6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
302
Okunma

Aslında mesele sadece cevapsız kalan bir iki mesaj değildir. İnsanların sürekli zamanım yoktu diyerek kendilerini kandırmaları asıl sorundur ki bunu hepimiz biliyoruz. Zaman kavramı aslında değerli bir durumdur. İnsan gerçekten değer verdiği her şeye bir şekilde vakit ayırır, sosyal mecraların o parıltılı dünyasında saatlerini tüketen birinin bu işi bağımlılık haline dönüştürmesi, meşguliyetten bahsetmesi inandırıcı durmuyor, bu durum samimiyetin yavaş yavaş bitmesine değer yargılarının alışkanlıklara boyun eğmesine neden olmakta.
Müsait değilim cümlesi artık seninle ilgilenmek istemiyorum demenin kibar ama sahte, yapmacık bir yolu haline geldi Ekrana bakıp başkalarının hayatlarını izlerken, yada başka sosyal medya platformlarında dolaşırken, müsait olan zihin, sıra gerçek bir bağ kurmaya gelince aniden yorgunluk hisleriyle özü ve odağı kaçırmaktan öte gitmiyor. Hele işlerin ağırlığı altında ezildiğini iddia etmek sadece bir kaçış yöntemidir. Bu tamamen bir tercih meselesidir ve yapılan tercihler aradaki köprüleri temelinden sarsıyor bazanda sel suları gibi o köprüyü yıkabilmektedir
Arkadaş ortamında olmayı bir iletişim engeli gibi sunmak ise büyük bir çelişki barındırıyor. Elindeki telefonla tüm dünyaya bağlanırken sadece bir kişiye yada kişilere duvar örmek ancak isteksizlikle açıklanabilir ve değer yargılarının değiştiğiyle izah edilebilir. Yani mesele fiziksel olarak nerede olunduğu değildir, asıl mesele zihnin kiminle kalmayı ve kime vakit ayırmayı seçtiğidir. Çünkü buna karar veren insanın kendisidir
Sonuç olarak sürekli aynı tavır ve durumlar bahaneler üretildiğinde yada işlerim vardı diyerek geçiştirilen her an, karşı tarafa önceliğim sen değilsin mesajı gibi algı yapmaktadır. Ve zamanla bu çoğaldıkça karşıdaki insan yada insanlar artık sizin için bir karar verme mekanizması çalıştırmaya başlar... ve Nihayetinde bir karar vermek her düşünme neticesinde ortaya çıkan mutklak bir durumdur. Hatta bir çok kez de bu konuda karşı tarafı kırmadan incitmeden vurgulamıştır. yapılanın doğru olmadığı, söylenen gerekçelerin yanlış olduğu anlatılmaya çalışılmıştır.
Hayatın koşturmacası içinde herkesin kendine göre bir yoğunluğu mutlaka vardır, ancak nezaket ve dürüstlük bu yoğunluğun bir bahanesi olmamalıdır, Her defasında yeni bir kılıf bulmak yerine dürüstçe ilgilenmiyorum demek insanı çok daha saygın ve gerçek kılar. Dahada anlamlı hale gelir herşey. Unutmayınız ki karşısınızdaki insana onun değersiz olduğunu hissettirmek sizden uzaklaşması için yeterli olacak adımın son katresidir.
Vakitsizlikten den vurup türlü bahanelere sığındığınız durum, hele hele göz önünde gerçekleşmekteyse bu durum karşıdakini sadece değersiz değil aynı zamanda aptal yerine koymak olur ki.. buna hiç kimse musamaha göstermez..çünkü gözleriyle gördüğü hakikati gizleyecek perde yoktur.. ve bu kolaylıkla ıspatı mümkün olan durumdur..
Evet, gerçekten müsait olunmayan zamanlar olabilir. Meşgul olunan zamanlar da mutlaka olacaktır. Ancak sosyal mecralardaki o bitmek bilmeyen varlık, ve alışkanlıklar, sosyal medya çığırtkanlıkları bu mazeretlerin sadece birer tercih olduğunu her seferinde açıkça ortaya koymaktadır
Son söz olaraksa.. bu tür durumların akabindeki olgu duygu düşünce ve yansımalar köprünün yıkımı kadar hazin bir son hazırlar insana..
Aslında bahane insanın kendini avutma yöntemidir.. ve bu yintem her zaman aynı sonuçları verir..
O yüzden değer verdiklerinize değer verdiğinizi yansıtın, gösterin.. Kendini değersiz hissettirdiğiniz yada hissettiğinizde zaten birbirini tanımaz (iki dost iki arkadaş iki sevgili yada adı herneyse) hale gelinmektedir
Değerinizde kalın..
Sevgilerimle
Ünsüz şair TURABOĞLU
25 Mart 2026
Yavuz Sultan ÖZTÜRK
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.