Söylediklerinizi duyurmak için kimseyi kolundan tutmayınız ; zira insanlar sizi dinlemeye arzulu değillerse, onları tutacak yerde çenenizi tutmanız daha hayırlıdır.-- chesterfield
Tigem0663
Tigem0663
VİP ÜYE

Tanrı dağlarında ulu bir bey

Yorum

Tanrı dağlarında ulu bir bey

( 3 kişi )

0

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

127

Okunma

Tanrı dağlarında ulu bir bey

Vuslat zamanı tanrı dağları


Bakara 28.Ayet Siz cansız iken size can veren Allah´ı nasıl inkâr edersiniz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O´na döndürüleceksiniz.

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Derman efendi 85 yaşındaydı yaptığı nefis yemekler ile çıktığı yürüyüşlerde ettiği sohbetler ile tanınan bu muhterem zat aynı zamanda benim muhterem pederim müstakbel babamdı 5 yıldır beyin
küçülmesi yaşıyordu vakti zamanında yerlere hiç çöp atmayan babam derman oğlum dedi biz cansızdık Allah Teala bize can verdi diyordu bende gittikçe unutkanlığı çoğalan babama bir parça can
ve umut olabilmek için onun eski hatıralarını yazıyor böylece bizi diriltecek olana dönüş yapmadan geride güzel bir eser kalmasını istiyordu bizi diriltip can verene karşı en güzel vazifemiz dua
ettirecek bir eser bırakabilmektir derdi babam evet babamın koluna girdim yıllardır babam annem rahmetli ceylan hanımın fotoğrafını bir an bile yanından ayırmamıştı her yürüyüşümüze
çıkışımızda babam annemin fotoğrafını koltuk altına alır evlat cansız iken size can vereni nasıl inkâr ederim diyip babam rahmetli annemin resmine bakmadan mezarına gidip ona dua etmeden sabaha
uyanmazdı onun babam en sonunda mağlup olmuş yatağa düşmüştü oğul dedi beni mübarek vatan topraklarına götür biliyordumki babam tanrı dağlarında tekrar dirilecek aslına dönecek belkide anneme yeniden kavuşup vuslata erecekti


Atımızla eşşeğimizle yola çıkıyoruz


Bakara 4.Ayet:

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Bundan 5 yıl öncesiydi doktor teşhisi ilk kez o gün Alzeimmer olarak koymuştu gençliğinde küçük çocuklara ahirete iman eden yere çöp atmaz yerdeki çöpü kaldırır indirilene iman eden vaktini güzel
değerlendirsin diyordu babam ve vaktini güzel geçirmek için unutkanlık çoğalmadan beni annemi hatıralarını yazıyor 85 kitaplık kütüphanesinde 85 kitabıyla konuşur ve her kitap baba
dinlerdi tozları alınan ilgi gören kitaplar babama tebessüm ederlerdi babamın en çok örnek aldığı ise çağının en büyük astronomlarından olan uluğ beydi en büyük hayali onu ziyaret edebilmekti
Derman oğlum dedi babam bak benzin artıyor eşşeğe bile zam geliyor yakında su içemiyecek duruma geleceğiz ahiret günü gelmeden içimizdeki iman bitmeden beni alimlerin yıldızların hükümdarların
ülkesine götür böylece trigonemetrinin geometrinin doğduğu özbekistanın semerkant bölgesine doğru yola çıkacaktık babam pantolonunu gösterdi cep delikti annemin vefatı ile neyimiz
var neyimiz yoksa sökülüp yere düşüyordu bir gün tanrı dağlarının nefes kesici dağlarını şelalerini tarihini keşfedeceğimiz umuduyla yaşıyorduk paramız buna yetti bir at bir eşek kiraladık benzinsiz bidonsuz imanımızla yola çıktık

Baba ve oğulun yol arkadaşlığı


Müminun 7.Ayet Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Evet cafer efendi ile yaptığımız pazarlıklar meyvesini vermiş babam hacı cafer öteye gitme öteye gitmek haddi aşmaktır diyince babam beyaz bir at satın almış bizede bir eşsek nasip olmuştu babam
eski bir matematik öğretmeniydi ev problemlerini annem ile birlikte çözerler çocukların karnelerine imla hatası olmasın diye birlikte istişare ile karar verirlerdi minderleri babam derman bey
ile birlikte koyduk atın üzerine babam oğul eski atlar senelerce yılmadan yol alırlardı şimdiki atlar 20 km yol alsa düşüyorlar o gün gökteki yıldızlara bakan babam uluğ bey seni görmeye geliyoruz diyip
tebessüm uluğ bey ünlü bir alim büyük bir hükümdar ve gökyüzünün süsüydü bak evlat diyen babam gezi için bilgiler edinmişti tien shan dağları orta asyada büyük sıradağlardır kırgızistan ısık göl
Kazakistan özbekistan gibi ülkeleri içine alır baba dedim okudukların sana hayat ve yaşam katmış babam takım elbiseleri giymiş pantolununu ütülemiş hanım eli değmeyince pantolanda çift iz kalmıştı
babamı hayatta 3 şey diriltir can verirdi annemin sesi türkün sesi türkü sesi dombra ve bağlama atların sırtına yüklendi ilim zenginliği ve ahlâk sahibi bir kadın asıl zenginliktir oğul bundan fazla istemek aşırı gitmek olur dedi babam

Ankara savaşında iki yabancı


Müminun 3.Ayet:Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

İlk önce annem ceylan hanımın mezarına çiçek bıraktık babam derman efendi annemin elini tutarak Allahım boş ve yararsız işlerden yüzümüzü çevir kabirlerimizi ilmin ile genişlet diyerek dua
etti anacığım Allah kabul buyursun diyerek babama ses verdi bende amin diyerek 3 kişilik bir cemaat oluşturduk babam anneme khatun al bir damla su iç susamışsındır diyerek yolculuk için izin
istedi ve ilk durağımız ankara savaşının geçtiği çubuk ovasıydı timur çağının büyük hükümdarı olup taktik ve stratejileri ile yeni bir çığır açmıştır harp tarihinde derken babam sözlerine devam etti
okuduğunuz kitaplar uğraştığınız ameller sizin boş ve yararsız işlerden yüz çevirmeniz içindir her kitap önünüzde bir kapı açar diyince sanki timur imparatoru ve bu devletin kurucusu büyük emirin şu
sözleri kulaklarımda yankılandı Âlemi yaradan Tanrı yalnızdır; O’nun şeriki (ortağı) yoktur. Böyle olunca, Tanrı’nın mülkü olan yeryüzüne sahip olan kişinin de şerikinin (ortağının) olmaması gerekir.
Güç birliktedir diyen Timurlu askeri bu esnada gürz ve okları ile karşı tarafın askerlerine saldırıyordu ve emir kafesteki sultana gülümsüyor Koca dünya senin gibi bir körle benim gibi bir topala kaldı, ona gülüyorum diye cevap veriyordu


Şehadet yolcusu kervan

Yunus 5.Ayet

Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona (aya) birtakım menziller takdir eden O’dur. Allah bunları, ancak bir gerçeğe (ve hikmete) binaen yaratmıştır. O, bilen bir kavme âyetlerini açıklamaktadır.

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Babam atının ismini sürekli ilerlemesi çalışması gereken anlamında kervan ismini vermişti ona baktığımda bir kitap kahramanı gibi bilginliği ve olgunluğu ile çubuk ovasında düdük ve zılgıt çalıyor
boş zamanınızı kitap okuyarak doldurmanız gerekirken sizler güneşi ve ayı mahvetmek için çabalıyorsunuz diyince bir asker durdu beybaba sen kimsin diye sordu babam ise kırmızı
kartını çıkararak bilginleri yöresine topladı ve onlara şunları dedi kelimelerimi dikkatlice okuyun siz kardeşsiniz savaşarak hükmü bozuyorsunuz menaf ağa semerkandlı bir bilgindi babamın sözlerindeki ilk o anlasada topluluk hikmetteki eşsizliği bir türlü anlayamamış doğru sözlüler hep meczup ilan edilmiştir babamda ankara savaşında esir alınarak semerkand saraylarına doğru yürüyüş yapmak zorunda bırakılacaktı menaf ağa şunu diyordu bizler güneşteki parlaklığa aydaki ışığa sahip olmak için savaşan insanlarız dağlarda yürüyüş yapacak olsak dağlara sahip olmak isteriz diyince babam yerde yatan yaralı atı kervana baktı çalışmıyor işlemiyor sanki iflas etmişti babam takdir eden odur Allah bilen bir kavme ayetlerini açıklar diyip kervanı savaş şehidi olarak Hakikate teslim eyledi

Uluğ beyin doğumu


Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O halde O’na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Baba dedim hala düşünmüyormusun bir kitap okuduk saraylara getirildik ya kitap okumasaydık sonumuz nice olurdu o esnada cevat usta oğul savaş alanına takım elbise ile gelmişsiniz üstelik bu
elbiseler bu devre ait değildir avaremisiniz dış minnakmısınız babam kul Allaha aittir onun izni olmadan konuşamaz dedi peki amca neyi beklersin hakkımızda verilecek hükmü beklerim  babamdaki hikmetli
sözleri düşünen cevat usta babamı emir timurun yanına götürdü timur o gün hem sevinçli hem üzüntülüydü göklerin ve yerin hükümranı Allahtır diyip zafer ve fetih kapısı açtığı için Rabbimiz Allahtır
diyip alimlerle sohbet ediyor semerkand saraylarında Anadoludan getirdiği ulema ve matematikçi sınıfı ile ilmi ve fenni tartışmalar yapıyor savaş yaralılarına tıbbi tedaviler uygulanıyordu şefaatçi olan
Allahtı gazi ve alperenler onun hidayeti ile belkide yeni bir dünyada uyanacaktı hünkarım bir torununuz oldu diyince büyük emir onun izni olmadan hiç bir iş olmaz hiç bir canlı doğmaz diyip Allah kadirdir torunu mehmeti eline aldı

Herkes hakettiği yerde dirilir


Kıyame 40.Ayet Peki Allah´ın, ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Baba biz öldükmü dirildik mi oğul dedi babam dirileri öldüren Allahın ölüleride tekrar diriltmeye gücü yeter biz galiba kitab okuduk kitabın içine girip kitabın içinde yaşamaya başladık hadi inşAllah
Cevat paşa beyim herkesin aba giydiği yerde takım elbise giyerseniz insanlar sizi zengin zanneder el size meczup der onun için çağımızın bu güzel kürkleri sizin için dikildi emirimiz timur sizin sanatkar bir
söz ustası olduğunuza kanaat etti ve saray şairlerinin yanına kabul etti bugün uluğ beyin sünnet düğününde dede korkut yadigarı dombra ve saz çalmanızı rica buyuruyor oğul dedi babam bir sultanın
ricasını kırmak aynı zamanda ölüm fermanını imzalamaktır diyip orta asyanın bu masalsı şehrinde binlerce yıllık türküleri seslendirdik saray halkı biz yaylalar kız annenden izin al dedikçe
onlarda delilo bablekan lorke oynamaya devam ediyordu semerkant şehri binlerce yıllıktı taşkent ve buhara ile birlikte en çok ziyaret edilen tarihi şehirlerdendi Yıldırım Hanın ölümüne tanıklık eden bu tarihi
şehir daha önce perslere araplara moğollara sahiplik edip yolcu etmişti bugunde Timurlulara ev sahipliği yapıyor ve Emir Timuru akıbete uğurluyordu Allahın ölüleri tekrar diriltmeye gücü yeter ve herkes hak ettiği yerde dirilir

Gökteki dilekler ve hızır yıldızları



Kıyame 19.Ayet Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize aittir.

Kur’an-ı Kerim ve Kelime Meali
Necdet Kahveci
VURAL @TURKIYE1923

Timurun ölümünden sonra ismi mehmet bey sonradan uluğ bey olarak tanınacaktı insanlara ilmi açıklamak bize bir görev bize bir vazifedir menaf ağa diyordu ben ile babam yeniden öğrenciliğe başlamıştık
falaka o devirde 75 yaşındada olsanız geçerliydi ve babam kuşçu caferden kuş dilini öğrenemediği için ilk zopasını yemişti ve eline kopuzunu alam babam madem biz kuş dilini öğrenemedik o
zaman onlar bizim dilimizi öğrensin diyip kuşlara ninni söyledi masal okudu insanı inciten alimleri haksız yere ülkeleri işgal edenleri açıklıyor şikayet ediyor ve hakka havale ediyordu babam sözleri önceleri
kuşlar dinleri sonraları yıldızlara bakıp Allahım güzellikleri açıklamayı gökteki cisimlerini tanıtıp insanları hakikate çağırmayı bize nasip et diye dua eden uluğ bey dinledi menaf ağanın derslerine
katılan babam kısa zamanda uluğ beyin ilgisinede mazhar olacaktı uluğ beye yıldızla parlayan gök cisimleri idi onlarda gecede yol gösterip insanlara yol gösteriyordu hatta derlerdeki gökte
başkasının ışığını kesen yıldızlar gökte uzun süre duramaz yere düşerdi uluğ bey babama telveli bir kahve ikram edip dediki yıldızlar o parıldayan ışıklarıyla en güzel hislerimize tercüman olmuştur yıldızlar kayarken bir dilek dileyin onlar hızırdır

Mevareünnehirin işgal edilen şehirleri


Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

Saffat suresi -Elmalı Meali

Ne dilek dileyebilirdim ki bu ulaştığımız yeni çağı düşündüm timur zamanında islam rönesansını yaşayan semerkantta timurun ölümü ile savaşlar başlamıştı babam derman bey annem ceylan
hanımın fotoğrafına baktı annem tüm anneler gibi iyilik meleği bir hızırdı ve yüzündeki gülümseme ile şunu öğütlüyordu sabredenlerden olun inşAllah sabrınızın mükâfatına kavuşacaksınız
evet semerkant ve mevareünnehir kıyılarında uluğ beye yapılan saldırılar artıyor semerkantın mavi rengi giderek kırmızıya boyanıyordu ben ise babama destek olmak için müjdelenen bir
oğuldum Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan tarihî bölgeye bugün Mevareünnehir adı verilir bu bölgede özbekistan kazakistan türkmenistan yer alır biz insanlar birbirimizi öldürmekten
yıldızlara bakıp güzellikleri seyretmeye fırsat bulamıyoruz evet dedi menaf ağa birbirlerini öldüren insanlara müminlerin kardeş olduğunu nasıl anlatmalı beyim diyince elindeki kahve fincanını yere
düşürdü uluğ bey kardeşlerini affeden yusufun güzelliğini gördüm der gibiydi ben ise savaşların bitmesini çocukların ölmeden yaşamasını istiyordum fakat yıldızlar parlamadan sönüyordu mevareünnehirin işgal edilen şehirlerinde

40 çocuğun idam fermanı


Ne zaman ki ikisi Allah’a teslim oldular, Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları mükafatlandırırız."

Saffat suresi -Elmalı Meali

İnsan fıtratı değişmiyor baba diyince babam bu bir sınavdır evlat kim gerçek bir sadakat gösterirse o iyiliklerini çoğaltır ve iyilik ehli olanlar ibrahim ve teslimiyet sahibi oğlu ismail gibi ödüllendirilir
Uluğ Beyde boş zamanlarımızı boş bırakmayalım peki ne yapalım diyince menaf ağa hayırlı işler peşinde koşup yorulalım diye cevap verirdi onun en hayırlı ve güzel işi ise çocuklara şeker
yerine kitap dağıtmak ilme öncülük etmekti ancak kuşçu cafer kitapları alıp bir kibrit tanesi ile yakarken hiç tereddüt etmedi 41 çocukla birlikte hakkında idam kararı verildi hemde kendi öz oğlu
tarafından tüm bilginleri yöresinde toplayan uluğ beyin en büyük düşüydü kitap okuyanların bir gün tüm haksızlıklara son verecek olması semerkandda rasathaneler kuran uluğ bey kendi öz
evladı tarafından katledilirken oğul dedi Allah sözü tüm diğer sözlerden üstün olduğu gibi Allahın kanunu ile yönetilen devlette diğer devletlerden daha güçlüdür fakat uluğ bey bir iktidar çılgınıydı iktidar
için babasına ok atmaktan geri durmazdı o gün 40 çocuğun idam kararını vermekten çekinmedi 40 çocuk şehadet kervanına katılırken haksız iktidarlar sadece ertelenen bir süreye hüküm açıklanana kadar kazanmış oluyordu


Mezar başında okunan kitap



Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı


Saffat suresi -Elmalı Meali

Kitabı kapattığım zaman geçmişten geleceğe dönmüştüm çoktan tarihin o büyülü hikmetli devri sona ermiş babam gözlerini kapamıştı huzurla bir daha açmamak üzere belki biz tanrı dağlarına
gidememiş ancak okuduğumuz kitaplar sayesinde şüphesizki bir imtihan dünyasında yaşadığımızı öğrenmiştik ve ilahi kitap ne diyordu selam olsun ona ibrahim olanlara büyük bir nam bıraktık
Uluğ beyde hapisane odasında bile boş durmamış çakıl taşı ile duvara yazılar yazmıştı onun tüm mirası asıl oğlu bildiği Ali Kuşçuya kalmış Ali kuşçuda osmanlı rasathanelerinde çocuklarla kâh gülüp
kâh onlara masallar okuyarak osmanlının ilim dünyasına katkılarda bulunmuştur tüm mühendis ve alimler tarafından saygı duyulan büyük mükâfat ve ilmi hatırat o iman edenlerin hazinesi ne geniş ne güzel
Ve ben derman bugün babamın kütüphanesinde 85 kitabın her gün tozunu siliyor odama gök cisimlerinin gönlüme ise rahmetli anne babamın hatıralarını çiziyorum ve her gün istanbul fatih
mezarlığına gidip önce dua sonrada yeni kitaplar okuyorum anne babama bugün 3 çocuk babasıyım ve bir gün evlatlarımında bana dedelerine mezarım başında dualar kitaplar okumasını istiyorum kitaplar kötülükleri yenebilecek mi acaba imtihan

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Tanrı dağlarında ulu bir bey Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tanrı dağlarında ulu bir bey yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Tanrı dağlarında ulu bir bey yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL