Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun

12 Mart: İstiklal’in Ruhu

Yorum

12 Mart: İstiklal’in Ruhu

( 11 kişi )

10

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

295

Okunma

12 Mart: İstiklal’in Ruhu



Tarihler bazen yalnızca bir günü değil, bir milletin ruhunu taşır. 12 Mart da böyle günlerden biridir. O gün sadece bir marş kabul edilmedi; bir milletin ayağa kalkışının, bir inancın ve bir dirilişin sesi resmileşti. İstiklal Marşı, kağıt üzerinde yazılmış birkaç kıta değil; toprağa düşen canların, sabaha kadar dua eden anaların, cepheye yürüyen gençlerin ve “ya istiklal ya ölüm” diyen bir milletin karakter belgesidir.

Bir marşı marş yapan şey sadece notalar değildir. Onu marş yapan, arkasındaki ruhtur. İstiklal Marşı’nın ardında ise bir milletin küllerinden doğma iradesi vardır. İşte bu yüzden Mehmet Akif Ersoy’un o meşhur duası bugün bile kalpleri titreten bir anlam taşır:
Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Bu dua, bir temenni olmanın ötesinde büyük bir tecrübenin ifadesidir. Çünkü İstiklal Marşı, kolay yazılmış bir şiir değildir. O mısraların her biri yoklukla, işgalle, açlıkla ve acıyla yoğrulmuş bir milletin çığlığıdır. Akif kalemiyle yazdı belki ama aslında o marşı yazan Anadolu’nun yorgun fakat dimdik duran insanıdır.

Bir düşünün…
Bir millet var ki şehirleri yakılmış, ordusu dağılmış, umutları kırılmış. Ama yine de teslim olmamış. Çünkü biliyordu ki istiklal sadece toprak meselesi değildir; istiklal, insanın ruhuna sahip çıkmasıdır.

İşte İstiklal Marşı bu ruhun adıdır.

Bugün bu marşı okurken çoğu zaman sadece bir törenin parçası gibi davranabiliyoruz. Oysa her kıtasında bir karakter dersi vardır. “Korkma” diye başlayan bir marş, aslında bir milletin kaderine yazılmış en büyük öğüttür. Çünkü korkunun bittiği yerde özgürlük başlar.

Akif’in kaleminden dökülen o dizeler bize sadece geçmişi anlatmaz; aynı zamanda geleceği de emanet eder. O yüzden İstiklal Marşı nostaljik bir hatıra değildir. O, her nesle verilen bir sorumluluktur.

Bu sorumluluğun adı ise millet olma bilincidir.

Millet olmak yalnızca aynı dili konuşmak demek değildir. Millet olmak; aynı acıya üzülmek, aynı sevinçte buluşmak ve aynı bayrağın gölgesinde kardeş olabilmektir. Bu topraklarda farklı diller konuşulabilir, farklı kültürler yaşanabilir. Ama ortak bir hakikat vardır: Hepimiz aynı vatanın evlatlarıyız.

Bir milletin gücü, farklılıklarını yok saymasında değil; onları ortak bir hedefte birleştirebilmesindedir. Çünkü gerçek birlik, benzerlikten değil; ortak aidiyetten doğar.

İşte bu yüzden milli meseleler söz konusu olduğunda bu toprakların insanı her zaman aynı refleksi göstermiştir. Zaman zaman aramızda küçük farklılıklar olabilir. Fikirler değişebilir, hayatlar farklı yönlere akabilir. Ama söz konusu vatan olduğunda bu millet her zaman tek yürek, tek ses ve tek yumruk olmayı bilmiştir.

Çünkü biz biliyoruz ki bu coğrafya kolay kazanılmadı.

Her karışında bir şehidin hatırası vardır. Her tepesinde bir dua, her taşında bir fedakârlık saklıdır. Bu yüzden vatan, sadece üzerinde yaşadığımız bir yer değil; uğruna can verilen bir emanettir.

Bu emanetin en büyük sembolü ise Türk bayrağıdır.

Gökyüzünde dalgalanan o ay ve yıldız, bir milletin umudunu anlatır. Ay; karanlığın içinden doğan aydınlığı simgeler. Yıldız ise yönümüzü gösteren bir istikamettir. Bayrağın kırmızısı ise yalnızca bir renk değildir; o, bu toprakları vatan yapan şehitlerin kanıdır.

Bir millet bayrağına baktığında sadece bir sembol görmez. Bir tarih görür. Bir mücadele görür. Ve en önemlisi bir sorumluluk hisseder.

İstiklal Marşı okunurken insanların gözlerinin dolmasının sebebi de budur. Çünkü o marş, bize kim olduğumuzu hatırlatır.

Bugünün dünyasında aidiyet kavramı bazen zayıflayabiliyor. İnsanlar köklerinden uzaklaştıkça ortak değerler de yavaş yavaş unutulabiliyor. Oysa bir milleti ayakta tutan şey yalnızca ekonomi, teknoloji ya da güç değildir. Bir milleti ayakta tutan en büyük şey ortak ruhudur.

İstiklal Marşı işte o ruhun adıdır.

O yüzden 12 Mart sadece geçmişi hatırladığımız bir gün olmamalıdır. Aynı zamanda geleceğe söz verdiğimiz bir gün olmalıdır. Bu marşın yazıldığı ruhu anlamak ve onu yaşatmak hepimizin sorumluluğudur.

Bugün bize düşen görev, Akif’in o duasını boşa çıkarmamaktır.

Yani bu milleti bir daha o günlerin çaresizliğine düşürmemek…
Bir daha aynı acıları yaşamamak…
Bir daha istiklal için varlık yokluk savaşı vermek zorunda kalmamak…

Bunun yolu ise çok basittir:
Birlik.

Birbirimizi anlamak, farklılıklarımızı kavga sebebi değil zenginlik olarak görmek ve vatan söz konusu olduğunda aynı safta durabilmek.

Çünkü bir millet ancak o zaman güçlü olur.

İstiklal Marşı’nı okurken aslında kendimize söz veririz. Bu bayrağın gölgesinde yaşayan herkesin kardeş olduğunu, bu vatanın ortak emanetimiz olduğunu ve gerektiğinde onu korumak için aynı kararlılıkla ayağa kalkacağımızı hatırlarız.

Belki de 12 Mart’ın bize söylediği en büyük hakikat şudur:

Bir milletin gerçek gücü silahında değil, kalbindeki birliktedir.

Ve o birlik yaşadığı sürece bu bayrak gökyüzünden asla inmeyecek, bu marş da bu milletin ruhunda sonsuza kadar yankılanacaktır.


ALİ RIZA COŞKUN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

12 mart: istiklal’in ruhu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz 12 mart: istiklal’in ruhu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
12 Mart: İstiklal’in Ruhu yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
12.3.2026 17:17:31
5 puan verdi
Mehmet Akif'in "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" duasının ardındaki anlama dikkat çekerek, bir milletin asıl gücünün silahlarda değil, vatan söz konusu olduğunda farklılıkları bir kenara bırakıp kenetlendiği "birlik ruhunda" yattığını ifade ettiğin yazını tebrik ederim ...

Ne acıdır ki Mehmet Akif Ersoy 1936 da siroz hastalığına yakalanmıştı .
Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda büyük bir yoksulluk ve yalnızlık içinde vefat etti.

Seyit Onbaşı da Hayatının son yıllarını yine yoksulluk içinde geçirmişti yakalandığı zatürre hastalığı nedeniyle 1939 yılında vefat etti.
Tarihimizin en önemli şahsiyetlerine vefasız bir toplumuz biz .

Selamlar sevgiler Kardeşim


hayatışığı
hayatışığı, @hayatisigi
12.3.2026 23:09:53
5 puan verdi
İstiklal Marşı
Milletimizin hürriyet ve bağımsızlık tutkusunun,kurtuluş mücadelesinin mısralara dökülmüş en güçlü ifadesidir.

İstiklal Marşı'mızın kabulünün 105. ÿıl dönümü kutlu olsun.🇹🇷

Başta, Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,İstiklal Marşımızın şairi M.Akif Ersoy'u ve bu destanı bizlere armağan eden tüm şehitlerimize,rahmet ve minnetle.

Ruhları şad olsun olsun🙏

Bu anlamlı,değerli yazınız için can-ı gönülden teşekkürler👏Emeğinize,yüreğinize bin sağlık🙏

Kaleminiz var olsun hep.

Selamlar,sevgiler,saygılar değerli şiir dostu.🇹🇷
Etkili Yorum
Oğuzhan KÜLTE
Oğuzhan KÜLTE, @oguzhankulte
12.3.2026 14:08:17
5 puan verdi
Çeliğin et ile sınandığı, sisli bulutların eksik olmadığı günlerdeki asil duruşun, tarihinin kadim köklerinden gelen ve kıyamete değin de eksilmeyecek özgürlük ruhunun, fertlerini bir araya getiren ve kucaklayan, aidiyet duygusunu perçinleyen olağan dışı kaleme alınış ve de ezgisiyle milli marşımız olarak yüreğimize kazıdığımız "İstiklâl Marşı" na dair en gerçekçi ve ruha dokunan satırları okumuş oldum. Mahir kaleminiz daim olsun. Nice kalıcı paylaşımlara, saygı ve selamlarımla.
Fevzi Gültuna(Batı Yakası
Fevzi Gültuna(Batı Yakası, @fevzi-gultuna-bati-yakasi
12.3.2026 12:11:02
Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın. Milli şairimizi Rahmetle minnetle yad ediyor bu vatan için canını feda eden bütün geçmişlerimizin mekanları cennet olsun
Şa
Şair Ahmet1, @sairahmet1
12.3.2026 08:57:21
5 puan verdi
Yüreğine gönlüne sağlık Yüreğin gönlün var olsun
Mehmet Ata
Mehmet Ata, @mehmetata
12.3.2026 05:32:16
5 puan verdi
Bu yazı sadece bir günü anlatmıyor; bir milletin hafızasını ve ruhunu hatırlatıyor. 12 Mart’ın anlamını, İstiklal Marşı’nın arkasındaki fedakârlığı ve millet olma bilincini çok güçlü ve etkileyici bir dille ifade etmişsiniz. Okurken insan yalnızca bir marşı değil, o marşı doğuran mücadeleyi, inancı ve kararlılığı hissediyor. Kaleminiz; geçmişi hatırlatan, bugünü düşündüren ve geleceğe sorumluluk yükleyen çok kıymetli bir anlatım sunmuş. Böyle anlamlı bir yazıyı kaleme aldığınız için gönülden teşekkürler. 🇹🇷
seyide cinaloğlu doyran
seyide cinaloğlu doyran, @seyidecinalogludoyran
12.3.2026 03:22:52
5 puan verdi
Bir milletin gücü, farklılıklarını yok saymasında değil; onları ortak bir hedefte birleştirebilmesindedir. Çünkü gerçek birlik, benzerlikten değil; ortak aidiyetten doğar.




Bir milletin gerçek gücü silahında değil, kalbindeki birliktedir.

Özü çok doğru ifade etmişsiniz, bu sözlerin üzerine başka bir şey söylemem gereksiz. Varolunuz, sevgiler.
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
12.3.2026 02:23:32
5 puan verdi
Milli marşımız, milletin her ferdinde bayraklaşmış özgürce varlık ve esaret kabul etmemenin sembolü olmuştur.
Nur içinde yatsın milli şairimiz, yeri uçmak olsun.
yön
yön, @yon
12.3.2026 01:07:08
5 puan verdi
Çok doğru! 12 Mart, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin ve milli kimliğinin sembolü olan İstiklal Marşı'nın kabul edildiği gündür. Bu marş, sadece bir şiir değil, bir milletin ruhunu, cesaretini ve inancını temsil eder. 😔🇹🇷
Yüreğine kalemine sağlık.Degerlı hocam
kalemin kavi ilhaminiz bol olsun.
yüregin ve yazan eleriniz dert görmesın
saygılar selamlar yolluyorum diyar gurbetten
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
12.3.2026 00:08:36
5 puan verdi
Bu yazı, İstiklal Marşı'nın sadece bir "şiir" olmadığını, bu toprakların tapusu ve karakter belgesi olduğunu çok net ortaya koymuş. "Korkunun bittiği yerde özgürlük başlar" tespiti, Akif’in ilk mısradaki vasiyetinin özüdür. Yazıda vurgulanan "tek yürek, tek ses, tek yumruk" olma bilinci, bugün bizlerin en büyük sorumluluğu. Akif'in kalemiyle mühürlediği, Anadolu'nun yorgun ama mağrur insanının yazdığı o ruh, bugün sadece törenlerde değil, birliğimizde yaşamalı.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL