1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
165
Okunma

Bütün toplum bu olayın suçlusudur, hepimiz suçluyuz.
Ne yazılır nasıl yazılır bilemiyorum. Meslek hayatımda 40 yıl görev yaptım. Böyle iğrenç bir dönem hiç yaşamadık. Öncelikle; Öğretmenler ve yöneticilerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi duran, 4440632 gibi, Cimer şikayet ve bilgihatları kaldırılmalıdır.
En kısa zamanda zorunlu eğitim (4+4+4 sistemi) kaldırılmalı ve 5+3+3 sistemine geçilmelidir. Öncelikle lise kısmı, zorunlu eğitimden çıkarılmalıdır.
Eğitim sendikaları siyesetin arka bahçesinden kurtulmalı. Görevde olan meslekdaşlarım üye olduğu sendikalardan, derhal istifa etmeli. Burda sendika ayrımı yok hepsi için geçerlidir.
Çalışanların haklarını savunan, her iktidara muhalefet eden, yeni bir sendikal yapılanma olmalıdır. Sendikacılıkta ağalık düzenine son verilmeli ve aslına dönmelidir.
Milli Eğitimde Müfredat, ilkokuldan liseye kadar yeniden düzenlenmeli. Yurttaşlık Bilgisi, Tarım, Ticaret ve Aile Bilgisi dersleri müfredata koyulmalıdır.
Şimdiki sistem olan (Demokratik Eğitim) Öğrenci Merkezli Eğitim Sistemi kaldırılmalı ve eskiden olduğu gibi "Öğretmen Merkezli Eğitim Sistemi" getirilmelidir. Bu Öğretmen Merkezli Eğitim Sistemi, öğretmenlerin kaybolan itibarını ve yaptırımını yeniden kazandıracaktır.
Meslek Liseleri Cazibe Merkezli okullara dönüştürülmelidir. Başarısız öğrenciler yerine, başarılı öğrenciler yönlendirilmelidir.
Köy Enstitüleri benzeri okullar açılmalıdır.
Eğitimci, psikolog, sosyolog akademisyen Prof. Dr. Üstün Dökmen, şöyle diyor;
"Bir toplum üretmek istiyorsa Köy Enstitüsü kurar. Üretmeden tüketmek istiyorsa AVM kurar."
Sınıf tekrarı öncelikle liselerde uygulanmalıdır. Tarikat ve cemaat ilişkisine kesinlikle izin verilmemeli ve devletin gözetiminde yapılmalıdır.
Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Akbaş’ın araştırmasına göre;
1- Parçalanmış ailelerde, okulun daha fazla terkedildiğini görüyoruz.
2- 18 yaş altı suçluların %83’ü sigara, %52’si madde bağımlısı.
3- Suça sürüklenen çocukların da profili şöyle.
Çocukların %51’i okulu bırakmış, %47.9’u ise hiç okula gitmemiş.
Şuan durum böyle, bu çok vahim bir durumdur. Acilen tedbirler ve önlem alınmazsa daha da kötüye gidecektir.
Milli değerlere önem verilmeli ve öne çıkarılmalıdır. Andımız tekrar yeniden okutulmalı.
TC’ler yerine koyulmalı ve "Ne Mutlu Türk’üm Diyene" dağlara taşlara yazılmalıdır.
Dizi ve filmlerde, sigara ve alkol sahnelerinin flulaştırılması tabi ki yeterli değildir.
RTÜK yetkisini kullanarak, mafya dizilerini, çarpık ilişkili dizileri ve ahlaksız gündüz kuşağı kadın programlarını da Türk ahlak yapısına göre yaptırım uygulamalı veya kaldırmalıdır.
Uyuşturucu baronlarının ve sokak torbacılarının, sokak çetelerinin elleri ayakları kırılmalıdır.
Başka nasıl koruyabiliriz çocuklarımızı?
Okul ve sınıflarında katledilen, eğitim şehitleri yavrularımıza ve öğretmenlerimize rahmetler, yaralananlara acil şifalar ve ailelerine sabırlar ve başsağlığı diliyorum.
Babür Ali Yaşar
Eğitimci/Araştırmacı
17 Nisan 2026
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.