2
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
146
Okunma
"Ne yaptın görmeyeli, nasılsın?" İyilik, sağlık...Tatmin etmez bazılarını verdiğin bu cevap. Meraklı gözlerle "Daha daha nasılsın?" sorusuna maruz kalıverirsin. Karşımdakine "İçimden verdiğim cevabı işitmek istemezdin" demeyi çok arzu ederdim.
Gazetelerdeki ana manşetleri düşünün. Şöyle bir göz gezdirirsiniz, detayına inmek isterseniz de iç sayfalara geçer, bilgilenirsiniz. Konuyu kendime bağlayacağım "Kardeşim ayaklı bir canlıyım ama gazete asla değilim. Devamı bende saklı. Haber değeri taşıyabilecek bir beyanım da uzun zamandır vallahi yok".
Sosyal medyada da dikkatimi çekiyor gereksiz sorular. Diyelim bir kişiye herkes geçmiş olsun diyor aradan bir kaç kişi "Ne rahatsızlığın vardı? Nereden ameliyat oldun?" diyorlar. Ne kadar sınırları zorluyorlar. Belki uluorta yazamayacağı bir sağlık sorunu var. Geçiştirdiğinde anlamak lazım ama nerede... Bir gün alenen yazacaklar görecekler günlerini.
Sınırsız internet paketi değiliz ki. Kişinin adına gönderilmiş kapalı zarfı nasıl ilgili kişi dışında kimse açıp okuyamıyorsa aynı şey kişi için de geçerli. Erişim yasağı koyuyorum kendime uzun zamandır.
Aslında yılların sorunu bu konu. Yaşı, maaşı, mal sahibi veya kiracı olup olmadığı, bekar mı evli mi olduğu, çocuk var mı ya da ne zaman olacağı, boşanma sebebi gibi haddi aşan sorulara pek çok kişi maruz kalmıştır.
Bu kadar merak duygusunu iliklerine kadar yaşayanlar keşke ilime, bilime verselermiş çabalarını, zamanlarını belki insanlığa bir faydaları olurmuş.
Magazin haberi çıkmaz bizden çıksa çıksa amatör ruhla yazılmış şiir, öykü, deneme yazısı çıkar. Bunları "Kimi düşünerek yazdın?" derlerse de "Kurgu, hayal kardeşim bilmem anlatabildim mi?" deriz geçer gider. Sanane demek bize yakışmaz.
"Merakta koyma kuzum, ara mutlaka" diyenler canımdır, ciğerimdir, sitemimden muaftır.
Kalın sağlıcakla...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.