Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
Tigem0663
Tigem0663

Kul Nefsaniden kıssasız hikayeler

Yorum

Kul Nefsaniden kıssasız hikayeler

( 1 kişi )

1

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

1911

Okunma

Kul Nefsaniden kıssasız hikayeler

Ebabil olup zalime kıyam ediyoruz


Derginizi Mustafa Armağanın kitaplarını ilgiyle takip ediyorum teşekkürler fakat Avrupanın göbeğinde müslüman oldukları için katledilen binlerce bosnalıyı unutmanız yenilir yutulur cinsten değil

Derin tarih sayı 18 eylül 2013


biz sabrı hakikati zikrederek Tevfîk ancak Allah’tandır deriz zaferi ve müjdeyi Allah Tealadan bekleriz iman ettikki Cenabı Hak firavunları yerle bir edecek zalimler ebabillere yenileceklerdir

Altuğ Murat@AllahaKul

Kul Nefsani anlatıyor aylardır bu dergiyi sabrı ve hakikati zikrederek her gördüğüm harften tevfik ancak Cenabı Haktandır diyerek bir ilim bin hikmet öğrenmeye çalışıyordum ilim zafer ve müjde kapısıydı
tarih 23 mayıstı birleşmiş milletler mi birleşememiş milletlermi demeli bugünü
23 Mayıs 2024 gününde Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü olarak kabul etti peki bugün kaç gazete yazıp anıyor
annem sultan hanım oğul derdi gün gelecek Cenabı Hak firavunları yerle bir edecek zalimler ebabillere yenileceklerdir güzel bir yolda tek başınada olsan imanla yürü zaferi Allahtan işte bende bugün siz
değerli okuuculara 1995 te katledilen binlerce bosnalı müslümanı anlatmaya karar verdim umarım batının batıl tarihini anlar binlerce öldürülen ve öldürülmekte olan bebek için göz yaşı dökersiniz tarih
1995 yılında israilin filistine abd nin irana girdiği gibi asıl müjde müslümanların temizlenmesidir diyerek izinsiz müslüman evlerine giriyor ilk önce bebekler sonrada anneler ölmeli işte
tevfik ve zafer budur diyerek sırp askerlerinin çizmeleri ile srebenitsa kasabasını bir kan gölüne çeviriyordu o günden beri bosnada gözyaşları nehir oldu 8372 müslüman katledildi bugün ise ebabil olup zalimin üstüne kıyam ediyoruz

Herkesin kahramanı farklı


Şubat 2013 tarihli derin tarih dergisinin sayısında damat ferit in torunu konuştu şeklinde bir söyleşiye yer vermiş tarihteki mazlumların sesi olmak üzere osmanlı ailesinin dramını duyurmak istemiştik

Derin Tarih Mustafa Armağan

Zalimler yerle bir edilecektir inşAllah
biz sabrın hakikatini ve mânâsını zikredelim. Tevfîk ancak Allah’tandır!

İhya/Gazali

Mustafa Armağan yazdığı makalede ikaz veriyor uyarıyordu bir asırdır sesi soluğu çıkmayan osmanlı ailesini diline dolayanlar cevaplarını mutlaka alacaklar kılıçlar çekildiyse bizim de hünerlerimiz
var Mustafa hocanın lafını böldüm mazluma ses olan osmanlı ailesi beni o unutulan kitap raflarına yeniden çağırıyordu tarihteki mazlumların sesi olmak üzere yola çıkmaya karar verdim
sıcak bir ekmek fırınına girdiğiniz zaman nasıl ki burnunuza o ekmek hamurunun cennetten çıkan kokusu geliyorsa bir kütüphaneye girdiğiniz zamanda ilk önce hakikatin kokusunu duyarsınız ilk girişte
kütüphanenin kapısına şunu yazmışlardı sabrı manasını bilen hakikat insanları
biz sabrın hakikatini ve mânâsını zikredelim. Tevfîk ancak Allah’tandır mana insanları bir gün yenecek bitirecekti
savaşı kütüphaneye yanlış mı attım bilemedim ama kafama bir kitap düşünce attığım adımı sorguladım sahi sorgulayıp tefekkür ediyormusunuz attığınız adımları kitapta damat ferit paşanın hayatı
anlatılırken kendimi zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissettim kitap damat ferit paşayı anlatırken milyonlarca çözülmeyen bir soru vardı aklımda kim kaçtı kim kurtardı kim kahraman kim hain sorunun cevabı yok herkesin kahramanı farklı

Doğruluk en büyük hataydı bu ülkede


Ntv tarih doğuş yayın gurubunun kararıyla kapatıldı dergi yönetimi gurubun iktidardan korktuğunu bu tehlikeli sayıyı yayınlamak istemediğini iddia ediyor

Derin tarih sayı 18 eylül 2013

İnsanın en büyük umudu, en sağlam dayanağıdır Ne kadar düşersek düşelim, O’nun rahmeti dönüş yolunu hep açık bırakır.

Murat
@_murat_21


Tarih dergisi genel editörü çağlayan armağan bey bakın dedi değerli mesai arkadaşlarım aylık olarak insanların okuyacağı bir tarih dergisi çıkaracağız fakat hiç o büyük koltuk ve makam
sahiplerini eleştirmeyin konferansta söz aldı Muhsin müdahale İnsanın en büyük umudu, en sağlam dayanağıdır bizde bir gün umut edebilirmiyiz koltuk sahiplerininde dokunulabileceğine
iktidar sahiplerine dokunanlar içeri alınıp gazetelerine kilit vuruluyordu o günlerde Çağlayan Armağan bey cevap verdi ne kadar Ne kadar düşersek düşelim umut
dönüş yolunu hep açık bırakır evet iktidardan yana olmak gazetenize yüksek tirajlar yaptırır çıkaracağınız dergiler binlerce tiraj yapar ve ne hazin tablodur doğrular içer yalancılar üst makamlarda ne kadar çok yalan o kadar popülerlik demektir işte bu sayede ilk baskıyı yaptı dergi armağan bey iki yıldır iktidarı öven muhalefeti yeren yazılar sayesinde aranan isim olmuştu Muhsin bey ise benim soyadım müdahale ben geri planda kalsamda muadillerimce terkedilecek olsamda eğri gördüğüm her çizgiyi doğrultmak isterim en büyük umudum en sağlam dayanağım bir gün herkesin dönüş yolundan girecek olmasıdır doğruluk en büyük hataydı bu ülkede

Ulu Hakan ve ilk çocuk hastanesi


Abdulhamidin hastanesi asıl ismine kavuşuyor 2. Abdulhamit 1889 da 8 aylık kızı hatice sultanın difteriden vefatı üzerine yaptırdığı Hamidiye(şişli) eftal hastanesi Abdulhamid yadigarı


Derin tarih sayı 18 eylül 2013

İnsan kendisini terbiye etme ahlakını düzeltme ve nefsini ıslah etme çabasında bile mükâfatlandırılır.

Emel @Emel_a


Küçük hatice sultan benim göz bebeğimdi  diyor Abdulhamit han fakat ülkenin derin kayıpları balkan savaşlarının derin acıları onunda terbiye ve ahlâkını bozmuş bakteriler solunum yolunu ele geçirmeye başlamıştı her hastalık ve musibet İnsan kendisini terbiye etme ahlakını düzeltme ve nefsini ıslah etme çabasıdır diyordu ulu hakan ve insan hastalığa sabreder iyileşme yolunda gayret gösterir.ise mükâfatlandırılır diyerek ekliyordu sultanım hatice saray doktorlarının teşhisine göre Diphtheriae adı verilen bakteriyi solunum yollarında taşımaya başlamış dr Nazım beyin dediğine göre difteri kızımın kullandığı küçük bir fincandan geçerek bulaşmış ve savaşların getirdiği yas ve matem dalgınlığı ile onu farkedememiş ülkemi kaybettiğim bu ciddi fonksiyona müdahale edememiş ve en büyük imtihanım olan evlat acısı ile sınanmıştım sene 1889 du ve ben kendimi terbiye etmek ahlâkımı düzeltip kızımı her baktığımda hatırlayabilmek için kızıma ithaf ettiğim bir hastane yapımına
karar verdim evet İnsanın kendisini  nefsini ıslah etme çabası  mükâfat alır bu hastane ilk önce hamidiye etfal hastanesi olarak açıldı bugün şişli etfal olarak bilinir osmanlının ilk çocuk hastanesidir ve yadigar bırakan elbet mükâfatını alır

Hayra değil kayıra koşanlar


Mezartaşlarımız londra sosyetesine satılıyordu karacaahmet mezarlığından çalınmışlar geçtiğimiz ay londra müzayede evinde 17.yy osmanlı mezar taşlarının satışa sunulacağı bildirildi

Derin tarih sayı 18 eylül 2013

Dua
Allahım ver bize hayır üstüne hayır,
Biz bilmeyiz her konuda kayır!

Metehan Höbek
@MetehanHobek

Osmanlı devletinin 17.yy da yetişen meşhur taş ustalarındandı ak sakallı kul nefsani dede oturmuş şu duayı ediyordum diyor pirü fani Allahım ver bize hayır üstüne hayır sen doğruyu kayır
efendim dedim gelen müşteriye gelen saliha bir osmanlı kadınıydı muhterem dedim bakın asıl sanat taşı bile konuşturmaktır duyuyormusunuz mezartaşından gelen sesi diye sordum
Osmanlının asil hanımefendisi cavidan hanım cevap verdi bu mezartaşı bir medeniyetin bekçileridir nefsani bey amca sizden yeni vefat eden bebeği karnında bir anne için mezartaşı
istemeye geldim ve kul Nefsani bebek ölümlerinden duyduğum üzüntüyü gözünden dökülen yaşı taşa işlemeye başladım bebek mezarları bile bu kadar yürek burkarken bir anne ölü bebeğini
nasıl alabilir kendiside o an ölmezmiydi diye sordum kendime ve 17.yy dan bu yana geldiğimizde kökü nefsani dedeye dayanan hafiye cafer efendi tarihi eserlerin peşine düşmüştü elinde
mikroskop delilleri inceleyerek müzayede evine kadar gelmişti tarihi eserlerimiz fıransızlar ve ingilizler tarafından çalınırken bizim her konuda hayra ihtiyacımız vardı her konuyu unutmuş hayra değil kayıra bayıra koşar olmuştuk

Martı ve balıkların bekçisi Haliç tersanesi


Unkapanı köprüsünü geçip şişhane yokuşunu tırmanırken sizi görkemli bir kapının selamladığı dikkatinizi çekti mi haliç tersanesi martıların bakışları arasında tarihin bekçiliğini sürdürüyor

Derin tarih sayı 18 eylül 2013

Resul-i Ekrem (sav), "Kim dua okursa, Allahu Teala onun sıkıntısını ve tasasını giderir, yerine neşe ve sevinç verir"

a
@marifetisani

Asır 15.yy sene istanbulun fethinden 2 yıl sonraydı ben o zamanlar küçüktüm babam ibraam kalenderi osmanlı kapudanıydı paşa derlerdi bey babacığıma bey babam gözümün feri çayımın şekeri
diyerek severdi beni duasız insanın sıkıntısı gitmez dilinde mutlaka sigara alkol değil bir dua bulunsun kim dua okursa Allah Teala onun sıkıntısını giderir eza ve cefa gider yerine alemi sefa gelir
haliç tersanesinin yapımı belediye işçileri osmanlı ameleleri sayesinde fatih sultan mehmedin emri ile yapılmaya başlandı sigarasını denize atanlar gemi yakıtını denize dökenler velhasıl hergeleler çoktu
benimse küçük bir kâğıttan başka tutunacak dalım yoktu bir iki hatalı denemeden sonra kâğıttan gemi yapmayı tahsil etmişti öğrenim yolunda babamın kulak çekişleri gıçıma şaplak atışlarıda
etkili olmuştu fatih sultan mehmedin inşa ettirdiği haliç tersanesi devrin en büyük tersanesi olma özelliğini taşırdı hele bir zabıta irfan vardıki düdüğe bir asıldığı gibi küçük çocuklar gemiden fıymanın yolunu
arar kaçamayanlar ise yatır falakaya denilerek avaz avaz bağırtılırdı babamı bir deniz seferinde şehadete yolcu ettik babamın son seferinde osmanlı armadası batmış olsada Haliç tersanesi bugün balık ve martılara bekçilik etmeye devam ediyor

Her niyet mutlaka gerçekleşir


Rönesans sanatının şaheseri davut heykeli 8 eylül 1504 italya floransada sergilendi michalengelonun davut heykeli 1873 te floransada galerisine taşınsada kopyası 1910 da ziyaretçilere açılmıştır

Derin tarih sayı 18 eylül 2013


Er-Rızku al’Allah➿ Rızkı veren Allah’tır. Başkasından bekleme.Bu da geçer Ya Hû➿ Başına gelen güzellikler de, çirkinlikler de bir gün bitecek.


Duâbekleyen
@dualardabulusmakuzere

Kul Nefsaniyim ben hayri abi rızkı veren Allahtır rızkıma o kefildir deyince hayri abi bana bu da geçer Allah sevgisi en son maddiyata yenilir kapitalizm emperyalizm bir gün tüm dünya gibi senide teslim alır
ben tabi böyle bir şeye ihtimal veremedim
Er-Rızku al’Allah deyip hayri abi insan başına gelen güzellikler sofrasındaki binlerce rızka rağmen güzelliklere sahip olmak için çirkinlikler mi işleyecekler
gazeteden bir fotoğraf çıkardı hayri abi bak dedi baktım bu davut heykeli var ya ha bu rönesans döneminin bir şaheseridir diyip hikayenin cüzi bir miktarını anlatmaya başladı sanki zaman o zaman
devir o devirdi michalengelo bu davut heykelini 1501-1504 yılları arasında inşa etti peki bu şaheseri yerinde görmeye ne dersin diye sordum Hayri abi ya nasip istediğin seninse Allah sana onu verir
diyince bu mimar sanatının şah eserini yerinde italyada görmeye gidecektik davut heykeli 5 m yüksekliği ile devasa bir heykeldi ben ve haydar abi işportada selpak yara bandı sattık izinsiz korsan
cd satışından yakayı ele versekte evsiz barksız insanlar için çirkinlikte bile bir güzellik bulunuyordu mutlaka bu davut heykeli ise incildeki hz davudu simgeliyordu imkansız sadece zaman ister ve her niyet mutlaka gerçekleşir

Ertuğrul fırkateyni şehitlerimiz

Japon sularında bir osmanlı yelkenlisi 18 eylül 1890 2. Abdulhamid 1887 de japonyaya ziyareti emretmişti ertuğrul fırkateyni 16 eylül 1890 da fırtınaya yakalandı kayalara çarparak battı



Derin tarih sayı 18 eylül 2013


Şimdi birlikte bir nefes alalım…Sessizce oku, dilersen içinden tekrar et 🤍Allah’ım,
Her şeyin üzerime üstüme geldiğini hissettiğim anlarda Rahmetinin beni sardığını kalbime hissettir.

Duâbekleyen
@dualardabulusmakuzere

2. Abdulhamit han seslendi halka 600 askerimizi şehit vermiştik bu denizde ey halkım dedi Abdulhamid önce osmanlı tebasına sonra teşekkür edercesine Japon halkına baktı çünkü japonlar
kendilerine yapılan yardımı unutmazdı Allah’ım Her şeyin üzerime üstüme geldiğini hissettiğim anlarda Rahmetinin beni sardığını kalbime hissettir diyerek duaya başladı Abdulhamid Han ve şöyle
devam etti duasına ertuğrul fırkateyninde ölen şehitlerimizi japon sularına gömülen yelkenlimizi senin merhametli sularına emanet ediyoruz japon ve türk halkını birbirine yaklaştırmanı niyaz ediyoruz
80 yaş üzeri ben kul Nefsani dedenizde vardım diyip bastonuma tutundum ertuğrulun hazin hikâyesini gözlerde yaş gönülde elem torunlarıma anlatmaya başladım 14 temmuz 1889 da başladık
yolculuğumuza 61 subay ve memur 548 i er toplam 609 kişilik mürettebatımızla emir ve görüşlerinize hazırız diyerek albay fehmiye tekmil verdim uzak doğuya barış götürdüğümüz bu yolculukta 600 kişi
evine ulaşamadı ve japon gardaşlar şehitlerimizi yad etmek için bir anıt inşa ettiler şimdi bu anıtın önünde şu duayı edelim Allahım ertuğrul fırkateyninde savaş ve cephelerde ölen şehitlerimizi rahmetinle karşıla onlara büyük kapılar aç

Cafer efendinin şükür dükkânı


Taşın soğuğundan kumun sıcağından çalının dikeninden çiçeğin böceğinden önce yaradana sonra sana sığınır ayaklarımız eşini yanına almadan yola düşmeyen ayakkabı zarif halel getirmez


Derin tarih sayı 18 eylül 2013


İçimde taş gibi duran sıkıntıları,Senin adına Sana bırakmayı nasip et.Bilmeden taşıdığım, beni yoran bütün yükleri

Senin kudretine havale edebileyim.

Duâbekleyen
@dualardabulusmakuzere

Ayakkabıcı cafer efendi derki en büyük hayalimdi bir ortopedist olmak fakat sizin nasibiniz ve sıkıntılarınız bilmediğiniz yerden gelir her işinizi kudret sahibine havale o sizi taşıdığınız yükten azade
eder kul nefsani dükkana girer girmez ayakkabıcı dükkânı şenlendi biz ona nefsani baba derdik mahlenin dervişiydi nice ülkeler omuzları üzerinde keşfolundu nice okyanuslardan onun sayesinde
kıyıya çıkılmıştır diyince bu bilmecenin cevabını verdim içimizde taşıdığımız sıkıntıları gideren bir ayakkabı çeşidiydi kimi zaman rugan kimi anda lastik ayakkabı sayesinde insanlar mescitlere
yürüyor taş gibi duran sıkıntıları sana bırakmayı nasip et diyen insanoğlu o mescitlere iki çift ayakkabı sayesinde gidebiliyordu ve iki çift ayakkabımız varsa ne kadar şükretsek azdır muhterem
dedim ve bu dükkanı açtım diyor cafer efendi bu dükkanda birazdan öğrenciler gelecek kimsesizlere ayakkabılar hediye edeceğim ve gelmeye başladılar işte cafer efendinin yüzü gülüyordu sırf iyiliik
yapabildiği için bakın dedi çocuklar ayak ve ayak bileğinin anatomisi karmaşık bir yapıdır eğer eklemler düzgün çalışırsa ayak bileği yukarı aşağı hareket eder ve yürüme gerçekleşir şükreden iki çift ayakkabısını alıp tebessüm ediyordu









Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Kul nefsaniden kıssasız hikayeler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kul nefsaniden kıssasız hikayeler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kul Nefsaniden kıssasız hikayeler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gazi AKKAYA
Gazi AKKAYA, @gaziakkaya1
27.3.2026 20:45:26
5 puan verdi
Kaleminiz kavi gönlünüz abad olsun nice güzel eserlere saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL