1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
309
Okunma

Takvimde küçük bir boşluk fark ettim. Pazartesi vardı. Çarşamba vardı. Aralarında sanki biri sandalyesini çekip sessizce kalkmış gibi bir eksiklik duruyordu. Bir süre bunun tasarım hatası olduğunu düşündüm. İnsan önce basit açıklamalara inanmak ister. Sonra anladım. Salı ortadan kaybolmuştu.
Salı zaten haftanın en kırılgan karakteridir. Pazartesi gibi sert değildir. Çarşamba gibi otoriter de sayılmaz. Cuma gibi umut taciri hiç değildir. Kimse Salı için plan yapmaz. Kimse Salı sabahı hayatını değiştirmeye karar vermez. Salı çoğu insanın zihninde yalnızca yanlışlıkla gelmiş bir ara sahnedir.
Yokluğu ilk başta kimseyi rahatsız etmedi. İnsanlar fark etmeden yaşamaya devam etti. Pazartesi doğrudan Çarşamba’ya bağlandı. Günler sanki aceleyle dikilmiş bir ceketin düğmeleri gibi kaydı.
Muhasebe departmanı durumu biraz geç fark etti. Bir gün eksilmişti. Hesaplar şaştı. İnsanların emeği artık matematiksel bir problem haline gelmişti. Patronların yüzünde hafif bir rahatlama dolaştı. Eksilen günlerin maaşlara nasıl yansıyacağı konusu oldukça yaratıcı yorumlara açık bir meseleydi.
Televizyon kanalları kısa sürede uzmanlarla doldu. Bir profesör ciddi bir sesle zamanın esnek bir yapı olduğunu söyledi. Cümle ağırdı. İçinde hiçbir şey yoktu. İzleyen herkes başını salladı. İnsanlar çoğu zaman anlamadıkları şeylere saygı duyar.
Filozoflar da gecikmedi. Zamanın lineer olmadığını anlattılar. Günlerin aslında insan zihninin icadı olduğunu söylediler. Bu açıklama özellikle çok işe yaradı. Çünkü ortada gerçekten kaybolmuş bir gün vardı.
Ben daha sıradan bir ihtimali düşündüm. Bir gün kendi kendine yok olmaz. Demek ki biri aldı.
Pazartesi güçlü bir şüpheliydi. Herkes ondan nefret eder. Biraz dikkat dağıtmak isteyebilir. Çarşamba ise ortada durmayı seven bir karakterdir. Haftanın merkezi olmak küçük bir iktidar sayılır. Perşembe daha sinsidir. Cuma’ya yaklaşmanın verdiği hafif sarhoşluk üzerinde dolaşır.
Başka bir ihtimal daha vardı. Salı kaçmış olabilir.
Salı olmak zor bir meslektir. Ne başlangıç sayılırsın ne bitiş. İnsanlar umutlarını Pazartesi’ye bırakır. Hayallerini Cuma’ya saklar. Salı ortada kalır. Kimsenin özel olarak sevmediği bir gün olmak kolay değildir.
Çocuklar durumu herkesten önce fark etti. “Bugün hangi gün?” diye sordular. Cevap veremedik. Çocukların yüzü aydınlandı. Okulun mantığı bir anda çökmüştü.
Devlet kısa sürede bir açıklama yaptı. Teknik bir aksaklık yaşandığı bildirildi. Yerine geçici olarak “Salı Benzeri Gün” uygulanacağı duyuruldu. Bürokrasi evrenin en yaratıcı kurgu yazarıdır.
Akşam saatlerinde gökyüzüne baktım. Gökyüzü bile biraz eksik görünüyordu. Bulutlardan biri sessizce taşınmış gibiydi.
Salı’nın şu anda nerede olduğunu düşünmeden edemiyorum. Belki küçük bir kasabada yaşıyordur. Bir kahve masasında oturuyordur. Kimse ona takvim sormuyordur. İlk kez gerçekten var oluyordur.
Takvimdeki boşluk hâlâ duruyor. İnsanlar alışmaya başladı. İnsan zihni boşlukları hızla normalleştirir.
Yarın başka bir gün de kaybolabilir. Perşembe mesela. Kimse uzun süre direnmez.
Gidiş bu gidiş.
Bir gün takvimde yalnızca Pazartesi kalabilir. O gün insanlık gerçekten disipline edilmiş sayılır. Çünkü sürekli başlayan ama asla ilerlemeyen bir haftanın içinde yaşamak en kusursuz düzendir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.