1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma
Bahar geldi, kış bitti diyorlar.
Oysa bende kış; sensizliğe enlenip boylanarak, düşe kalka, çarpa geçe doğudan batıya kadar gerçek bir resmiyet kazandı.
Bensizliği üşümesin diye sarıp sarmalayıp sonra sokağa attığın şeyin kader değil, senin noksan sevişin olduğunu anladım.
Sevmiştim.
Yankısı bizi vuran; şifalı, öğrenmeyi sende bulan tohumlar gibi sevmiştim.
Seni, seninle kendimi… kendimden en çok seni yaratırken bizi bizde yaşatmayı sevmiştim.
Şimdi bitti.
Benden ayrı mutluluklara doğduğun an bitti.
Başka bir bedende kendini bulduğunu sandığın an.
Gecenin karanlığı, bir daha ağlamamayı sihirli bir cümle yaptı.
Ağlamamayı kendimde dost bildim.
Ayrılığına gönüllüyüm.
Bir bardak su gibi gelsen, içtiğim kadar sade kalırsın.
Bakınırım, şeffaf sayarım ama sende sevmem.
Çünkü sen, bende şeffaf görünmeyi sevmezsin.
Adını boşuyorum.
Gönül evimin direğine yasladığın paslı gönlünü kovuyorum.
Bir fatiha, bir selâ… bir selam sana.
Çiğnenmiş bir sevdanın hiçbir yerinde bizi bulamadım.
Sen, kirlenen taraf oldun.
Sen kendini sofralara kurulmuş bir kral sandın,
ben cebimdeki son sevdayı paylaştım.
Sana yetmedi.
Şimdi yine de ben zenginim, sen fakir.
Ruhun şad olmuyor.
Sen doğunun bilinmez adresi,
ben batının yarasıyım.
Aynı pusulada yanlışı gösterip kaybolduk.
Gömleğinin düğmelerini açtığın başka baharda,
beni kol düğmesi sanmışsın.
Olmaz.
Artık olmaz.
Ruhunun merhabasına hoşça kal büyüdü.
Bu sevda, yabana atılmış bir top artık.
Ofsayt.
Yediden yetmişe seni unuttum.
Sonra adın yankılanacak—
bir camii anonsunda.
“Bende zaten çoktan ölmüştü,” diyeceğim.
Dilara AKSOY
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.