Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
turgaykurtulus
turgaykurtulus
VİP ÜYE

Sırtını Dönenler

Yorum

Sırtını Dönenler

( 5 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

167

Okunma

Sırtını Dönenler

Sırtını Dönenler

"Bana ne" demek kolaydır. Tek kelime bile değil; iki kelime, üç hece. Ama arkasında taşıdığı ağırlık, bu kısalıkla ters orantılı.

Bu ifade, ilk bakışta kişisel bir tutum gibi görünür. Oysa toplumsal bir tercih. Bir olaya sırt dönmek, yalnızca o ana verilen bir tepki değil; ortak yaşamdan çekilen bir imza. "Bu benim sorunum değil" demek, "bu toplum benim toplumum değil" demekle aynı kapıya çıkar; farkı, ikincisini nadiren yüksek sesle söyleriz.

Kayıtsızlık neden bu kadar yayılır? Basit bir nedeni var maliyeti düşük görünür. Haksızlığa tanık olan biri, müdahale ettiğinde ne kaybeder? Zaman, enerji, belki bir çatışma. Sustugunda ise hiçbir şey kaybetmez; en azından o an. Bu hesap, kısa vadede mantıklı görünür. Ama uzun vadede sesi kesilen doğrular ve sıradanlaşan yanlışlar birikirir. Birinin susması, bir sonrakine sessizliği normalleştirir. Sessizlik yayılınca, ortak bir dil kurmanın zeminide çöker.

Bu yapı, güvensizlikten beslenir. İnsanlar, müdahil olmanın karşılık bulmayacağını düşündüklerinde çekilir. Haksızlığa ses çıkaran biri yalnız kalırsa, bir daha ses çıkarmaz. Yalnız kalmamak için ise birileri önce adım atmak zorunda. Bu kısır döngüyü kırmak, bireysel bir cesaret işi ama yalnızca bireye bırakılamaz.

Eğitim burada devreye girer. Ama sıklıkla yanlış anlaşılır bu rol. Değerler eğitimi, ayrı bir ders olarak verilemez. Empati, sınıfta anlatılarak değil yaşanarak kazanılır. Öğretmenin haksızlık karşısında nasıl durduğunu gören çocuk, teorik bir ders almaz somut bir model görür. Aileden başlayan, okulda süren ve sosyal çevrede pekişen bir süreç bu. Yalnızca bilgi aktarmak yetmez, tutum aktarmak gerekir.

Medyanın etkisi de göz ardı edilemez. Toplumsal duyarlılığı artıran içerikler üretmek değerli; ama bu içerikleri tüketen biri, tüketmekle sorumluluğunu yerine getirdiğini sanırsa, bir adım ileri gidilemez. İzlemek ile harekete geçmek arasındaki mesafe, kayıtsızlığın en modern biçimi olabilir.

"Bana ne" diyenlerle dolu bir toplumda sorunlar büyür; bu doğru. Ama "ben varım" diyenlerin varlığı da her zaman yeter değildir. Önemli olan, bu iki grubun arasındaki geçişi mümkün kılmak. Çünkü çoğu insan kayıtsız değildir; yalnız kalmaktan korkar. Yalnız kalmayacağını bilse, adım atar.

Sırtını dönen biri çoğu zaman kötü insan değildir. Sadece, adım atmanın karşılık bulacağına inanmamaktadır. Bu inancı yeniden kurmak, en zorlu ama en zorunlu iş.

Turgay Kurtuluş

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Sırtını dönenler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sırtını dönenler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sırtını Dönenler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Mahire.ria
Mahire.ria, @mahire-ria
13.4.2026 00:53:06
5 puan verdi
Şahsen yedi mahalle ötesinde bir çocuk "Anne!" diye bağırsa 200 km hızla yanına koşacak biriyim ama bunu eyleme dökemiyorum. Yazıda bahsettiğiniz kişilerden biri olmaktan ziyadesiyle utanç duyuyorum ama inanın elimizden başka çare gelmiyor. Hani daha sonrasında birkaç kişi toplanıp ses çıkarsa diyeceğim "tamam, ben de güvendeyim çocuk da" ama herkes hem başına gelebilecek olasılıklardan korkuyor hem de toplumun verdiği pasif etkiyle umutsuzca tenezzül etmiyor.

Yine ben küçük bir şehirde yaşıyorum, olası bir durumda kimse kimseyi tanımasa bile herkes herkese kısmen güveniyor ve koruyor. Büyükşehirde böyle bir dayanışmayı göremezsiniz.. Ha milli konularda tam bir canavarız Maşallah, o konuda üzerimize yok baya duyarlıyız. Ama kendi içimizde, toplumsal konularda ciddi manada gelişmeye ihtiyacımız var.
Ben gelişime Anayasa'dan başlayalım derim
ne de olsa tüm sanıklar buradan cesaret alıyor..

Gerçekten yararlı bir yazıydı.
Sık yazmıyorsunuz sanırım
tebriklerimle
esenlikler.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL