Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
belkibirharfimben
belkibirharfimben

Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun!

Yorum

Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun!

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

164

Okunma

Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun!

Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun!

Bu sıralar ünlüler dünyası ’Escobar’ın rüyası’ tadında. Magazin bültenleriyse narkotik dizisi gibi. Emniyet, haftada bir-iki, grup grup, aşiret aşiret içeriye alıyor. Sorgulama, adliyeye sevk, adlî tıp... Uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarına bakılıyor. İlişkilerinin boyutu araştırılıyor. Çoğusu halihazırda bir dizinin başrolü. Eh, Türkiye’deki ünlü sayısını düşündüğünüz zaman, polisin soruşturmayı ’parça parça’ götürmesi mantıklı tabii. Sahi. Niye? Al al bitmez çünkü. Nezarete sığmaz. Karakolu yıkar. Öyle kalabalık bir kitle. Neyse. Benim dikkatimi çeken daha başka birşey var: Çoğunun instagram profiline girdiğinizde ’Mustafa Kemal paylaşımı’ görüyorsunuz. İlginç bir şekilde hepsi Ata’larına müteşekkir. Halbuki, gidişata göre, daha çok Meksika kartellerine müteşekkir olmaları gerekirdi. Değil mi ama? Belki de bu teşekkürün sebebi doğrudan kokain değil. Evet. Yani ben yanlış düşünüyorum. Onların Mustafa Kemal’e teşekkür etmelerinin sebebi Türkiye’yi daha seküler hale getirmesidir.

Peki sekülerlik ne demek? Efendim, biliyorsunuz, Ahmed kardeşiniz lâfı kıvırmayı pek beceremez. Dan, dan, daaan! Doğrudan söyler. O yüzden yine öyle yapıyor: Sekülerlik ’daha kolay günah işlemek’ demektir. (Dinî terminolojide bunun karşılığı ’fısk’tır.) O nedenle, rahat rahat günah işleyen herkes, devleti laik kıldığı için Mustafa Kemal’e teşekkür eder. Ne bileyim, daha rahat zina ediyorsa mesela, daha rahat rakı içiyorsa, daha rahat anadan üryan geziyorsa, daha rahat madde kullanıyorsa, daha rahat faiz yiyorsa... Bunların hepsi için Mustafa Kemal’e teşekkür etmek şarttır onlara göre. Savcılarımız lütfen bu kardeşlerini okuyup celallenmesinler. "Her günahtan Mustafa Kemal mesuldür!" demiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Hayır. "Sahadaki yansımaları itibariyle enteresan bir tevafuk var!" demek istiyorum. Yani laiklikten memnun/müteşekkir olanların yasaklı maddelere erişim oranı her şekilde daha yüksektir. Zaten bu işler biraz da para işidir. Nakit işidir. Cukka işidir. Kemalistler de, hey yavrum hey, beytülmâl kuyularını tâ en başından tuttuklarından cüzdanları sağlamdır. Herhalde mezkûr sırlı ’oran yüksekliğinden’ dolayı profillerinde Mustafa Kemal’e daha yüksek bir ilgi görülmektedir.

Bir de bu meş’um vakıada şöyle bir yan seziliyor: Hani mübarek Kur’an’da kısacık bir mealiyle buyruluyor: "O Allah’ı unutanlar gibi olmayın ki Allah da onlara kendilerini unutturmuştur!" Yani Allah’ı unutmak ile kendini unutmak arasında merakâver bir ilgi var. Her kim ki, Allah’ı unutmayı kendisi için bir yol olarak seçiyor, bir süre sonra kendisini de unutuyor. Yahut yaşanılan misaller üzerinden daha bedihî konuşalım: Her kim ki, daha günahkâr bir hayat yaşamaya ahdediyor, bir süre sonra kendisi de kendisine/hayatına katlanamıyor, çeşitli ’uyuşturucular’ eliyle şuurunu kapatmaya çalışıyor. Bir anlamda sarhoşluğunu dikkatine karşı kalkan kılıyor. Hani gözümün nuru Bediüzzaman Efendimin de 2. Söz’de dediği gibi: "Kendisi şu elîm ve muzlim haleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz!" Veya başka bir yerde dediği gibi: "Gaflet hissi iptal ediyor!" veyahut daha başka bir yerde tam isabet ettirdiği gibi: "Elbette o ehl-i dalâlet ve sefahet, yüzbin lezzeti ve zevki alsa da, yine o mânevî bir cehennem kalbinde yaşar ve yakar. Fakat pek kalın gaflet sersemliği muvakkaten hissettirmez."

İşte bu ’hissetmemenin’ çok araçları var. Tiktok, instagram, facebook... Yeter ki dikkati dağıtsın. Onlardan birisi de madde bağımlılığı. Şu sıralar en popüler türüyle de ’kokain.’ Allah’ı unutarak yaşadığı kem hayattan dolayı sızısına katlanamaz hale gelen âdemoğlu/kızı vicdanını susturmanın çaresini de buralarda arıyor. Buralara dadandıkça da fıskı artıyor. Dikkat buyurun, hayatı, en ’anadan üryan’ arsızlıkta yaşayan kadınların bu kerih işlerdeki testleri pozitif çıkıyor. Zaten ’hızlı yaşamak’ diye tesmiye ettikleri tükeniş türüyle çabaladıkları da bu idi. Sürat dikkati köreltir. Sürat acıyı azaltır. Süratiniz arttıkça hissedilen seyrelir. (Sıcak bir nesneye hızla dokunmak gibi.) Hızınız arttıkça hakkında derinlik/dakikat kazanamayacağız kadar çok şey dünyanıza girer. Ve nihayetinde hız bir sarhoşluk çeşididir. Trafik kazaları ya sarhoşluktan olur ya hızdan. Çünkü dikkatin katilleridir.

Niçe "Tanrı öldü. Onu biz öldürdük!" diyordu. Kendisi frengiden delirip öldü. Fakat Allah bâkidir. Tanrısını öldürdüğünü sananların ne delirmesine ne ölmesine şaşırıyoruz. Onu unutmanın bedelinin ’insan’ı unutarak ödeneceğini bilmekteyiz zira. Nitekim, ahirzaman, insanlığa en çok insanlığını unutturmamış mıdır? İki Dünya Savaşı, nice daha küçüğü, katliamlar, sömürü, ırkçılık, diktatörlükler, nükleer silahlar, kimyasal silahlar, türlü sapıklıklar vs... Yerine cennet maskeli ne cehennemler yutturursa yuttursun. Kusturduğunun yerini hiçbir yutturduğu tutamaz. İnsan Allah’ı unutmasının bedeli olarak içindeki insanı kusmuştur. Gerisi hayvandır artık.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun! Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun! yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hızlı yaşa, genç öl, cesedin laik olsun! yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL