1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
204
Okunma

İşlemler
O menekşe gözler Uzay’ın aklından bir türlü çıkmıyordu. Bir yandan da, “Acaba onların yanından ayrılmasa mıydım? Kim bilir Nergis ne düşünüyor benim için!” diye düşünürken telefonu çaldı. Telefona baktığında bir numara vardı. Belli ki kayıtlı olmayan bir numaraydı.
“Mutlaka reklam aramasıdır!” diye söylenerek açtı telefonu.
“Nasılsınız Uzay Bey!” dedi pek de yabancı olmayan bir bayan sesi.
“İyiyim, siz nasılsınız?” diye tereddütlü bir şekilde cevapladı.
“Aşk olsun, beni tanımadınız mı?” diye sitemle sordu telefondaki.
Artık tanımıştı bu sesi…
“Menekşe Hanım,” diye sesi titreyerek cevapladı Uzay. Çünkü bu sesin sahibini hep “Menekşe Gözler” diye zihnine yazmıştı.
“Menekşe de kim?” dedi karşıdaki ses. “Ben Nergis’im, hani kaçırdığınız kız!”
“Menekşe Gözler…” dedi Uzay, sonra toparlanarak “Yani bir arkadaşımın sesine benzettim, siz nasılsınız Nergis Hanım?” diye sordu.
Nergis bu tereddütlü konuşmalar ve “Menekşe Gözler” tabirinden Uzay’ın duygularını ve neyi kastettiğini anlamıştı. Konuyu fazla uzatmadan Emir konusuna getirdi.
“Babam Emir’in tedavisini üstlendi,” dedi Nergis…
“Ciddi misin?!” diye biraz sevinç biraz da hayret içinde sordu Uzay.
“Evet, ciddiyim,” dedi Nergis. “Avukatımızla birlikte işlemlere başlayacağız. Sen neredesin? Bize yardımcı ol artık!”
Ne yapacağını şaşırmıştı Uzay.
“Bence Yavuz Abiyle görüşsek iyi olur,” dedi Uzay.
“Tamam da biz nereden bulalım Yavuz Bey’i?” dedi Nergis. “İşin yoksa seni bulunduğun yerden alalım ve Yavuz Bey’e gidelim.”
“İşim olsa ne olur ki!” dedi Uzay. “Bundan daha önemli iş mi olur! Hemen konum atayım.”
Yaklaşık yarım saat sonra Uzay’ın beklediği konuma bir araba yaklaştı. Uzay, arabadan inen Nergis’in yüzüne, o ‘Menekşe Gözler’e bakmaya çekiniyordu. Nergis hemen Uzay’ın elini sıktıktan sonra direksiyondaki bayanı göstererek, “Avukatımız Nermin Abla,” dedi.
“Tanıştığımıza çok memnun oldum,” diyerek Nermin Hanım’ın elini sıktı Uzay.
“Buyurun arabamıza,” dedi Nermin Hanım. “Bizi Yavuz Bey’e götürün lütfen.”
“Memnuniyetle!” diyerek arabaya girdi Uzay ve onun tarifi üzerine Yavuz’un çalıştığı iş yerine doğru hareket ettiler.
Yavuz, Uzay’ın yanında bulunan ve daha önce görmediği ziyaretçilerine meraklı gözlerle baktıktan sonra;
“Buyurun, ben Yavuz, size nasıl yardımcı olabilirim,” diye sordu.
“Yavuz Abi, ben Nergis,” dedi Nergis. “Sanırım eşiniz benden söz etmiştir.”
İlk defa karşılaştığı kişinin kendisine “Abi” diye hitap etmesinin memnuniyetini de hissederek:
“Evet, eşim sizden söz etti,” dedi Yavuz. “Emir de çok sevmiş sizi. Size nasıl yardımcı olabilirim?”
“Tanıştırayım, aile avukatımız Nermin,” dedi Nergis. “Babam Emir’in tedavisini üstlenecek. Nermin Hanım’la birlikte bugün işlemlere başlamak istiyoruz.”
“Nasıl olur!” dedi Yavuz şaşkınlıkla. “Gerçek mi bu söyledikleriniz?”
Yavuz’un gözleri yaşardı. Biraz mahcup, biraz memnun, biraz da duyduklarına inanamayan bir ifadeyle baktı karşısındakilere.
“Yavuz Abi, duyduklarının hepsi gerçek,” dedi Uzay. “Bugün müsaitsen Avukat Nermin Hanım’la işlemlere başlayabilirsiniz.”
“Yalnız,” dedi Yavuz, “Emir’in hastalığına ilişkin tüm evraklar evde. Her halde onlara da gerek olacak.”
“Gideriz,” dedi Nergis. “Emirciğimi tekrar görmüş olurum.”
“Sizleri buluşturdum,” dedi Uzay mahcup bir eda ile. “Sanırım bundan sonrasına bensiz devam edebilirsiniz!”
“Senin Emir’le aran iyi değil sanırım!” dedi Nergis. “Geçen sefer de bizimle gelmedin!”
“Ben…” dedi Uzay sıkıla sıkıla… “sizi kaçıran bir fidyeci olarak tanınmaktan büyük utanç duyuyorum.”
“Yapabileceğiniz başka bir şey yoktu,” dedi Nergis. “Bu sayede Allah’ın da yardımıyla Emir’i tedavi ettireceğiz. Emir’i sen de özlemiş olmalısın. Sen de bizimle gel!”
Uzay cevap vermedi ama yüzündeki ifade “Geleyim bari!” der gibiydi…
Halen üzerindeki ürkekliği atabilmiş değildi. Kendisine “Sen!” diye hitap edecek kadar yakın bulan Nergis’e o halen “Siz!” diye hitap edebiliyordu.
Yavuz’un evine vardıklarında kapı açılır açılmaz Nergis hemen Asiye’ye;
“Emir müsait mi?” diye sordu.
“Seni görünce çok sevinecek,” dedi Asiye.
Gerçekten de öyle oldu. Nergis’i görür görmez gülümsedi Emir. Bununla da kalmadı, kollarını hemen ona uzattı. Nergis de sevgi dolu gözlerle bakarak onu kucağına aldı.
Uzay bir koltuğa oturarak onlara bakıyordu. Bir süre sonra Yavuz, odanın kapısını açarak:
“Siz burada oturun, biz Avukat Nermin Hanım’la notere kadar gideceğiz,” dedi ve çıktı.
(Sürecek, Gelecek bölüm: Menekşe Gözler)
Kadir Tozlu
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.