6
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
215
Okunma

Mustafa Kemal Atatürk, kadını modern toplumun temeli ve erkeğin en büyük destekçisi olarak görmüş, Türk kadınına eğitim, hukuk ve siyaset alanlarında Avrupa’dan önce haklar tanıyarak (1926 Medeni Kanun, 1934 Seçme/Seçilme) eşit yurttaş olmalarını sağlamıştır. "Dünyada her şey kadının eseridir" diyerek kadının üretim ve sosyal hayattaki gücünü vurgulamıştır.
Atatürk’ün Türk kadınına verdiği değerin temel unsurları şunlardır:
Hukuki Eşitlik: 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınlar; evlenme, boşanma, miras ve tanıklık gibi konularda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur. Çok eşlilik yasaklanmış, resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir.
Siyasi Haklar: Türk kadını, birçok Avrupa ülkesinden önce siyasi haklarını elde etmiştir. 1930’da belediye seçimlerinde, 1933’te muhtarlıkta, 5 Aralık 1934’te ise milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur.
Eğitim ve Meslek: Atatürk, kadınların ilim ve fen sahibi olmalarını, erkeklerle aynı eğitim basamaklarından geçmelerini savunmuştur. Kız çocuklarının eğitimi teşvik edilerek meslek sahibi olmaları (öğretmen, doktor, mühendis, memur) sağlanmıştır.
Toplumsal Rol: "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" sözüyle kadının toplumdaki saygın yerini vurgulamıştır. Kadınların sosyal ve kültürel hayatta aktif, özgür ve aydın bireyler olmalarını hedeflemiştir.
Atatürk, Türk kadınının kurtuluş savaşındaki fedakarlıklarını her zaman takdir etmiş ve aydınlık bir Türkiye’nin ancak kadının güçlenmesiyle mümkün olacağına inanmıştır.
ALINTIDIR.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.