Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
Halil GÜLEL
Halil GÜLEL

HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK

Yorum

HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK

( 1 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

191

Okunma

HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK

HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK

HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK

Kış, Gerresheim sokaklarını yavaş yavaş beyaza boyarken Şengül, mutfak masasında Türkçe defterini açmış, yeni öğrendiği kelimeleri okuyor, arada Ramazan’a sorular soruyordu:

“Ramazan, ‘yalnız’ demek neydi?”

“Kimsesiz, tek başına.”

Şengül başını salladı:

“Peki ‘yalnız değilim’ nasıl denir?”

Ramazan gülümsedi:

“Senin için kolay: ‘Yalnız değilim çünkü Ramazan var.’ ”

Şengül kahkaha attı.

“Tamam bu cümleyi ezberledim!”

Şengül, Yunus Emre Enstitünün yaptığı Türkçe kursana her gün daha bir özgüvenle gidiyordu. Öğretmen bir gün sınıfa baktı ve:

“Bugün en güzel cümleyi kuran Şengül oldu.”

Sınıf alkışladı. Şengül şaşırdı:

“Gerçekten mi? Ben mi?”

Öğretmen gülerek:

“Evet. ‘Ben dün akşam eşimle balık yedim’ cümlesini hiç kimse senin kadar doğru kuramadı.”

İspanyol bir öğrenci şaka yaptı:

“Çünkü Şengül artık Ramazan’ı yemiyor!”

Sınıf kahkahaya boğuldu. Şengül gülerek başını masaya koydu.

“Bir kere yanlış söyledim, hâlâ bırakmıyorsunuz!”

Bir gün Yunus Emre Enstitüsündeki Türkçe kursuna yeni ve genç bir Türk öğretmen geldi. Öğrencilere tek tek sorular sordu. Sıra Şengül’e geldi:

“Şengül Hanım, Türkçe öğrenme sebebiniz nedir?”

Şengül bir an düşündü. Sonra içtenlikle söyledi:

“Sevdiğim adamın ve çocuklarımın ülkesi ile kültürünü daha iyi tanıyıp anlamak için.”

Sınıf bir anda sessizleşti. Öğretmen bile duygulandı.

“Bu… en güzel sebep.”

Şengül hafifçe kızardı.

“Evet… çünkü bir insanı tam anlamak için ülkesini anlamak gerekir.”

Ramazan Schalke’de pazarcılık yaparken, tezgahtan alışveriş yapan Şengül ile tanışmıştı. Şengül, Rusya kapıları açılınca zulümden kurtulan Kabartay bölgesinden gelen Balkar Türklerindendi.

Şengül, Krill alfabesiyle yazıp anlaşıyordu. Daha Almanya’ya gelmeden Nalçik şehrinde liseyi bitirmiş ve üniversitede edebiyat bölümünde üç sömestre okumuştu.

Almanya’ya gelince Almanca kursuna gitmişti. En büyük hayali bir üniversitede edebiyat ve kültür tarihi okumaktı. Fakat babasını bir kaza sonucunda toprağa verince; küçük kardeşiyle hasta annesinin bakımı için bir işe girip çalışmak zorunda kalmıştı.

Havalar iyi olduğu zamanlarda Schalke pazarı gibi yerlere geliyor ve tanıdığı pazarcılara yardım edip, evin zaruri giderleri ve kardeşinin eğitim masraflarına katkı da bulunuyordu.

Ramazanla evlendikten sonra Türkiye Türkçesini ve edebiyatını öğrenmek için altı aydır Yunus Emre Enstitüsünde kursa geliyordu. Türk televizyonlarını ve mahallededeki Türk kadınlarıyla konuşa konuşa lehçesindeki bazı farklılıkları Türkiye Türkçesine yaklaştırmıştı. Bir Balkar Türkü olarak; ulduz - ıldız demiyor o da Ramazan gibi yıldız diyordu.

Ramazan akşam eve geldiğinde elinde bir zarf vardı. Şengül merakla:

“Bu ne?” diye sordu.

“Bankadan… Türkiye’de ev kredisi şartlarını sordum.”

Birden Şengül’ün gözleri parladı.

“Gerçekten mi? Demek ki bu hayalim artık gerçek olabilir!”

Ramazan sandalyesine oturdu.

“Evet. Bir plan yaptım. Bir yıl içinde birikim yaparız. Yazın gidince evi görürüz. Olursa alırız.”

Şengül heyecanla Ramazan’ın boynuna sarıldı.

“Ramazan! İki ülkede de bir yuvamız ve hayatımız olacak!”

Ramazan sevecen bir tavırla onun saçlarını okşadı.

“Evet Şengül. İki ülkeli ama tek yürekli bir göçmen kuş hayatı gibi.”

Akşam Türkiye ile görüntülü konuşma yapıldı. Ramazanın annesi, Şengül’ün henüz görmediği kaynanası ekranda göründü ve ak pürgüsünü düzelttikten sonra:

“Ramazanım, güzel kızım Şengülüm nasılsınız?”

Ramazan müjdeli haberi verdi:

“Anne… Türkiye’den ev almak istiyoruz.”

Anne bir anda ses çıkarmadı; sevinçten dondu kaldı. Daha sonra da gözlerini iri iri açarak;

“Gerçekten mi?”

Bu sefer terbiyeli bir şekilde Şengül araya girdi:

“Evet anne… Türkiye’ye daha çok gelmek istiyoruz.”

Anne sevincinden gözyaşlarını tutamadı:

“Kızım… senin bu sözün var ya… dünyalara bedel!”

Ramazanın teyzesi de bağırdı:

“Kızım gelin evi yapıyoruz ha! Sana çeyiz hazırlayacağım!”

Şengül şaşırdı:

“Çeyiz nedir?”

Ramazan usulca fısıldadı:

“Büyük bir macera…”

Teyze kahkaha attı:

“Kızım, seni var ya… öyle bir hazırlayacağız ki Türkiye’ye, köy seni bağrına basacak!”

Şengül gülümsedi, içi ısınıyordu. O konuşmadan sonra Ramazan fark etti ki:
Şengül artık aile dışından değil; aileden biri olmuştu.

Bir gün mahallede yürürlerken Ali onlara seslendi:

“Şengül! Gel bakayım!”

Şengül yaklaştı.

“Evet Ali?”

Ali gururla:

“Şengül artık Türkçe kursunda yıldız olmuşsun! Bunu bütün mahalleli biliyor!”

Ramazan bu sözlere şaşırdı:

“Nasıl biliyorlar?”

Ali göğsünü kabarttı:

“Ben söyledim. Maşallah Ramazan abim, elin Rus karısını Türkleştirdi.”

Şengül öfkeyle yüzünü kapattı ve daha sonra Ramazan’a baktıktan sonra onun onayını almış gibi oldu ve açtı ağzını.

“Ali, ağzından çıkanı senin kulağın duyuyor mu?”

Ali de kaşlarını çatarak;

“Aslı yok mu? Ne güzel Türkçe konuşuyorsun” diye karşılık verdi.

Şengül daha da sinirlendi ve;

“Ne kadar cahilsin; Birincisi ben Rus filan değilim; Balkar Türküyüm. Belki senden bile daha öz Türküm!”

Bunun üzerine yılışan Ali kahkaha attı:

“Yok yenge! Artık seni örnek gösteriyoruz!
‘Gelin Türkçe öğreniyor, siz hâlâ öğrenemediniz!’ diye mahalledekilere kızıyoruz.”

Şengül acı acı Ali’nin cehaletine ve sabit fikirli oluşuna kahkaha atarak güldü.

“Demek ben artık Türk mahallesinin motivasyon kaynağı oldum! Ben özbe öz Türküm!”

Ramazan gülerek kolunu Şengül’ün omzuna koydu:

“Sen bana bile Türklüğümü hatırlattın.”

O akşam Ramazan ve Şengül, mutfak masasının üzerine Türkiye’deki taş evin fotoğraflarını serdiler.

Şengül hayaller kurmaya başladı:

“Burada küçük bir masa… Burada iki sandalye… Burada akşamüstü çay içebiliriz. Şurada çocuklarımız oynarlar” der demez Şengül karnını tuttu. Ağrıları artmıştı. Bir bebek bekliyorlardı. Ramazan durumun önemini hemen kavradı ve onun koluna girerek hastaneye götürdü.

Ramazan tam hayalinden bahsetmek isterken Şengül”ün doğum sancıları her şeyi sonraya bıraktırdı. Hastaneye yaklaşırken yine de Şengül’ün gözlerine bakarak;

“Bahçeye de birkaç limon ağacı dikelim.”

Şengül’ün gözleri bir anda gülümseyerek büyüdü.

“Limon ağacı mı?”

“Evet. Çünkü limon ağacı sabırlıdır. Güneşi sever ama gölgeyi de kabul eder. Güzel de koku verir. Tıpkı iki kültür arasında büyüyen bir aile gibi.”

Şengül’ün gözleri doldu.

“Murat… Bu söylediğin en güzel şey.”

“Sen de o ağacın toprağı ve açan ilk çiçeği olursun Şengül.”

Bir yanda doğum sancılarını yaşamasına rağmen Şengül, sevinçle fısıldadı:

“Sen de güzel kokulu limon ağacının toprağı sıkı sıkı tutan kökü olursun.”

Ramazan, Şengül’ün kollarına girerek hastane kapısından içeriye girdi. Görevliler onu hemen tekerlekli bir sedyeye uzattılar ve hızlıca doğumhaneye götürürken; Ramazan tok bir sesle:

“Biz de o ağacı inşallah birlikte bakarak yetiştiririz.”

Doğum odasına doktorlar, hemşireler ve ebe hanımlar girdi. Ramazan’ı da davet ettiler ama dayanamam dedi önce daha sonrada girip doğum esnasında Şengül’ün elini tuttu, yüzündeki terleri silip onu sakinleştirmeye çalıştı.

Orta yaşlı ebe hanımın elinde bir bebek sallanıp kıçına hafifçe bir şaplak ile vurulunca ortalığı bir erkek çocuğu ağlaması kapladı. Hemşirelerden yaşlı olanı bebeği alıp temizliğini yapmaya başladı.

Herkes önce Şengül’ü sonrada Ramazan’ı kutladılar. Doktor bebeğin ilk muayenesi yaptı ve maşallah sağlıklı deyip, görevlilere onu teslim etti.

Bir saat sonra Ramazan annesine ve babasına telefon açtı ve bir oğlunun olduğunu söyledi. Adını ne koyayım diye sordu. Bilhassa annesi “Şengül’üm ne isterse o olsun. Allah hepimize bağışlasın, sağlıklı akıllı vicdanlı, merhameti imanlı olsun!” diye dua etti.

Çocuğun adını doğumdan sonra Şengül ile konuşmuştu. Şengül, oğluna “Ertürk” adını vermek istiyordu. Ramazan da geçen sene ölen dedesinin adını koymak istiyordu.

Güzel gözlü hemşireye çocuğun adını yazdırdı. Ona doğum belgesine Adil Ertürk Yılmaz diye söyleyip yazdırdı. İşi bittikten sonra bir yüzlük çıkarıp orada çalışanların kumbarasına orada bulunanların gözleri önünde besmele çekip attı. Hepsi teşekkür ettiler.

Hemşire odasından çıkıp Şengül’ün yattığı odaya gitmeden hızla dışarı çıktı ve köşedeki çiçekçiden en güzel çiçek ve güllerden büyükçe bir buket alarak; hızla Şengül’ün odasının kapısını açtı. İçeri girince;

“Hoşgeldin Adil Ertürk Yılmaz!” deyip Şengül’ü öperek kutladı ve “bu çiçekler oğlumuz Adil Ertürk’ten” dedi.

O gün orada ikisi de bir evin ötesinde bir hayal kurduklarını anladılar: Birlikte bir ömür boyu beraberlik hayali. Kökleri Türkiye’de, dalları Almanya’da olan bir hayat.

Halil GÜLEL
Düsseldorf / 31.03.2026
(Garip Kuşun Yuvasını Allah Yapar)

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Hoşgeldin adil ertürk Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hoşgeldin adil ertürk yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HOŞGELDİN ADİL ERTÜRK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
31.3.2026 03:53:38
Harika bir hikaye. Kutluyorum.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL