0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
202
Okunma

"Medine Sözleşmesi", yerinden yönetimci, özgürlükçü ve demokratik yönetim olmak bakımından, klasik devlet tanımına karşıt bir olgudur, deniliyor.
Aşiret, asabiyet, din temelli etnitit bir durum/ konumdur.
Yani ’Medine Sözleşmesi’nin Batı tipi ve Jean-Jacques Rousseau patentli karşılığı, çok bilindik "Toplumsal Mukavele" veya "Toplumsal Sözleşme"dir.
Peki bu "Medine Sözleşmesi" ile Toplumsal mukavelenin ayrışanı ve örtüşen farkı nedir?
Bunda bir belirginlik yoktur.
Jean-Jacques Rousseau’nun, "Toplumsal Sözleşmesi"ni hukuk ve yasa (adalet) temeline oturtmuş olduğunu biliyoruz.
Yasaların temelini ise yine aynı kişinin yazdığı bir başka eser olan "Kanunların Ruhu"yla, "mülkiyet" temeli üzerine oturtmuş olduğunu da biliyoruz.
Kölecilik, Toplumsal Mukavele de sanayi devrimi, Medine sözleşmesinde ise altıcı asır Arap toplumunda ve hala devam eden haliyle ayrışıyor.
"Asr-ı Saadet"i ve o zamanki Medine’deki mukaveleyi bizatihi gören ikinci halife Ömer’in mi yoksa Atatürk’e mal edilip, onun mu olduğu üzerinden polemik yapılan "Adalet mülkün temelidir" adlı bir vecizeyi söylediğini de biliyoruz.
Bu iki temel belit-aksiyom üzerinden bir farklılaşma olup olmadığı düşünüldüğünde, mülkiyetin temel alındığı bir toplumsal sözleşme farkıyla, kapitalist anti-kapitalist türeviyle ayrıştığı görülüyor.
İslam da kölelik ve cariyelik gibi sınıflamalar hiç kalkmamış, kaldırılmamıştır.
Sadece yeniden düzenlenleme yapılarak devam etmiştir.
Kölelik ve cariyelik Osmanlı toplumunda da hep olmuş, örnek olsun Türk Medeni kanunu ile cumhuriyet döneminde kaldırılmıştır.
Yeni feodal çağ da, yani günümüzde Afganistan, Suriye vb yerlerdeki örnek ve uygulamalarıyla Selefi/Eş’ari ve tekvircilikle yeniden hortladığı da bir vakıadır.
"Demokratik İslam" denilerek örneklendirilen ve Medine’deki bir toplantı da iki buçuk yıl kadar sürdüğü söylenen bu mukavili sözlerin, çöl serabından öte bir karşılığının olmaması gerekiyor.
Kapitalizmin içeriği ve ruhuna bakınca Max Weber’in aynı adlı eserindeki (Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu) yazılanlarını, burada ayrıca hatırlamak gerekiyor.
Hem emperyalist, hem kapitalist ve hem de sömürgeciliğin en son projesi olan Ydd ve Bop’u destekleyerek nasıl ve ne şekilde anti-kapitalist/ emperyalist olabiliyorsunuz, ilginçtir?!
Sonra, kapitalizmin ve kapitalist toplumlun ruhu olan toplumsal sözleşme ve mülkiyet temelliliği, benzer yönleri olduğu için mezhepçi ve etnikçilerin tercih sebebi olan Medine Sözleşmesi’yle aynıymış gibi gösteriyorsunuz?!
Ve burada da kalmayıp, sanki diyalektik düşünüyormuş gibi yaparak insanların kafasını karıştırıyorsunuz?!
A.K.A.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.