0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
147
Okunma
Her Şey Aslına Döner
Bu dünyada her şey bir gün aslına döner. Çünkü varlık âleminin değişmez kanunlarından biri budur: Her şey geldiği yere dönme eğilimi taşır.
İnsan topraktan yaratılmıştır. Hayatı boyunca yürür, konuşur, üretir, düşünür; şehirler kurar, eserler bırakır. Fakat ömrü tamamlandığında yine toprağa döner. Başlangıcı neredeyse sonu da orasıdır.
Aslında bu yalnızca insan için değil, bütün varlık için geçerli bir kuraldır. Doğaya dikkatle bakıldığında bunun sayısız örneği görülür.
Toprağın içinde sayısız madde kararsız hâlde bekler. İnsan onları çıkarır; altın yapar, gümüş yapar, bakır yapar. Onları işler, şekillendirir, kıymet verir. Fakat bu maddeleri tekrar doğanın kucağına bıraktığınızda, zamanla eski hâllerine dönmeye başlarlar. Korozyon oluşur, pas tutar, çözülürler. Bir süre sonra yine toprağa karışırlar. Çünkü doğa, kendisinden alınanı tekrar kendine çekmek ister.
İnsan da eserleriyle bu gerçeği sürekli görür. Evler yapar, köprüler kurar, arabalar üretir. Yıllarca kullanır, faydalanır. Fakat insan elini çektiği anda doğa hemen devreye girer. Bir zamanlar sağlam olan yapılar yavaş yavaş çatlar, duvarları dökülür, demirleri paslanır. İnsan emeği ortadan kalktığında doğa sabırla onları tekrar aslına döndürür.
Bir baraj düşünün… Yıllarca su tutar, enerji üretir, hayat verir. Fakat bakımı bırakıldığında doğa kendi düzenini kurmaya başlar. Barajın kenarlarında otlar çıkar, toprak kayar, kıyılar aşınır. Zaman ilerledikçe o devasa yapı bile yavaş yavaş eski tabiat hâline yaklaşır. Yani doğa, kendisine yapılan müdahaleleri bir gün silmeye başlar.
Bütün bunlar bize eski bir sözün ne kadar doğru olduğunu hatırlatır:
Her şey aslına rücu eder.
Bu kural yalnızca maddeler ve yapılar için geçerli değildir; insanın zihni ve hayatı için de geçerlidir.
İnsan kendini geliştirebilir, bilgi edinebilir, kültür kazanabilir. Fakat çalışmayı bıraktığı anda gerileme başlar. Okumayı bırakırsa unutur, düşünmeyi bırakırsa körelir. Çünkü bilgi ve gelişme de tıpkı bir yapı gibi sürekli bakım ister.
Demek ki hayatta bir dengeyi korumanın tek yolu sürekli çaba göstermektir.
Çaba gösterilmeyen her şey çözülmeye başlar.
Bakımı yapılmayan yapı yıkılır.
İşlenmeyen zihin körelir.
Kullanılmayan bilgi unutulur.
Sonunda insan şunu anlar:
Bu dünyada var olmak kadar varlığı korumak da emek ister.
Çünkü doğa sabırlıdır.
İnsan yorulduğu anda doğa bekler…
Ve zamanı gelince her şeyi yeniden aslına döndürür.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.