Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun

Hangi Rüzgârda Savrulduk Böyle

Yorum

Hangi Rüzgârda Savrulduk Böyle

( 13 kişi )

12

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

277

Okunma

Hangi Rüzgârda Savrulduk Böyle

Hangi Rüzgârda Savrulduk Böyle



Hangi rüzgârda savrulduk böyle?
Ne ara yönümüzü kaybettik, ne ara birbirimize yabancılaştık, ne ara aynı kıbleye dönen yürekler bu kadar uzak düştü birbirine?

Bir zamanlar aynı acıya ağlayan, aynı sevinçte birleşen, aynı duada buluşan bir ümmetin çocuklarıydık. Şimdi ise her birimiz başka bir rüzgârın peşine takılmış, başka bir savruluşun içinde kaybolmuş gibiyiz. Kimi dünyanın telaşına kapılmış, kimi korkularına teslim olmuş, kimi de “bana ne” diyerek kendini en güvenli limana çektiğini sanmış… Oysa hiçbir liman artık güvenli değil. Çünkü deniz yükseliyor ve bütün gemiler su alıyor.

Garip olan şu ki; bunu görüyoruz.
Evet, gözlerimizin önünde oluyor her şey.
Yıkımlar, suskunluklar, tükenişler…
Ama görmezden geliyoruz.

Başlarımızı kuma gömmüş gibi yaşıyoruz. Duymamak için kulaklarımızı, görmemek için gözlerimizi kapatıyoruz. Sanki görmeyince yok olacak, duymayınca bitecek sanıyoruz. Oysa gerçek, en çok da sustuğumuz yerde büyüyor.

Müslüman coğrafyalar kan ağlarken, biz ekran başında bir haber gibi izliyoruz. Birkaç cümlelik üzüntü, birkaç saniyelik iç çekiş… Sonra hayat kaldığı yerden devam ediyor. Bir çayın buharı, bir sohbetin gülüşü, bir alışverişin telaşı her şeyi örtüyor.
İşte asıl savruluş burada başlıyor.

Çünkü artık acıyı bile kısa yaşıyoruz.

Bir zamanlar bir kardeşin derdi, diğerinin uykusunu kaçırırdı. Şimdi ise milyonların acısı bile bir insanın düzenini bozacak kadar etkili değil. Bu nasıl bir alışkanlık, bu nasıl bir duyarsızlık? Hangi rüzgâr bu kalpleri bu kadar katılaştırdı?

Belki de en acı olan, herkesin kendi gemisini kurtarma telaşında olması.
“Herkes kendine baksın” diyoruz.
“Benim sorumluluğum ne ki?” diye soruyoruz.

Ama unutuyoruz: Aynı denizdeyiz.
Birimizin aldığı yara, diğerine de ulaşır.
Bir gemi batarken, diğerleri de sarsılır.

Bugün bir yerde yükselen çığlık, yarın bizim kapımıza dayanır. Ama biz hâlâ birbirimizden kopuk, birbirimize karşı kayıtsız bir şekilde yol almaya çalışıyoruz. Oysa bu bir yolculuk değil; bu, yavaş yavaş batışın hikâyesi.

Birlik olamıyoruz.
Bir araya gelemiyoruz.
Aynı sözde buluşamıyoruz.

Herkes kendi doğrusu ile övünüyor, kendi küçük dünyasında haklı olmanın konforunu yaşıyor. Ama haklı olmak yetmiyor. Çünkü haklılık, eyleme dönüşmediğinde sadece bir sessizlik biçimi oluyor.

İnsan olmanın yükü ağırdı zaten.
Ama Müslüman olmanın yükü daha da ağır.

Adaletin yanında durmak, zulme karşı ses olmak, mazlumun elinden tutmak… Bunlar sadece kitaplarda kalan güzel cümleler değil; yaşanması gereken sorumluluklardı. Şimdi ise bu sorumlulukları hatırlamak bile zor geliyor. Çünkü hatırlamak, harekete geçmeyi gerektirir. Harekete geçmek ise konforu bozar.

Biz konforumuzu korumayı seçtik.
Ve bu seçim, bizi savurdu.

Şimdi dönüp kendimize sormalıyız:
Hangi rüzgârda savrulduk böyle?

Bu rüzgâr korkunun rüzgârı mıydı?
Yoksa rahatlığın mı?
Yoksa umursamazlığın mı?

Belki de hepsinin birleşimiydi.

Ama ne olursa olsun, savrulduk.
Ve hâlâ savrulmaya devam ediyoruz.

Oysa rüzgârı suçlamak kolay.
Zor olan, kök salmayı seçmek.

Bir yerde durabilmek, bir değer etrafında toplanabilmek, bir acıyı gerçekten hissedebilmek… İşte asıl mesele bu. Çünkü rüzgâr ne kadar sert eserse essin, kökü olan ağaç devrilmez.

Biz köklerimizi unuttuk.
Bu yüzden her esintide yön değiştirdik.

Şimdi yeniden hatırlamak zorundayız.
Kim olduğumuzu, neye inandığımızı, neyin sorumluluğunu taşıdığımızı…

Çünkü bu savruluş sonsuza kadar süremez.
Ya bir yerde duracağız, ya da tamamen kaybolacağız.

Ve belki de en acı soru şudur:
Biz hâlâ bulunmak istiyor muyuz?

ALİ RIZA COŞKUN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (13)

5.0

100% (13)

Hangi rüzgârda savrulduk böyle Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hangi rüzgârda savrulduk böyle yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hangi Rüzgârda Savrulduk Böyle yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
8.4.2026 21:49:14
5 puan verdi
dilerdim ki herkes bu yazıyı okusun düşünsün

ah be hocam


çevremden bir kaç kişi ile paylaştım bazı yazılarımı


hatta bir makalem vardı canım komşularım diye


whatapp tan grubumuz var komşular olarak oraya gönderdim ruhlarını okşamak için

bir Allah ın kulun bir şey demedi okumadı bile

bizler çoktan savrulduk hocam çoktan


insanlar ne kan bağını ne gönül bağını ne kardeşliği önemsiyor



sabah erkenden çıktım da kaç kişi köpeğini gezdirmeye çıkarmış ellerinde torba köpeklerinin pisliklerini toplayıp birbirlerinin köpeğini seviyor


kısaca herkes konforlu hayatına toz kondurmuyor


kimse cenaze evine saygı duymuyor


değerlerimiz kalmadı bizim artık

sevgiler kediye köpeğe

tamam onlar da canlı sevmeyin demiyorum ama



bizler öyle bir savrulduk ki üstadım




İnşallah çok geç değildir
Hayrettin TÜRKOĞLU
Hayrettin TÜRKOĞLU, @hayrettinturkoglu
9.4.2026 23:06:59
Hangi rüzgârda savrulduk böyle? Ne ara yönümüzü kaybettik, ne ara birbirimize yabancılaştık, ne ara aynı kıbleye dönen yürekler bu kadar uzak düştü birbirine?
Aynı rüzgârda savrulduk belki, ama farklı yönlere tutunduk. Kalpler uzaklaşınca, kıble bir olsa da yollar ayrılıyor Hocam. Çok içten bir yazı. İnşallah yanlışlardan dönüş hızlı olur ve doğru yolu buluruz ...
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
9.4.2026 15:27:09
5 puan verdi
Şiir, toplumsal ve manevi bir uyanışı güçlü biçimde dile getiriyor; bireysel kayıtsızlık ve kolektif sorumluluk eksikliği arasındaki çatışmayı vurguluyor. “Hangi rüzgârda savrulduk böyle?” sorusu hem tarihî hem de güncel bir iç hesaplaşmayı simgeliyor; esinti metaforu, kayboluş ve farkındalığın çağrısı olarak öne çıkıyor.

Yüreğinize sağlık, hem bireysel hem toplumsal sorumluluğu sorgulatan derin bir eser okudum. Tebrik ederim, selam ve saygılarımla.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
9.4.2026 14:35:09
5 puan verdi
Hocam selam


Bu gün her nasılsa astıklarım ıssız kaldı.


İç sesim


Bilmiyorum neden oldu böyle


Bunca yıllık hukukum var sizlerle



Ve yazdığım her kelimenin arkasındayım
Şa
Şair Ahmet1, @sairahmet1
9.4.2026 08:24:25
5 puan verdi
Yüreğine gönlüne sağlık
sair osman dastan
sair osman dastan, @sairosmandastan
9.4.2026 04:00:35
5 puan verdi
Yüreğinize emeğinize ellerinize sağlık
Değerli kalemdaşım
Yayıp bizlerle paylaştığınız Hangi rüzgârda savrulduk böyle
Sözlerinizi büyük bir beğeniyle okudum
Kaleminiz kavi ilhamınızın daim olmadı temennisiyle
En kalbi duygularımla esenlikler dilerim.
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
8.4.2026 21:04:14
5 puan verdi
Güzel anlam dolu akıcı bir şiir okudum
Şiir bir bütünüyle muhteşemdi tebrik ederim.
seyide cinaloğlu doyran
seyide cinaloğlu doyran, @seyidecinalogludoyran
8.4.2026 16:23:11
5 puan verdi
Gerçek, en çok da sustuğumuz yerde büyüyor.
Yüreğinize sağlık. Sevgiler.
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
8.4.2026 14:43:09
öncelikle tebrik ediyorum geçmişin değerlerini dikkate almak adına oldukça etkili ve gerçekçiliğin zamanındaki uygulamaları ve o günün insanları...
yazınızda bir zamanlar ortak değerler etrafında birleşmiş bir topluluğun nasıl savrulduğunu, duyarsızlığa ve konfora nasılda teslim oluşunu etkileyici bir şekilde anlatmakta ki, burada asıl ve esas vurgu ise gözümüzün önünde olan acılara nasıl bu kadar kayıtsız kalışımız ve sorumluluktan kaçışımızla ilgili ki, yazınızda ondan dolayı bizleri hem köklerimizi hatırlamaya, beraber durmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyorsunuz ki, burada insanın geçmişiyle gururlanırken bugünkü haliyle düştüğü umursamazlığı çaresizliği belkide neme lazımcılığın yarattıklarını anlatırken sonuç itibarıyla yeter artık kendine dön dercesine bir uyarı daveti gibiydi...
teşekkür ederim anlam ve anlatım olarak her zamanki gibi değerli bir bakış açısı ve günümüzde en çok muhtaç olunan bir yaklaşımdır
eksik olmayın selam ve saygıyla...
çiftçi
çiftçi, @ciftci1
8.4.2026 13:18:54
Akıcı ve mükemmel bir üslup.
Konunun işlenişi çok isabetli ve doğru.
Cümle hatası yok.
Kesinlikle cümlelerde kopukluk, tutarsızlık yok.
Noktalama hatası yok.
Tam bir yazar edası, edebiyatçı üslubu.
Değerli hemşehrimi böylesi bir yazı ve hassasiyetle işlediği muhtevası bakımından içtenlikle tebrik ediyorum.
Saygı ve selamlarımla.
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
8.4.2026 12:25:40
Elinize emeğinize sağlık. Yine toplumumuzun en önemli derdiyle dertlenmiş çözümler işaret etmişsiniz. 20-25 yıl önceydi bir ara takma isimle bir gazete köşesine haftada bir yazı yazıyordum. Orada “Benden Bize” diye bir yazı yazmıştım. Şimdi o yolculuğa ne çok ihtiyacımız olduğunu sizin bu yazınızla yeniden hatırladım.
Kutluyorum kalem ve kelamınızın gücü daim olsun.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
8.4.2026 12:16:42
5 puan verdi
Modern dünyanın getirdiği bireysellik ve konfor düşkünlüğü, toplumsal duyarlılığımızı ve manevi köklerimizi zayıflatmıştır; bu duyarsızlıktan kurtulmanın tek yolu, başkalarının acısını kendi acımız bilerek yeniden ortak değerler etrafında kenetlenmek ve sorumluluk almaktır.kalem8n daim olsun inşallah.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL