Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
merhabaomrum
merhabaomrum

Kökünden Kırık

Yorum

Kökünden Kırık

( 4 kişi )

4

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

195

Okunma

Kökünden Kırık

Eşikteydim. Bu kez farklı olacaktı attığım adımlarla. Bir incesaz girse de acıların koynuna, izi yastığın nemine karışmayacaktı. Avuç içimde şefkatin merkezi; içine dünyaları sığdırır gibi sığdıracaktım. Gerdanımın kırılgan yanında, bir daha birine sarılmak istememe gerçeğinde kurşuna dizecektim hayallerimi.
Nabzını yoklarken aşkın sözde saadetinin, mutluluğu savuran imalardan kendimi öteleyecektim.
İnsan sevemem bir daha. Bir insan daha sevemem. Hiciv yağmurlarına hacimli yağmurlar karışıyor gözlerimden. Daha fazla bu denli yaş biriktiremem. Yeter.
Yün kazağa sarılır gibi sarılacağım; hatalarımın söküklerini dikmeden çöpe atacağım kavuşum sandığım hatalarımı. Herkes herkesiyle mutlu olabilir. Kozalakları toplarken mutluydu kalbi sevince rast çocukluğum; ağaç olduğunu fark etmezdi. Farkında artık.
Kökünden çiğ damlalarına meydan okuyan işbirlikçiler, süslü cümlelerle doğan güneşi selamlıyorlar. Çay bardağının buğusu hayal kırıklığından tanzim; demli, kırık, çatlak, paramparça kalbim gibi. Birinin avuç içine aşk diye yazılırım, elleriyle acılarımı örter, bir daha üşümem sandım.
Bir “hoh” ile günebakan oldu mevsim.
Bu kalp bir daha çiçek açmaz; dört mevsimi de aşk değil…

Dilara AKSOY

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Kökünden kırık Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kökünden kırık yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kökünden Kırık yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
13.4.2026 17:08:22
5 puan verdi
sadece bir kırgınlık değil; umudun son kırıntılarını da kendi elleriyle toprağa veren, mağrur bir vazgeçişin anatomisi.

"Hoh" desen dağılacak kadar ince, ama "bir daha sevemem" diyecek kadar sarsılmaz bir kararlılıkla örülmüş.

Aşkın sahte cennetinden kendi isteğiyle sürgün edilen bir ruhun, buz tutmuş sığınağı.

Sarılmayı bir yün kazağın sıcaklığına indirgeyip insanı devreden çıkarırken; hayal kırıklıklarını bir çay bardağının buğusuna, çocuksu saflığını ise kökünden kırılmış bir ağaca benzetmişsiniz.

'Dört mevsimi de aşk değil' diyerek kalbinin kapılarını sonsuza dek kilitleyen, acısını bir zırh gibi kuşanmış, yaralı ama artık kimseye eyvallahı olmayan bir veda senfonisi olmuş yazınız.

Tebrik ediyorum.
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
11.4.2026 18:05:40
5 puan verdi
Bu metin, aşkın ardından gelen “duygusal tükenişi” çok yoğun bir iç monologla anlatıyor. Dil şiirsel ama aynı zamanda parçalı ve kırık; bu da metnin temasına (kökünden kırılma) güçlü bir uyum sağlıyor.

“Bu kalp bir daha çiçek açmaz; dört mevsimi de aşk değil…”

Bu cümle, metnin duygusal zirvesi; tamamen kapanmış bir iç dünya ve umutla vedalaşma hissi taşıyor. Metin boyunca “sarılma, kök, kırık, buğu, çay bardağı” gibi imgelerle hem kırılganlık hem de dağılmışlık sürekli canlı tutulmuş.
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
11.4.2026 11:33:30
5 puan verdi
“Kökünden Kırık", kökünden zarar görmüş bir kalbin yorgun ve kesin bir şekilde “bir daha sevemem” dediği, derin bir hayal kırıklığı şiiridir.

Şair, bu kez her şeyin farklı olacağını düşünerek eşikte durduğunu, adımlarını dikkatle attığını anlatıyor. Acıların koynuna girse bile izinin yastığa karışmayacağını, şefkati avuçlarına dünyaları sığdırır gibi dolduracağını hayal etmiş. Ama sonunda “insan sevemem bir daha” cümlesiyle her şeyi kesip atıyor. Bu cümle şiirin merkezinde duruyor ve çok güçlü bir teslimiyet taşıyor.

Şiir boyunca kalp kırıklığı çok somut imgelerle anlatılıyor:
Gözlerinden “hiciv yağmurlarına hacimli yağmurlar” karışıyor, yani hem alaycı hem de bol gözyaşı döküyor.
- Yalnızlığına “yün kazağa sarılır gibi” sarılmak istiyor ama hatalarını söküklerini dikmeden çöpe atmaya karar veriyor.
Kalbi “çay bardağının buğusu” gibi demli, kırık, çatlak ve paramparça tarif ediliyor.
“Bir ‘hoh’ ile günebakan oldu mevsim” dizesi çok çarpıcı; soğuk bir nefesle bile mevsimin değişebileceğini sandığı umudu anlatıyor.
Çocukluğundaki masum mutluluğu hatırlıyor: kozalak toplayan çocuk ağacın farkında değilmiş, şimdi ise farkında ve kırılmış.

Şair, “kökünden çiğ damlalarına meydan okuyan işbirlikçiler” diyerek belki de aşkı süsleyen, kandıran sözleri eleştiriyor. Birinin avucuna “aşk” diye yazıldığını, acılarının örtüleceğini sandığını ama sonunda her şeyin kırıldığını söylüyor. Sonuçta kalbinin dört mevsimde de bir daha çiçek açmayacağını kesin bir dille belirtiyor.

Genel olarak şiir, aşkın tekrar tekrar yaraladığı bir ruhun yorgunluğu ve kapanışı üzerine kurulu. Dil akıcı, imgeler yoğun ama doğal. “Kökünden kırık” başlığı şiirin tamamını özetliyor: sevgiye ve güvenmeye en temel yerinden darbe almış bir kalp.

Kısaca bu, “yeter artık” diyen, hayallerini kurşuna dizen, bir daha kimseye sarılmak istemeyen bir kalbin samimi itirafı. Okurken insanın içinde hem bir sızı hem de o acıyı anlama hissi uyandırıyor. Hüzünlü ama çok içten bir şiir.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏✍️
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
11.4.2026 11:31:26
Bir Ruhun Kış Uykusu: Kökünden Kırık
"Dilara Aksoy, bu metinde okuyucuyu bir 'vazgeçişin' en mahrem duraklarına götürüyor. 'Bir incesaz girse de acıların koynuna' ifadesiyle hüznü estetik bir boyuta taşırken, bir daha kimseyi sevemeyecek olmanın o keskin kararlılığını 'hayalleri kurşuna dizmek' gibi çarpıcı bir imgeyle mühürlüyor. Çocukluğun saflığındaki o kozalak toplayan kalbin, artık bir 'ağaç' olduğunu ve fırtınaların farkına vardığını anlatması; büyümenin aslında ne kadar sancılı bir idrak süreci olduğunu gösteriyor. Çay bardağının buğusunu hayal kırıklıklarından tanzim eden, 'hoh' ile mevsimi değiştiren bu kalem; aşkın artık bu gönülde çiçek açmayacağını bir 'hoşça kal' değil, bir 'kapanış' cümlesi olarak bırakıyor. Kırık, çatlak ama bir o kadar da mağrur bir ruhun dürüst portresi. Yüreğinize sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL