1
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
219
Okunma
Sen fuhuş ederken köşe başında
Ben bir asker idim on üç yaşımda
Pis yazılmış kirpiğinde kaşında
Sinsi gezme Toros sansarı gibi
Bu dizeler, Aşık Mahsuni’nin “Sütüne ettiğim kahpenin dölü” adlı türküsünün ikinci kıtasıdır. Türkünün gidişatında, kişisel bir eleştiri, karşı koyma ve tehditkâr bir davet odağı üzerinden yorumlar yapılır. Türkü, kaba küfürden oluşan bir söylem gibi değerlendirilse de, bundan çok daha fazlasıdır. İmgeler, aşırı kuvvetli bir kalem işçiliğinin işaretlerini taşır.
Bu bilgiler doğrultusunda aşağıdaki gibi bir analiz de mümkündür:
“Sinsi gezme Toros sansarı gibi”
Bu dizede geçen “Toros sansarı” olarak bölgeye özgü bir hayvan çeşidi yoktur. Bu imge, dönemin sivil polislerinin, kontrgerillanın, istihbaratın, faili meçhul uzmanlarının kullandığı bir araca işaret eder: Şaseleri yerden yüksek, kırsalda iz sürmeye, her deliğe girip çıkmaya, gece baskını yapmaya müsait, kreme yakın beyaz Renault Toros marka arabalar. Yani dize, simgesel bir teşhirdir.
“Pis yazılmış kirpiğinde kaşında”
Bu ifadeyi, 1982 öncesinin Anayasası’na ve o anayasaya dayalı kanunlara bir gönderme olarak düşünüyorum. Pis yazılmış yasalar, artık insanın yüzüne, kaşına, kirpiğine işlemiştir. Yasa metin olmaktan çıkmış, bir bakışa, bir duruşa, bir “tip”e dönüşmüştür.
“Ben bir asker idim on üç yaşımda”
Sivil bir vatan koruma güdüsünün, halkın her yaşına sinmiş vazife halidir. Bir tür nöbettir. Mahsuni burada ideal bir askerlikten değil, varoluşsal bir bekçilikten söz eder: 13 yaşında cepheye gönüllü gitmiş, nöbete durmuş, vatanın bekçiliğini yapmış insanlardan.
“Sen fuhuş ederken köşe başında”
Sen, görevini terk etmiş, kendini para için satmış ya da zevkinin, makamının, rahatının peşinde koşan bir kollukken Asli vazifeni bırakmış, köşe başında keyfine bakmışsın.
Tüm bu imgesel izleri birleştirdiğimizde ortaya şu tablo çıkar:
Mevkili birileri vatanı sattı. Sizin Lale Devri keyfiyetine dönüşmüş, çözülmeden kaynaklanan görevi ihmalinizin boşluğunu doldurmaya, 13 yaşından yaşlısına kadar herkes çalıştı. Ve suçlu gibi gözüktü. bunun neticesinde, devletin içindeki bir yapı, “biz vatanı koruma güdüsündekileri” fişledi, ve kırmaya çalıştı.
Ve siz, hâlâ o yapının raporları doğrultusunda iş yapıyorsunuz.
Siz, vatan hainlerinin ekmeğine yağ sürüyorsunuz.
İşte bu türkü, böyle bir uyarma odağında analiz edilebilir. Ve bu uyarı, türkünün kalan kısmına da aynı mercekle bakmayı gerektirir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.