1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
137
Okunma
Etraftan herkes hoş geldin diyor. Sevinç gösteriyordu
Ateşin etrafına oturdular.
Lalede koşarak gelmiş ti. Bakın kimler gelmiş. Deyip iki genç sarmaş dolaş oldu. Sanki birbirilerini yıllardır tanıyor gibiydiler.
Bu kısa zaman da böyle dostluk az bulunurdu.
Lale hoca hanımında elini öpüp. Hoş geldin dedi.
Yan yana oturdular. Sohbet başladı.
Lale İstanbul ,u nerelere gittiğini. Boğaz nasıl. üstüs te soru yağmuruna tutmuştu.
Zeynep güldü dur canım. Hangisi ni. yanıtlayayım önce. Gülüştüler.
Sohbet çok uzun sürdü. Hoca hanım yorgunum diye yatmıştı.
Zeynep, lale, ve Bey. Ayrılmamış. İstanbul hakkında sorulmadık bir şey bırakmamıştı. Maksadı laf ebeliği yapmak tı.
Bir ara Zeynep. Bir fırsatını buldu. Ömer i sordu.
Muhtar babam. Nişanlısının kaçtığını yazmış. Neler oluyor. Ömer nerde. Diye sordu.
Bey kızıl ateşin karşısında oturan. Son derece yanıp esmerleşmiş bu güzel kıza baktı.
Boş ver bir insan laf dinlemezse. İşte. böyle yaparlar. Bilmiyorum nerde deyince.
Zeynep çok kız dı. Ne demek bilmiyorum. Ne kadar perişan olmuştur. Onu ne kadar çok seviyordu. Biliyor musun. Diye adeta haykırdı.
Siz nasıl arkadaşsınız. Nasıl kan kardeşsiniz. Nerde bilmezsin.
Lale korktu Zeynep in tavrından.
Dur canım dur . hiç ilgilenmedik değil. Biz onu. teşelli. etmeye çok çalıştık. E daha ne yapalım. Elimizden geleni yaptık. O da unutur. Unutul maya cak. Kız değil.
Bak yarın kızın düğünü nü. Yapıyoruz. Biz ağayız herşeye katlanırız.
Ya dedi Zeynep. Şimdi ağa oldunuz.
Ömrt nişanlanacağı zaman onunla ilgilenmediniz.
Şimdi kıza düğün yapıyorsunuz.
Evet dedi Bey. Yüzünde alaycı bir gülümseme vardı.
Zavallı Zeynep. Çaresiz yerinden kalktı. Ben yatacağım dedi.
Buraya Ömer i. Görmek. umudu ile gelmiş ti. Ama. Ömer in yeri belli
değil. di. Birden içinden ağlamak geldi. Ama göz yaşlarını bunlara göstermeyecek ti.
İyi geceler diyerek çadırına yollandı. annesi. Uyumuş tu. Nerdey se.
Şafak sökecek. Dedi. Sesiz ce ağladı.
Ah Ömer ah. Deyip ne zaman uyudu bilmiyordu.
Yorgunluk. Üzüntü perişan etmişti onu.
İnsan sesleri arasında uyandı. O nerede ise öyle olmuş.
Annesine baktı. Kalkmış yoktu. Gerindi hiç neşesi yoktu.
Bu gün hiç kalkmayayım. Hep. Yatayım dedi. Dışarıdaki sesleri dinledi.
Pek bir şey anlamadı. Hani düğün vardı. Diye kendi kendine söylendi.
Sağdan sola dönüp tekrar yattı.
Biraz dalmıştı. Birden bir hışırtı. oldu. başını kaldırdı.
Lale gelmiş bebekle onu izliyordu.
Zeynep hemen kalktı. Aman da kim gelmiş diye bebeyi kucağına aldı.
Hey bu büyümüş. Canım benim diye bebeyi sevdi. ne kadarda büyümüş
Evet dedi Lale çabuk büyüyor.
Nasıl iyi uyudun mu. Dinlendin mi.
Uyumuşum dinlenmişim.
Karnın. Acıkmadı mı. Seni bekledik kahvaltı yapalım diye.
Zeynep şakın kim beni bekledi. Herkes mi.
Yok canım. Beyle biz de yeni kalktık. Hadi giyin de gidelim.
Zeynep. Çantasından yeni bir pantolon buluz çıkardı.
Siyah pantolon beyaz buluz esmer tenine çok yakışmıştı. Saçlarını topladı. Hadi gidelim
Lale gıpta ile baktı.
Ne güzel sen bunları giyebiliyorsun. Ben bunlara hasretim.
Üzülme sizin giysilerinizde çok güzelle.
Dışarı çıktılar .etraf tenhaydı.
Zeynep hani düğün vardı nerede bu düğün.
Aşağı köyde burada ne arasın düğün. dedi lale. Mutfak olarak kullanılan çadıra girdiler.
Bey oturmuş onları bekliyor du. Nerede kaldınız diye takıldı.
Beraber kahvaltı. Yaptılar .sohbet
le zaman geçiyordu.
Bu gün gelin alınacak. Hepimiz. Oraya. Gidelim. Nasıl olur.
Zeynep. Düşünceli. Ben gitmesem. Hem köye dönmem lazım.
Beni köye göndersen. Nasıl olur. Yok dedi bey. Bu gün olmaz.
Araba bana lazım. Ama yarın Muhtarlarla gidersin.
Obada canın sıkılmaz mı. Gel düğünü gör. Ama ısrarda etmedi. Kızı da kız tarafını görmesini istemedi.
İkindiye doğru bizde çok kalmayız deyip gittiler.
Zeynep. Çocuklar. Kadın ana. Annesi kalmıştı.
Bazı ihtiyarlar da .artık gençler gitsin .demiş obada kalmışlar.
Zeynep. Çocuklarla iyi anlaşmış. Onlarda. Zeynep i çok sevmişlerdi.
Akşama kadar. Biraz çocuklarla biraz sohbetle vakit geçirdi.
Akşam.olmak üzere gün batımını izlemek için dağın kenarına gitti.
Bir kayaya oturdu.
Manzara çok güzeldi. Günün son ışıkları etrafa yayılmış. Bulutlar kızıl bir yangın gibiydi.
Aşağısı ise bir başka güzeldi yemyeşil ağaçlar orman küçük şelaleler akan dereler. Manzara tablo gibiydi. Bakmaya. doyulmuyor.
Zeynep in içi titredi. Daha. Önce. Ömer le. izlemişti. Bu güzelliği.
Ömer aklına gelince. Ağlamaya başladı. Allahım ne günah işledim de bana bu sevgiyi reva gördün. Çok perişandı .Ama bunu kimse bilmeyecek. Hep yalandan gülecek. Yalnız kalınca ağlayacak tı.
İçinden Ömer neredesin. Ömer. Seni niye tanıdım. Sana nasıl bağlandım. Seni ne çok sevdim. Bir bilsen diye ağlıyordu
Hava iyice kararmıştı.
Geriye baktı. Oba nın . Işıkları. yanmıştı. Ortada yanan ateş iyice belli oluyordu.
Ateş. böcekleri. Gibiydi etraf. Başını göğe kaldırdı.
Yıldızlar. Çakmak çakmak parlıyor.
Ay sa bulutların arasında bir çıkıyor bir kayboluyordu
Bir yıldız kaydı ansızın.
Zeynep irkildi. Çok güzeldi. Yine de.
Hava mis gibi çam ağaçlarının ve çiçek lerin. Kokusu nu hafif esen. Meltem. Etrafa. yayıyor du.
Belli belirsiz sesler duyuluyor. Du uzaktan.
Bu tabiat güüzelliğine öyle dalmıştı ki. Ansızın bir sesle döndü.
Beydi gelen. Buraya geldiğini söyledile. Geri dönmeyince merak ettim. Nasılsın
Zeynep .göz yaşlarını gizlemek için başını çevirdi.
İyiyim.
Bey anlamıştı ağladığını. Yüzünü yüzüne yaklaştırdı. İlk defa bu kadar yakın duruyordu.
Bey zeynebin çenesinden tutup. Gözlerinin içine baktı.
Onu bu kadar çok mu seviyorsun.
Zeynep ne olduğunu anlayamadı. Gözleri iri iri açılmış. Kelimeler dudaklarında düğümlendi. Hiç konuşamadı.
Hıçkırık larlarını. Tutamadı.
Zorla. neler diyorsun diye bildi.
Genç adam. Zavallı kardeşim benim. Deyip Zeynebi kendine çekti bu böyle olmaz dedi.
Zeynep başını başını Beyin. Omuzuna dayadı hıç kırarak ağlıyordu.
Biraz kendine geldiğinde Beyden ayrıldı.
Ne olur kimseye söylemeyin
Bey .ne zamandır seviyorsun bu deli oğlanı.
Zeynep yavaşça arkasını döndü. Ne önemi var.
Ne önemi mi var. dedi Bey. Olur mu insan birini. Sevdimi onu elde. Etmeli ellere bırakmamalı.
AYŞE KARAN
DEVAM EDCEK
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.