Okuduğunuz
yazı
12.4.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Paris İşi Burslu Gülmeler
Işın Ergüney Ağabey’e;
Paris işi burslu gülmelere ilk satırı düştüğümde;
"şiir nedir?"
sorusunu kazımıştım ruhuma. Gramı gramına 25 senenin hesabı bir cümle ile ilişirmiş kağıda,
anladım.
Gerçek doğru buydu aslında,nefesi zorlayan kas bileşkesi nasıl başucunda tadıyorsa yaşamı, benim de bu deryanın içinde kardeşlik yaftasına sarılmam sanırım aynı biçimi tanımlıyor.
Dört yüz kilometre gidişin hüzününe sigara molaları hariç dinledim seni, sen anlattın ben dinledim; en çok annenin cam kenarı Babür’ü beklemeleri üzmüştü beni, ne çok buğulanmıştır o camlar, İçinde sen sızısı gibi.
Babam geldi aklıma beni de yaraladı.
Pürtelaş nakaratlarla hastane önü duruşlarına bir Eylül akşamı ses vermiştim ;
Sis ve gölge aynı düş/ümde üstüme üstüme geliyor -ağlamaksa adı; ağla enformatik ışınsal bir kalemin Samatya koridorunda çoklu dert içinde elleri eskimiş ana hasretlerine bak şimdi ağla...
Valla doğruyu söyleyeyim aynı dertten muzdarip ben de ağlamıştım.
Kafamda çok bilmecesi vardı şu senin;
Eylül Ve “Gitmelerim sende kaldı”puntoların,
sonrası da sende gizli zaten,lafını esirgemedin benden; ‘Demirel gibi’ hoş geldin.
Bakarım ara ara nahif bir eda ile karalamalarına;
Hatırla Ayın dördüydü Eylül
Artık her Eylül o bankta ve bir başıma İzlemekteyim Kız Kulesini mavi gözlerinle..
Neydi bu işin sırrı can vermek neydi gözlere,daha iyi anlıyorum.
Ağabeyliğinden ve dostluğundan öğrendiğim çok şey var;
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiirin yıllar öncesinde bir Şair tanırsınız. Gel zaman git zaman şiir altı muhabbetler başlar. Bazen o yazar ben kıskanırım bazen ben yazarım o "Ahhh bunu niye ben yazmadım" diye şakacıktan hayıflanır.
Şiirler Şiirleri kovalar, muhabbetler dem tutar. Saman Sarısı bir gölgeye dönüşür dostluklar.
Cemal Mıhçı Şiirlerini, Cemal Mıhçı muhabbetini, Cemal Mıhçı dostluğunu özlersiniz.
Şiir gibi günlerden bir gündü. fotoğraftakiler ve 1 dost daha aynı Şiir Masasında bir araya gelmiştik. Ortak konumuz; Cemal Mıhçı ŞİİR KİTABI çıkarsın...
Her Şiiri, her Yazısı tek tek masaya döküldü ve "onda bunda şundadır" derken Kitapta yer alacak Şiirler ve Yazılar belirlendi.
O mu olsun bu mu olsun derken çokkkk eskilerden Timur Selçuk Abimin güzel bir şarkısı düştü içime.
Faruk Nafiz Çamlıbel'in harika şiiri "Sen Nerdesin" Timur Abim bestelemiş ve plak yapmıştı.
"Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden..."
Bu sözler beynimin içinde dönüp dururken bir anda İSNAME olsun dedim.
Hiç kullanılmamış bir kelime Kitaba çok da yakışırdı ve hemen kabul gördü.
İsname kitabın adı olmuştu ama doğrusu kendi koyduğum ismki kıskanmaya başladım ve o gece aşağıdaki şiiri yazdım;
İSNAME
"Bu Şiir İSNAME'yi oluşturanlara İthaf Edilmiştir..."
Sarı pabuçlar girdiğinden beri yalnızlığıma Mavi yırtmaçlı bir akşamdı aşk
Sözleri hepTen...
İçimin şarapnel serinliği Yazadurur onca yılın İsname'sini Bıçkın kafiyeler s/arar dört bir yanımı Deli dolu çığırtkanın sesi yankılanır sevda zulalarında
-Bir seni yar bir seni Bir de benden gitmeni-
Çift kilimli sedir örtülerinde Açılır AGA radyonun dantelası Zeki Müren de bizi duyuyor mu diye Sorgu tutan çocukluğumda Karışır anamın elleri Singer nakışına Yokuş tutar hayat Jilet keser düşünleri Utanır toz tanesi kendinden Bir çığlık daha Düşer Boztepe'ye G i t m e
Ellerim yitik 45'likler yetimliğinde İşaret ederken Kınalı'yı Unutma Karadeniz!
Gitmek bir bende Bir de sen göçlerimde asıldı...
Dolunay indisi bir şarkı vurdu sahili Yıkıldı gecem yoksunluğuna Küs tuttu ellerim Döküldü serseriliğim İsname'lere Bakışı ses eskisi Kir/az dönemi ağıtı gözlerin Bis yaptı yakamoz dürtülerine
Edip Nilüfer Cem Aranjman Fuları ebemkuşağı Ah o kız! Hayır Kürk mantolu değil Şarkıda Ve her daim radyoda 'Gözleri Aşka Gülen...'
İçimin şarapnel serinliği Yazadurur bunca yılın İsname'sini
-Bir seni yar bir seni Bir de benden gitmeni-
Atlanıp İşkampavya'ya Sürülecek ayaklar Arnavut taşlarına Sonra uzanıp Pera'ya Girilecek modern Zennube'lerin k/anına Ve de akort tutmayan adın arpejleriyle Gitarında ölüşülecek Galip'in
Sensiz s/ağır sevda nakaratlarını Tan yeri kazacak ol Nemrut'un taşına
Usunu keserken hazan Sancısı dinecek baharın Bir nağme yakacak gönül
-Ç/aysız da güzel Nazan...-
Gün kaçkını gülümsemelerine inat Gece iç güveyi yalnızlıklarına sobe
Ne güzel anılar. Tebrik ediyorum siz değerli büyüklerimi. Şiirkolik'te temeli sağlam bir şiir şair dostluğu kurduk, aile olduk ve şimdi mekan defter ve duygular aynı, yine ortak... İsname' nin ad hikâyesini de öğrenmiş oldum bu vesileyle. Sevgili Işın Ergüney ve Cemal Mıhçı şairlerim. Kalemimde sizlerin de katkısı büyük. Anılar bâkî. Buradaki vefa ve dostluk enerjisi iyi geldi bana bu yazıyı okuyunca. Çokça Tebrikler. Sevgi, selam ve sağlıkla hep birlikte 🥰🌾✍🏻
Işın Ergüney; Şiir platformlarının üstadıdır,kendine has şiir anlayışı ile çok şey katmıştır Türk şiirine. Nilüfer,Edip Akbayram ve İlhan İrem’in yakın dostu, Nilüfer ablanın(Nilüfer) fan kulüp kurucusudur. Çok iyi bir müzik arşivi var, bugün kendi kurduğu plak merkezi ile hayata güzellik katıyor. Üç satır yazmışsak,otuz yılın kıymetli dostluğu ve hatırıdır.
Çok güzeldi. Şöyle ki; bir yazıyı güzel kılan şey gerçek oluşudur en çok. Sahicilik, derinlik, dosta vefa vardı.Tebrik ediyorum sevgili Cemal ağabey öncelikle.🌾✍🏻👏🏻
Ne güzel anılar. Tebrik ediyorum siz değerli büyüklerimi. Şiirkolik'te temeli sağlam bir şiir şair dostluğu kurduk, aile olduk ve şimdi mekan defter ve duygular aynı, yine ortak... İsname' nin ad hikâyesini de öğrenmiş oldum bu vesileyle. Sevgili Işın Ergüney ve Cemal Mıhçı şairlerim. Kalemimde sizlerin de katkısı büyük. Anılar bâkî. Buradaki vefa ve dostluk enerjisi iyi geldi bana bu yazıyı okuyunca. Çokça Tebrikler. Sevgi, selam ve sağlıkla hep birlikte 🥰🌾✍🏻
Yüreğe en yakışan duygu hüzündür bir göçüğün altında kalan bir taşın üzerinde cansız yatan o küçük bebek belkide bize utanılacak insanlığımızı hatırlatır ve en çok kaybolan insanlığımıza ağlarız biz
Hatırla Ayın dördüydü Eylül Artık her Eylül o bankta ve bir başıma İzlemekteyim Kız Kulesini mavi gözlerinle..
İnsan ne çok şey öğrenir hayattan ve birlikte yaşadığı dostluklardan dostluklar bittiği zaman çabuk unutulurda o sayfa ve satırlara sığmayan dostlar gittikleri zaman geride büyük bir sevda izi bırakırlar
Değerli hocam, yüreğinize gönlünüze sağlık. Metin, şiirsel bir dille dostluk, vefa ve Eylül hüznü üzerinden çok içten bir hatıra akışı sunuyor. Duygular samimi ve yoğun bir şekilde aktarılmış.
“Bu yazı, hatıraların içinde saklı kalan acı ve sevgi kırıntılarını aynı anda taşıyor; her cümle biraz geçmişe, biraz da içe dokunuyor.”
Emeğinize sağlık, güçlü ve anlamlı bir yazı olmuş. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla hocam.
Vefaya, dostluğa, arkadaşlığa, içtenliğe dair ne çok anımsanacak ve düşünülüp yeniden tanımlanacak hep çok örnek şeyler var bu kalemde, bunu neredeyse her şiirde-yazıda görmek mümkün ki bir insan için büyük bir zenginlik ve değerli bir şey. Vefa elbette her daim yakışır güne. Kalemine sağlık usta.
Gülmekten ziyade, hüzünlü ve buruksu bir hikâyeydi sanki abim ama değerli anılar bunlar. Hatır kıymet bilenlerin, kadim dostlukların anısına ve bir dostun dostuna en güzel armağanı bu olsa gerek...kendimize hem örnek alacağımız, hem de ders çıkartacağımız türden.
Güzeldi, biz de ortak olduk bu sevincine... Sevgiyle, saygıyla selamlıyorum bu güzel gülüşünü ve daim olsun, hem bu güzel dostluklar, hem de bu gülüşler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.