1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
162
Okunma
İlişkiler ve evlilikler üzerine günlerdir düşünüyorum.
Aslında saçma sapan sebeplerden ayrı düşmüş, birbirini seven iki insan; olayın üzerinden bir süre geçip ilk anki öfke dinince, birbirini anlamanın ve uzlaşmanın bir yolunu mutlaka bulurlar.
Birbirlerine ne kadar kızgın olurlarsa olsunlar, biri bir gün mutlaka bir harekette bulunur ve diğeriyle bir şekilde iletişime geçer.
Ve eğer birbirlerini gerçekten seviyorlarsa, o an kapalı gibi görünen kapılar bir şekilde açılır. En azından o kapılardan biri. Çünkü akıl gurur yapsa ten yapmaz, ten yapsa kalp yapmaz / yapamaz diye düşünüyorum. Biri bir şekilde açılır ve içine düştükleri o karanlığa bir şekilde ışık sızar.
Ancak biri gidiyor ve diğer tarafın kapısı taş duvarsa; bırakın uzlaşmayı, diğerinin anlattıklarına tahammül dahi göstermiyor ve sürekli onu kendinden uzaklaştırıyorsa, orada gerçek sevgiye dair kırıntılar bile yoktur.
Yani demem o ki, bazen zorlamamak gerekir.
Bazen olanı kabul etmek gerekir.
En doğru eylem, artık arkanı dönüp yoluna gitmen olur.
Seven kalbin bir şekilde kendini buna ikna etmesi gerekir…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.