7
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
294
Okunma

Gölgelerime saklanırken, sızan ışığın ferahlığı yayılıyor önce ruhuma, sonra bedenime.
Umarsızca izliyorum yıkılan duvarları; o değil, konuşuyorum avuç içlerimdeki sıcaklıkla. Bas sesler çıkarıyor kan pompası, sonrasızlıklar yaratarak. İpinden kurtulmuş yeşil balon havalanıyor; yeşil, mavinin içinde habis bir ur gibi büyürken kuşlara caka satarak savruluyor. Yok kuşların gagasından korkusu.
Eğik çizgilerin özgürlüğü, çekim yasamı oluşturuyor. Anlamam simyadan, kimyadan, matematikten, ikircikli işlerden. Anladığım an korkarım içimin kirlenmesinden ki her yol mübah değil bana. Anlaşılmak da değil çaba; bugün fırtınalı, yarın güneşli, öbür gün yaslı. Kime ne... Sızım, sızanım, ışığım, susanım. Usturupluca iflah olmayı beklerken ruhum; sek susmayı öğrenip kanca taktı gurubun renklerine, hepsi bu.
Seyide Doyran
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.