2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
291
Okunma

Bir sabah uyandığınızı düşünün. Telefonunuz titriyor. Bildirim geliyor:
“Sokrates sizi ‘Gerçeği Arayanlar’ adlı gruba ekledi.”
İnsan önce bir duraksıyor.
Çünkü hayatınızda birçok tuhaf şey olabilir ama ölü filozofların WhatsApp grubu kurması insanın günlük planına genelde dahil değildir.
Gruba giriyorsunuz.
Profil fotoğrafları ilginç.
Sokrates’in fotoğrafı yok. Sadece gri bir siluet. Çünkü adam hayatı boyunca bir şey yazmamış, profil fotoğrafı koymasını beklemek de biraz iyimserlik olur.
Nietzsche siyah beyaz bir fotoğraf koymuş. Bakışları yine sert. Belli ki grup sohbetlerinde de kimseyi rahat bırakmayacak.
Montaigne ise profil fotoğrafı olarak kendi kütüphanesini koymuş. Adam hâlâ kendi üzerine düşünüyor.
Ve tabii ki Diogenes.
Profil fotoğrafı: bir fıçı.
Gruba ilk mesajı Sokrates yazıyor:
“Arkadaşlar, gerçekten biliyor muyuz?”
Bu mesajdan sonra grupta bir süre sessizlik oluyor. Çünkü filozofların en tehlikeli özelliği konuşmaları değil, sorularıdır.
Ardından Nietzsche yazıyor:
“Tanrı çevrimdışı.”
Kimse cevap vermiyor. Çünkü bu mesaj grup içinde biraz gerginlik yaratıyor. Özellikle de Aristoteles gruptaysa.
Aristoteles genelde grupta düzen sağlamaya çalışan kişidir. Her grubun böyle birine ihtiyacı vardır. Dünyayı kategorilere ayıran adam WhatsApp grubunu da kategorilere ayırmak ister.
Bir noktada şöyle yazar:
“Arkadaşlar konu başlıklarına göre konuşalım.”
Ama filozoflar hiçbir zaman konu başlığına göre konuşmaz.
Montaigne mesaj atar:
“Ben sadece deniyorum.”
Bu cümle grupta en huzurlu cümledir. Çünkü Montaigne dünyadaki en rahat filozoftur. Adam hayatı boyunca kesin sonuçlardan kaçınmıştır. WhatsApp grubunda da aynı şekilde davranır.
Birisi uzun bir tartışma başlatır.
Montaigne cevap verir:
“Belki.”
Bu cevap filozoflar arasında şaşırtıcı derecede güçlü bir cevaptır.
Çünkü insanlık tarihindeki büyük felaketlerin çoğu “belki” demeyi bilmeyen insanların eseridir.
Grup ilerledikçe tartışmalar büyür.
Sokrates sürekli sorular sorar.
Platon uzun mesajlar yazar. Kimse okumaz.
Aristoteles madde madde açıklamalar yapar.
Nietzsche ara sıra çok sert bir cümle yazar ve sonra üç gün mesaj atmaz.
Diogenes ise genelde tek cümle yazar:
“Saçmalık.”
Bazen filozofların WhatsApp grubuna modern insanlar da eklenir. Ama genelde uzun süre dayanamazlar.
Çünkü modern insan WhatsApp grubuna bilgi için değil, onay için girer.
Filozoflar ise onay vermez.
Sokrates size şöyle bir mesaj gönderir:
“Bu düşünce gerçekten senin mi?”
Nietzsche şöyle sorar:
“Bunu neden bu kadar ciddiye alıyorsun?”
Diogenes ise daha kısa bir şey yazar:
“Telefonu bırak.”
Modern insan bu üç mesajdan sonra grubu terk eder.
Çünkü insanlığın en sevmediği şeylerden biri düşünmek zorunda kalmaktır.
Ama filozoflar düşünmekten başka bir şey yapmaz.
Grup sohbeti ilerledikçe ilginç bir şey fark edersiniz.
Bu insanların çoğu ölmüş.
Ama konuşmaları hâlâ canlı.
Oysa dünyada yaşayan milyonlarca insan var ve söyledikleri çoğu zaman zaten ölü.
Filozofların mesajları bazen kısa olur.
Sokrates bir gün şöyle yazar:
“Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.”
Grup bir süre sessiz kalır.
Çünkü bu cümle iki bin yıldır insanlığı rahatsız etmeye devam etmektedir.
Sonra Nietzsche tekrar yazıyor:
“İnsan aşılması gereken bir şeydir.”
Bu cümle biraz gerginlik yaratır.
Çünkü grupta hâlâ insan olan birkaç kişi vardır.
Bir süre sonra Montaigne şöyle yazar:
“İnsan, kendini anlamaya çalışan bir hayvandır.”
Bu cümle gruptaki en sakin cümledir.
Ama belki de en doğru olanıdır.
Çünkü insanlık tarihi aslında çok uzun bir WhatsApp sohbetine benzer.
Milyarlarca mesaj yazılmıştır.
Çoğu gereksizdir.
Bazıları komiktir.
Bazıları trajiktir.
Ama arada bir cümle çıkar.
Öyle bir cümle ki insanlık yüzyıllarca onu düşünür.
Belki de filozoflar bu yüzden hâlâ konuşuyor.
Çünkü düşünceler ölmez.
Sadece telefon değiştirirler.
Ve kim bilir…
Belki bir gün telefonunuz yine titreyecek.
Yeni bir bildirim.
“Diogenes sizi gruba ekledi.”
Grubun adı:
“İnsanlık Hakkında Hâlâ Emin Değiliz.”
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.