1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
182
Okunma

Varlığımız toprağa düşen o mahrem izle ölçülür, bir yanımız yere tutunmak isterken diğer yanımız duman gibi dağılıp gitmeyi arzular. Bu bir bedene sahip olmanın sızısı ile bir hayalete dönüşmenin buz gibi hafifliği arasındaki bitmeyen savaştır.
Ayak uçlarından başlayıp kalbine uzanan o siyahlık insanın en dürüst itirafıdır. Yer kapladığını değil bir duruşu olduğunu haykırır. Kimsenin duymadığı bir dille ben buradayım bir ağırlığım var ve bu kainatta bir yer işgal ediyorum der. Gölge ruhun toprağa değdiği yerdir, seninle yürüyen seninle yorulan ama seni asla terk etmeyen o hüzünlü sadakattir. O siyah izi kaybetmek dünyadaki tapunu kaybetmektir, çünkü sadece gerçekten var olanlar o koyu ve derin sessizliği yere mühürleyebilir.
Görünmezlik ise bir insanın kendine verebileceği en zarif ama en acımasız cezadır. Bir boşluğa dönüşmek, dokunulmayan fark edilmeyen ve aynada karşılığı olmayan bir sise evrilmektir. Bu hal bir özgürlük maskesi ardına gizlenmiş mutlak bir terk edilmişliktir. Ne arkanda bir iz kalır ne de önünde bir siluet. Sen her yerdesindir ama hiçbir yerin sahibi değilsindir. Görünmezlik hatıralardan ve topraktan silinme arzusudur, kimsenin gözüne takılmamak aslında hiç var olmamış olmanın o derin kederidir.
Nihayetinde bir gölgeye sahip olmak hayatın tüm yükünü ve sızısını kabullenmektir. O siyah leke senin varoluş sancındır. Görünmezlik ise bu sancıdan kaçışın bir toz zerresi olup boşlukta kayboluşun adıdır. İnsan kendi gölgesinin koyuluğu kadar gerçektir. O siyahlık ne kadar derinse ruhun o kadar kök salmıştır toprağa. Seni takip eden o karartıdan korkma, o senin varlık teminatındır.
Vakit gelip de beden aradan çekildiğinde gölge ve görünmezlik o kadim eşikte birleşir. O an ne yer kaplayan bir karanlık kalır ne de dünyadan kaçan bir şeffaflık. Ruhun en derinindeki o gizli oda açılır ve insan kendi karanlığının aslında ilahi bir perdenin aksi olduğunu anlar. Bu uyanışta benlik dediğin ne varsa o muazzam hiçliğin içinde erir, ne isim kalır geriye ne de suret. Hiçlik bir yok oluş değil aksine her şeyden vazgeçerek bütüne kavuşmaktır. Görünmezliğin sessizliği ile gölgenin secdesi o büyük boşlukta yankılanır, artık ne yere düşen bir leke vardır ne de dünyadan kaçan bir yabancı. Sadece isimsiz bir ışık ve o ışığın içinde eriyen ama aslında aslına rücu eden ebedi bir sükut kalır.
ve asıl mesele gölge ve görünmezlikten çok o Hiiç’lik makamına erişip erişilemediğidir..
"Dünya bir masalmış, sonu olmayan,
Ben bir boşluktayım, asla dolmayan.
Varlık bir gölgeymiş, aslımız hüzün,
Silinir hatırı, gece gündüzün.
Makamım hiçliktir, tahtım bir nefes,
Sessizlik içimde, en derin kafes".
Ünsüz Şair Turaboğlu
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.