1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
242
Okunma

DOSYA NO: 2026/İÇSES-4711
DAVACI: Ben
DAVALI: Ellerim
SUÇ: Kontrolsüz temas, düşüncesiz üretim, alışkanlık suretiyle ihanet
DURUŞMA BAŞLADI.
Hakim sandalyesine oturduğumda fark ettim: tokmağı yine ellerim tutuyordu. Tarafsızlık ilk celsede bozuldu. Zabıt katibi klavyeye abanıyor; her harf, parmak izimle çoğalıyor. Delil üretme konusunda ellerim oldukça hevesli.
“Davacı, iddianızı sunun.”
Sayın mahkeme, ben bu elleri yıllardır taşıyorum. Başta masum görünüyorlardı: çamura dokunup çocukluk heykelleri yapıyor, defter kenarlarına uçurtma çiziyorlardı. Fakat büyüdükçe bir tür ince sabotaj sanatı geliştirdiler. İmza attılar; çoğunu okumadığım kağıtlara. Tokalaştılar; istemediğim insanlarla. Sevdiler; en yanlış zamanlarda, en yanlış yüzleri.
Delil 1: Gece yarısı yazılmış mesajlar.
Delil 2: “Bir daha yapmayacağım” diye yazıp sabah silinen cümleler.
Delil 3: Aynı hataya üçüncü kez atılan imza.
Ellerim, düşüncelerimden hızlı davranarak beni defalarca suçüstü bıraktı. Zihnim beraat ederken, parmaklarım sabıkalı çıktı.
DAVALI SÖZ İSTEDİ.
Ellerim söz aldı. Başparmak başkanlık ediyor, işaret parmağı sürekli birilerini işaret ediyor.
“Sayın hakim,” dedi sağ elim, “biz sadece emir kuluyuz.”
Sol elim güldü. “Emirler çok şiirseldi ama. ‘Bir mesaj daha at’, ‘Bir kere daha dokun’, ‘Biraz daha kal’… Biz sadece uyguladık.”
Mahkeme salonunda bir uğultu. Demek ki suç, emirlerin estetiğine saklanmış.
ÇAPRAZ SORGU
— Siz, kalbi ilk kim tuttunuz?
— Biz. Ama kalp zaten düşmeye hazırdı.
— Peki, o son mesajı kim yazdı?
— O yazmak istedi, biz hızlandırdık.
— İmzayı kim attı?
— O sustu, biz konuştuğumuz için attık.
Ellerim savunmalarını ironik bir titizlikle sundu. Her cevap, beni biraz daha suçlu yaptı. Anlaşıldı ki, ben düşünerek suç işliyorum; onlar sadece pratikte kusursuz.
TANIKLAR
Cep Telefonu: “Beni en çok onlar sevdi. Ekranımı okşadılar, parmak izleriyle kilidimi açtılar. Sahibini hiç bu kadar hızlı açan bir anahtar görmedim.”
Kalem: “Yalanı en güzel onlar yazdı. Mürekkep utanmadı ama ben utandım.”
Kapı Kolu: “Her gidişte onlar bastı. Dönmek isteyen hep arkadaydı.”
Tanıklar tarafsızdı. Çünkü hepsi tutulmuştu.
BİLİRKİŞİ RAPORU
Uzman görüşü: “Eller, insanın dışarıya sızan içidir. Kişi kendini inkâr ettikçe, elleri daha dürüst davranır.”
Bu rapor, davanın omurgasını kırdı. Ben içimi sakladıkça, ellerim onu yayımlamış.
SON SÖZ
Sayın mahkeme, ben masumum demeyeceğim. Masumiyet artık modası geçmiş bir savunma. Ben sadece şunu söylüyorum:
Ellerim beni benden hızlı yaşadı. Ben düşünürken onlar sonuç aldı. Ben erteledim, onlar dokundu. Ben susmayı seçtim, onlar yazdı.
Ve evet, bazen en büyük suç, düşünmekle yetinmektir.
HÜKÜM
Mahkeme, kısa bir aradan sonra kararını açıkladı:
Davacı ile davalı arasında ayrılık mümkün değildir.
Eller, sahibine iade edilmiştir.
Ancak her temas, delil sayılacaktır.
Sanık (ben), ömür boyu kendine katlanma cezasına çarptırılmıştır.
Tokmak indi. Yine ellerimle.
TUTANAK NOTU (GİZLİ):
Mahkeme çıkışında davacı, cebine elini attı.
Eller, alışkanlıkla bir mesaj yazdı:
“Tamam, son kez.”
Ve dava, yeniden açıldı.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.