4
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
280
Okunma

TAŞAN SEVGİ OLSUN
Kolaylıkların pek kıymeti olmuyor.
Hep zor olanı seçmek, uğraşmak, didinmek ve elde etmek, imkânsızı yaşamak ve başarmak insan için daha cazip geliyor olmalı.
Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerini ziyarete gidenler ’DELİKLİ TAŞ’tan geçmek için can atarlar.
Şişmanı da, zayıfı da geçmek ister. İnanışa göre zayıflık şişmanlık önemli değil, günahsız olmak önemlidir. Günahın yoksa şişman bile olsan o delikten geçersin.
Bir vatandaşımızın ifadesiyle:
“"Kızım ve eşimle gelip dualarımızı ettik. Delikli taştan kalbi temiz insanlar geçebilir. Kötü insanları geçemez, buranın önemi budur."
Ben de geçtim, ama o zamanlar daha çok tıfıldım.
Peki deseler ki, şu iğne deliğinden sadece günahsızlar geçerler ve hatta hiç zorlanmadan ve acı çekmeden…
İnanıyorum ki; inananlar, - inandırılanlar ve şartlandırılanlar- bunu mutlaka denemeye kalkarlar.
İğneyi üstten yutar alttan çıkartırlar ve sonra da derler ki, ben geçemezdim ama günahsız olduğumdan iğne benden geçti…
(Böyle bir örnekle kimsenin inancını, algısını, yaşayış tarzını hor gördüğüm, hafife aldığım düşünülmesin. Kalpten inanların doğruluğu yanlışlığı kendilerini bağlar.
Samimi olarak inanları “TENZİH” ediyorum.)
Hayat da sanki böyle bir şey.
İnanmaya, algılamaya bağlı.
Nasıl yaşamak istediğine bağlı.
Hatta neleri isteyip, neleri istemediğinle doğrudan ilgili.
*
Güneş her zaman sıcak.
Senin sıcaklığın da güneş gibi sıcaklığını etrafına yansıtacak kadar değilse, başkalarından nasıl bir sıcaklık almayı düşünebilirsin?
Senin tebessümünde, cezbeden bir rahatlık yoksa başkalarının seni çekmesini nasıl bekleyebilirsin?
Sen kalabalıklar içinde yalnızsan ve yalnızlığını kalabalığa yansıtırsan kalabalıklarla nasıl bütünleşebilirsin?
Sürüde bir koyun olmamak için insanlığını, insanî sıcaklığını, gönülden gelen gülüşünü göstermelisin ki, seni gören gözler ve gönül ehliler senin gibi olmayı istesinler.
Gönlündeki sevgi ışıklarını çıkarsızca sal ki, ışığınla sevgi dolsun insanlar.
Gönüller aydınlansın, yürekler sevgi ile şenlensin, insanlar insanlıklarını hatırlasınlar…
Hani bir denizyıldızı kurtarmak binlercesini kurtarmakla eşdeğerdi, değil mi?
Hikâye gibi görünse de oldukça mantıklı…
Eğer bir insan, koskoca bir topluluğun yok olmasına yetebiliyorsa; yine bir insan, koskoca bir topluluğu kurtarmaya da, insan olduğunu hatırlatmaya da yeter.
Dolmayan bardak taşmaz.
Kalbini ve ruhunu sevgiyle doldur.
Taşan ‘sevgi’ olsun.
Sevgi ve saygıyla…
Hikmet Çiftçi - 2026
(Dünden bugüne)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.