1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
Karnı doymayanı doyurabilirsin ama gözü doymayanı asla doyuramazsın.
Bu söz sadece bir uyarı değil, insanın iç dünyasına tutulmuş sert ama gerçek bir aynadır.
İnsan doğası gereği ister. Daha iyisini, daha fazlasını, daha güzelini. Bu istek yerinde durduğunda emeği doğurur ve insanı geliştirir. Ancak sınır aşıldığında istek yerini hırsa bırakır. Hırs ise çoğu zaman vicdanı susturur. İşte o an insanın içindeki denge bozulur.
Bir zamanlar yoklukla mücadele eden birini düşün. Elindekinin kıymetini bilen, azla yetinmeyi öğrenmiş biri. Zaman geçer, çalışır, çabalar ve belli bir noktaya gelir. Artık karnı doymuştur ama göz doymamıştır. Mesele ihtiyaç olmaktan çıkar, sahip olma isteğine dönüşür. Amaç yaşamak değil, biriktirmek olur.
Bu biriktirme hali zamanla daha tehlikeli bir yola sapar. Kendi emeği yetmeyince başkasının emeğine göz dikilir. Haksızca alınan her şey, görünürde kazanç gibi dursa da aslında bir kaybın başlangıcıdır. Başkasının hakkını gasp ederek büyüyen bir varlık, temeli çürük bir bina gibidir. Ne kadar yükselirse yükselsin, yıkılacağı gün kaçınılmazdır.
Çünkü alın teri olmadan elde edilen her şey, içinde bir eksiklik taşır. O eksiklik vicdandır. Vicdan sustuğunda insan kendini güçlü zanneder ama aslında en zayıf haline düşer. Gücünü başkasının hakkını alarak büyüten biri, farkında olmadan kendi insanlığından eksiltir.
Oysa hayat sadece almak üzerine kurulmaz. Hayat paylaşıldıkça güzelleşir. İnsan elindekini büyütmek isterken aslında küçülür, paylaştıkça büyür. Başkasının hakkına el uzatmak ise insanı büyütmez, aksine küçültür.
Bazıları hayatı öyle bir yaşar ki kendini vazgeçilmez sanır. Gücün, paranın ve makamın kalıcı olduğuna inanır. Her şeyin kontrolünün kendisinde olduğunu düşünür. Ama zaman herkese aynı gerçeği gösterir. Hiçbir şey sonsuz değildir.
Bir gün gelir, sahip olunanların anlamı kaybolur. Geriye ne huzur kalır ne güven. Haksızca alınan her şey, bir gün yük olarak geri döner. Çünkü adalet bazen geç işler ama asla yok olmaz.
İnsan aslında en çok kendine karşı sorumludur. Kendini sorgulamak en büyük güçtür. Ben ne yapıyorum diyebilmek en büyük erdemdir.
Çünkü insan kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapmamayı öğrendiği an gerçek anlamda insan olur.
Doyumsuzluk insanın dış dünyasını büyütür gibi görünür ama içini çoraklaştırır. Hırs kazandırır gibi yapar ama aslında eksiltir. Haksız kazanç ise eninde sonunda sahibini yaralar.
En büyük zenginlik elindekine razı olabilmektir.
En büyük güç kendine sınır koyabilmektir.
En büyük kazanç vicdanını kaybetmemektir.
Unutmamak gerekir.
Toprak sadece bedeni değil, gözü de doyuran tek yerdir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.