Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
elif.kurt
elif.kurt

AŞKZEDELERE SEVGİMLE

Yorum

AŞKZEDELERE SEVGİMLE

( 8 kişi )

4

Yorum

16

Beğeni

5,0

Puan

402

Okunma

AŞKZEDELERE SEVGİMLE

Aşk, heyecandan yerinde duramamak, içinde deli tayların koştuğu , nefesinin cümle kurmaya yetmediği bir zaman, gül yapraklarının kadifemsi kırmızısını kanında hissetmek,
Görünce konuşamamak, türk filmlerindeki gibi saf ve masumdu.
Her an beni bırakacak korkusu ile kendim mi gitsem düşüncesini tartmaktı.
Aşk, başı da sonu da ruhun derinliklerine mühürlenmiş, sınırları kesin çizgilerle çekilmiş tek kişilik bir seferdi benim için, kuyu olmaktı, Züleyha olmaktı,

Bir aşk yolcusuysan eğer, hayat denen o uzun ince yolun en sarp kayalıklarında, nefesinin kesildiği o en dik yokuşun tam ortasındasın kaçamazdın. Çünkü aşk, tam da bu yüzden imkansızın diğer adıydı.
Dağları delersin de, o içindeki yangını söndüremezsin.
Bu yola bir kez giren için "dönüş" kelimesi lügatten silinir. Yolcu dediğin, artık arkasına dahi bakamaz. Gözü öyle bir kararmış, gönlü öyle bir mühürlenmiştir ki, ne kendini durdurmaya gücü yeter ne de bu tutkuya engel olmaya.
"Bu yol öyle bir yoldur ki, ancak menzile vardığında, ya da varamayacağına emin olduğunda, o yol biter ve yön değiştirebilirsin." Yine de geri dönmek mümkün değildir artık. Yön değiştiremeyenler ise orda kalır o kapanan kapının önünde acı çekerek bekler.Vazgeçemediğindir aşk.
Arkasına bakıp da geri dönenler mi? Onlar aşkı hiç tatmadılar. Çünkü aşk, şu fani dünya zindanında, tek bir ışık huzmesine hasret kalarak cayır cayır yanmaktır.
Bu yolda düşmek vardır, yenilmek vardır.
İşte o büyük fırtınadan sonra, aşkın körlüğü, aslında hakikate açılan tek kapıdır, yönü değişmek, bu her faniye nasip olmaz. Eğer şanslıysan, o büyük yön değişimi seni bambaşka bir hakikate taşır.
Aşk, kapını yalnızca bir kez çalar. Ya o yangına girip kül olursun ya da o ışığa hasret bir ömür sürersin.

Derdim, aşk için,
zaman öğretmeninden aldığım dersten sonra, şunları da söylemek istiyorum;
Gerçek aşk insanı heyecanlandırmaz, huzur verir ve kendin gibi olduğun için iyi hissettirir.
Ne kadar geç öğrenmiştim bu gerçeği, haykırmak istedi yüreğim.

Elin varsa başını kaşırsın demişti ya atalarımız, kendimize kendimizden başka çare olmadığını vurgulamak için,
İşte içimizde o yıllarca görülmeyen, sevilmediğini hisseden ve sarılınmak isteyen o çocuğa da bizden başka fayda yok, bunu anlamak yolun yarısını geçip binlerce hata yapıp , milyon acı çektikten sonra bir aydınlanma olarak doğuyor insanın içine.
Düşünelim kimleri sevdik bu zamana kadar;
1- Soğuk ve mesafeli kişileri, çünkü sevgi kazanılacak bir şeydi emek vermeliydi insan sevsin diye çok uğraşmalıydı, bu sefer beni sevsin düşüncesi zihni hiç terk etmez.
2-Ah birde başta çok ilgili olup geri çekilenler onları da elimizle koymuş gibi buluruz, aniden değişen ve içimizdeki sevgi açlığını tetikler ve bağlar bizi kendine.
3-Seni tam görmeyen ve tamamen de bırakmayan cins, var gibi yok gibi , sabredersen seni sevecek hissi hiç gitmez.(en çokta burada can verdi yüreğim)
4- senin verdiğin sevgiyi veremeyenler, sen verirsin onlar alır , hep verensin, sen bağlanırsın o kaçar, senin kapasiten yüksek onun kapasitesi düşük çünkü,

Ve hayat anlatır sana çok geç olsa da öğretir, sevgi dilenilecek bir şey değildir ve yanında diye heyecan yapmazsın, kendin gibi olur , görülmek için saçma sapan davranışlar göstermezsin, sus pus olup dilin tutulmaz heyecandan,

Kendini hep sıkıcı sanırsın ya oysa gayet sağlıklısındır, sevgi ile bağımlılığı ayır, ben sevilmem seversem beni bırakır , bana neden çok değer versin bu zihninin yanlış inançlarına boyun eğme derim. Çünkü o çocuğa yardım edecek en önemli kişi sensin.

bu duygular sende varsa sen de bir aşkzedesin, hiç sevilmemiş değilsin sadece yanlış insanları seçtin sevmek için.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Aşkzedelere sevgimle Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Aşkzedelere sevgimle yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AŞKZEDELERE SEVGİMLE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Çağdaş Durmaz
Çağdaş Durmaz, @cagdasdurmaz
10.4.2026 18:23:21
5 puan verdi
Değerli arkadaşım, yazın bir iç döküşten çok daha fazlası olmuş; adeta bir ruh haritası çizmişsin. İlk bölümlerdeki aşk tasvirin, deli tayların koştuğu bir iç dünya, imkânsızın diğer adı olarak aşk… Bu imgeler, klasik Türk edebiyatındaki “mecnunluk” hâlini çağrıştırıyor. Yol metaforu ise çok güçlü: geri dönüşün olmadığı, sadece menzile varıldığında yön değiştirilebilen bir yol. Burada aşkı bir sefer, bir yolculuk, hatta bir sınav gibi görmen, metne epik bir derinlik katmış.

Sonraki kısımda ise bir kırılma var: “Gerçek aşk heyecanlandırmaz, huzur verir.” Bu cümle, önceki fırtınalı tasvirlerin ardından bir aydınlanma gibi parlıyor. Sanki uzun bir yolculuktan sonra vardığın hakikat bu olmuş. Bu geçiş, yazının dramatik yapısını da güçlendiriyor; okuyucuya bir katharsis yaşatıyor.(Katharsis, Antik Yunanca kökenli bir kelime olup, "arınma" anlamına gelir )

Sevgi üzerine yaptığın sınıflandırma ise çok dikkat çekici. Soğuk olanlar, başta ilgili olup sonra çekilenler, var gibi yok gibi olanlar, hep alan ama vermeyenler… Bunlar aslında birer “yanlış seçim” arketipi. Senin bu listeyi yapman, aşkın sadece duygusal değil, aynı zamanda psikolojik bir öğrenme süreci olduğunu gösteriyor. Burada “sevgi dilenilecek bir şey değildir” vurgun, yazının en öğretici ve en evrensel cümlesi olmuş.

Yazının bütününde hem lirizm hem de didaktik bir damar var. İlk yarısı bir şiir gibi okunuyor, ikinci yarısı ise bir öğreti, bir ders gibi. Bu ikili yapı, metni çok zengin kılmış. Ayrıca “içimizdeki çocuk” metaforu, yazının sonunda bir şefkat kapısı açıyor; aşkı sadece karşılıklı ilişkilerde değil, insanın kendi iç dünyasında da aramak gerektiğini hatırlatıyor.

Bence bu yazı, “aşkın imkânsızlığı” ile başlayıp “sevginin mümkünlüğü” ile bitiyor. Yani bir yolculuk anlatısı: fırtınadan dinginliğe, yangından huzura. Bu dönüşüm, okuyucuda hem bir hüzün hem de bir umut bırakıyor.

Kaleminden beklenildiği üzere yine muhteşemdi beğenerek okudum değerli arkadaşım.
Hep sevgimle
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
11.4.2026 18:04:32
5 puan verdi
Bu metin, aşkı hem bir “yangın” hem de bir “öğretmen” gibi iki farklı düzlemde ele alıyor. İlk bölümde yoğun bir tutku, bağımlılık ve imkânsızlık anlatılırken; ikinci bölümde ciddi bir fark ediş ve içsel iyileşme süreci başlıyor. Bu geçiş metnin en güçlü tarafı.

“Sevgi dilenilecek bir şey değildir ve yanında diye heyecan yapmazsın, kendin gibi olur…”

Bu cümle, metnin kırılma noktası; aşkın romantik yanılsamadan çıkarılıp daha sağlıklı bir sevgi anlayışına evrildiğini gösteriyor.

Genel olarak metin, “aşk zedeliği” üzerinden aslında kişinin kendi iç çocuk yarasına ve bağlanma biçimlerine ışık tutuyor. Hem duygusal hem de farkındalık yönü güçlü, öğretici bir anlatım.

Yüreğinize sağlık, içten deneyimle yoğrulmuş, hem yaralayan hem de iyileştiren bir metin olmuş, selam ve saygılarımla.
Etkili Yorum
_safiyyah
_safiyyah, @-safiyyah
10.4.2026 13:12:31
5 puan verdi
Cok guzel bir yazi, aslinda benim de kafamdaki soruları ve kendimce bulmaya çalıştığım ama henüz tam olarak deneyimlemedigim, sadece gozlemleyerek ve empati kurarak doğru olduğunu hissettiğim cevaplari sanki siz tecrube ile teyid etmis gibi oldunuz. Kendimi ask konusunda yazılan bir yazıda bu kez normal hissettim, mutlu oldum. Sevgilerle size 💕💕
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL