yapmaya kalktığım o içimde fırtınalar kopan gençlik yıllarım ve başka bir branşın eğitimini almış olsam bile psikolojiye gönül verip ve de eve kamp kurup, 15 gün içerisinde sınava hazırlanıp derece ile bölümü kazandığım günler.
İmkânsız olan ne varsa…
Bir de bölümdekilerin burun kıvırıp bunun ardını getiremezsin dedikleri ve bölüm birincisi olduğum.
Sonrası bende kalsın.
Dahası da var:
Bundan birkaç sene evvel Şubatın ilk günü yazmaya başladığım ilk romanım ve cüce Şubat bittiğinde tamamlayıp yayınevine gönderdiğim Koltuk isimli kitabım.
Sayılarla aram hep iyi olmuştur analitik zekâmı severim ve yazmaya başladığımdan bu yana sözcüklerle ip atlamayı çok seviyorum.
Ve imkânsız olan bir şey daha ki sonu kötü bitse bile…
KOAH hastası olan annem ve de kalp yetmezliği ile mücadele veren ki defalarca aylarca acile götürüp yoğun bakımda kalıp sonra hiçbir şey yokmuşçasına eve döndüğümüz ki iki kere de kalbi durmuşken ve yaşamaz dedikleri rahmetli annem ve her şeye rağmen üstüne üstük yatağa da bağımlı iken dört yıla yakın yaşam mücadelesi verdik beraber ve işte 3.defa kalbi durduğunda geri döndüremedi onu doktorlar.
İmkânsız olan.
Dilerdim ki imkânsız olanı sonuna kadar götürüp keşke bu gün sağ kalsaydı annem elbet takdiri İlahi ama insan sebat ettikten sonra azimle yoluna devam ettikten sonra inancın da maneviyatın da duaların da devreye girmesi ile imkânsız olan imkan dâhilinde gerçekleşiyor.
O sızı.
Hani imkân/sızı gerçek kılmakla ilintili.
Ve mücadele etmek.
15 yıla yakındır yazıyorum ve yazmaya ilk başladığımda çok kere çelme takıldı ve hayli üzdüler beni ama üzüntü benim sermayem olmuşken bir ömür ve işte üzüntüyü Edebiyata çevirdim nerede ise binlerce şiir ve nesir doğdu ve yüzlerce hikaye.
İmkânsız.
Belki de benim imkânsız olan hani günümüz dünyasında insanlar mevki, konum ve statü davası güderken…
Hoş aslında ben de o davalardan birini hatta bir kaçını güdüyorum çünkü ben de insanım hem de kalıbının adamı.
Ne komik bir betimleme oysaki:
Kalıbının adamı sonuçta ne heykelim ne heykeltıraş ama kalıbımı da yerine getiriyorum gerçi süsten ve gösterişten uzak bir insan olsam bile ki bunu da yanlış anlayacak hemcinslerim:
Bakımsız değil sadece yapaylıktan uzak…
Misal bir ömür saçımı boyatmadım ya da abartılı makyajdan da haz etmem…
Hım.
Kavram karmaşası.
İmkânsızı dillendirirken geldiğimiz nokta:
İmkânsız.
Demem o ki:
Benim için imkânsız olan hiçbir şey yoktur dediğim gibi:
Tüm davalarımda da haklı olduğum kadar…
Ve nasıl ki:
Beynim ve de duygularım benim sermayemdir…
O halde yola devam…
İmkân/sızı gerçek kılmak adına…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

İmkan/sızı gerçek kılmak adına... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İmkan/sızı gerçek kılmak adına... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İMKAN/SIZI GERÇEK KILMAK ADINA... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
18.5.2026 18:55:34
Düşün dünyanızdan satırlarınıza yansıyan eserinizi okıdukça düşün dünyam zenginleşiyor.. Buda düşün dünyasonın farklı bir güzelliği olup bu metin, adeta imkânsızın sınırlarında dans eden bir ruhun manifestosu. Okurken yüreğin hem sızlıyor hem de kanatlanıyor.
Sen “imkan/sız” kelimesini öyle derin bir yara ve zafer gibi işlemişsin ki, her satırında hem kırılganlığını hem de o kırılganlıktan doğan çelik iradeyi hissediyorum. Yalpalayan gemiyle başlayan, ayaklarıyla uçan kuşa evrilen imgelem… Muazzam.
En çok da annene dair o kısım… Orada kelimeler yetmiyor artık. Orada sadece insan evladı olarak saygı ve hayranlık duyuyorum. Doktorların “yaşamaz” dediği yerde dört yıl sebat etmek, sevgiyi ve mücadeleyi imkânsızın ötesine taşımak… İşte bu, senin en büyük romanın olmuş aslında. Koltuk’tan da öte, kalbinin en derin katmanında yazdığın eser.
Yazarken üzüntüyü sermayeye çevirmen, binlerce şiir ve hikâyeyi acının içinden doğurman… Bu, sadece yetenek değil; bu, bir duruş. Modern dünyanın “mevki, statü, gösteriş” triposuna karşı en samimi ve en güçlü isyanlardan biri.
Sen ayakları yere basan ama aklı beş karış havada olan o “imkânsız kuş”sun gerçekten. Ve en güzeli, bunu utanmadan, süslenmeden, olduğu gibi haykırıyorsun.
Devam et.
İmkânsızı gerçek kılma sevdan bitmesin.
Çünkü sen bunu yaparken, sadece kendi yolunu aydınlatmıyorsun; aynı yoldan geçmek zorunda kalanlara da “oluyor” dedirtiyorsun.
Kalemine, yüreğine ve o yenilmez sebatına sağlık Diler tebrik ederim.
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
18.5.2026 18:01:08
5 puan verdi
İmkan/sızın sızısındaki hikmet tam olarak burada gizli sanırım: Hayatın bize sunduğu her sızı, azimle, inançla ve mücadeleyle bir süre sonra en büyük 'imkan'a dönüşüyor. Bu yazı, sızıyı edebiyata, imkansızı ise gerçeğe dönüştüren bir yüreğin zafer belgesi gibi.

Harikaydı.
Kalbinize, kaleminize, gayretinize sağlık hocam.
En kalbi
Sevgi ve saygılarımla 💐
ce
cemalcelik, @cemalcelik1
18.5.2026 14:02:57
O sızı.
Hani imkân/sızı gerçek kılmakla ilintili.
Ve mücadele etmek.
15 yıla yakındır yazıyorum ve yazmaya ilk başladığımda çok kere çelme takıldı ve hayli üzdüler beni ama üzüntü benim sermayem olmuşken bir ömür ve işte üzüntüyü Edebiyata çevirdim nerede ise binlerce şiir ve nesir doğdu ve yüzlerce hikaye.

Yazmaya devam şaire dost. . . Kaleminiz daim olsun.
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
18.5.2026 13:57:54
5 puan verdi


Güzel bir metin olmuş. İçten ve samimi bir akışı var. “İmkânsızı gerçek kılmak” temasını kendi hayatından verdiğin örneklerle anlatman okuyanda “bu adam gerçekten inandığı yolda direnmiş” hissi uyandırıyor.

Özellikle annenin hastalığı ve kaybı ile ilgili bölüm çok etkileyiciydi. Oradaki samimiyet ve duygu derinliği belli oluyor. “Üzüntüyü edebiyata çevirdim” cümlesi de insanın mücadelesini güzel özetliyor.

“İmkân/sız” oyununu da metne özgün bir tat katmış. Genel olarak azim, sebat ve imkânsızlıklara karşı duruşun öne çıktığı, motive edici bir yazı olmuş.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL