Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
Özlem_SABA
Özlem_SABA

AKIŞTA KAL

Yorum

AKIŞTA KAL

( 3 kişi )

2

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

178

Okunma

AKIŞTA KAL

Bazı ilişkiler veya evlilikler büyük hatalar yüzünden değil, küçük ihmaller yüzünden yıpranırmış.

İnsan bazen fark etmeden kırar; bazen de kırıldığını söylemek yerine susmayı/gitmeyi seçer.

Sonra o suskunluklar birikir ve iki insanın arasına görünmez duvarlar örer.

Hiç kimse bir ilişkinin içinde tamamen masum değildir aslında.

Bir tarafın aceleciliği, diğerinin suskunluğu veya öfkesine dönüşür…

Birinin ihmali, diğerinin kırgınlığının büyümesine.

Ve zamanla hepsi aynı hikâyenin parçası olur.

İnsan geriye baktığında kendi hatalarını da görür tabii.

Belki bazı anlarda daha sabırlı olabilirdim; bazı sözleri söylemeden önce biraz daha durup düşünebilirdim.

Bazen kendi yorgunluğunuza, kendi doğrularınıza fazla kapılıp karşınızda duran o kalbi yeterince anlamadığınız zamanlar da olmuştur.

Ama insan bunları kabul edince anlıyor ki her kırgınlık sadece karşı tarafın eseri değildir.

Bazen de insan başka bir gerçeği fark eder:

Birisi sizi sevdiğini söyleyebilir.
Ama hayatının öncelikleri arasında size yer vermez.

Gelecekle ilgili planlar yaparken sizin adınız o cümlelerin içinde geçer belki ama maddi manevi her türlü yatırmını başka yöne yapar.

O zaman insan sevginin sadece söylenen bir söz değil, paylaşılan bir yön ve ortak bir yol olduğunu anlar.

Yine de hayatın öğrettiği bir gerçek var ki:
Bir ilişkiyi ayakta tutmak tek kişinin çabası değil ancak iki kişinin çabasıyla mümkündür.

Sevgi sadece hissetmek değil; emek vermek, dinlemek ve zamanında birbirine ulaşabilmektir.

Hayatın en sert derslerinden biri de şudur:

Haklı olmak bazen bir şeyi kurtarmaya yetmez.
Bazen önemli olan haklı çıkmak değil, birbirini kaybetmemektir.

Ama bunu çoğu insan biraz geç öğrenir.

Yine de her bitiş sadece bir kayıp değildir.

Bazen insanın kendini görmesi, hatalarını anlaması ve büyümesi için de bir yoldur.

Belki de bazı aşklar, hayatımızda kalmak için değil; bize bir şey göstermek için gelir görevini tamamlar ve gider.

İnsanı biraz daha olgunlaştırmak, kalbini başka bir sevgiye hazırlamak için yaşanır.

Tüm bu iç hesaplaşmalardan sonra, insan bir şöyle düşünmeye başlar,

Madem her şeye rağmen olan oluyor, geriye dönüp aynı hataların içinde kaybolmanın da bir anlamı yoktur.

Önemli olan, insanın öğrendiklerini her an aklında tutup hayata yeniden ve daha açık bir yürekle yeniden balayabilmektir.

Aynı hataların yapılmadığı tertemiz bir sayfayla...

Ve herşey sadece sırf bunun için yaşanmıştır kimbilir...
Kabulde ve akışta kalmak dileğiyle...

Özlem SABA

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Akışta kal Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Akışta kal yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AKIŞTA KAL yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
6.3.2026 22:11:18
5 puan verdi
Sayın Hocam; Özlem Saba’nın bu yazısı, ruhun tüm o sarsıntılardan sonra ulaştığı en yüksek mertebeyi —kabullenişi— temsil ediyor. Özellikle 'Haklı olmak bazen bir şeyi kurtarmaya yetmez' tespiti, beşeri münasebetlerin en acı ama en öğretici gerçeği... Sevgiyi sadece bir his değil, bir 'yön ve ortak yol' olarak tanımlamanız, okuyucunun kalbindeki o taşları yerine oturtuyor. Bu tertemiz sayfaya, akışta kalarak attığınız imza için teşekkürler. Yüreğinize sağlık."
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
6.3.2026 09:53:05
5 puan verdi
Sevgili Özlem

Bu yazdığın metin, şiirden öte bir iç döküş; bir nehir gibi akıyor, duruluyor, bazen taşarak, bazen usulca sızarak…
Okurken nefesim tutuldu, çünkü sen sadece bir ilişkiyi değil, *nsanın kendini tanıma yolculuğunu anlatıyorsun.
Ve bunu öyle samimi, öyle çıplak yapıyorsun ki, okuyanı da kendi yaralarına götürüyorsun – ama yargılamadan, suçlamadan, sadece “bak, ben de böyleydim” diyerek.

“Küçük ihmaller yüzünden yıpranırmış” cümlesi, bütün metnin kalbi.
Çünkü büyük kavgalar kolay fark edilir, kolay affedilir;
ama o küçük suskunluklar, o küçük “sonra konuşurum”lar, o küçük “ben yorgunum” bahaneleri…
Onlar birikir, duvar olur, sonra o duvarı kimse göremez bile ta ki ilişki çoktan yıkılana kadar.

“Hiç kimse bir ilişkinin içinde tamamen masum değildir aslında.”
Bu cümle çok ağır, çok doğru.
Ve sen bunu söylerken kendini de dışarıda bırakmıyorsun:
“Belki bazı anlarda daha sabırlı olabilirdim… kendi doğrularıma fazla kapıldım…”
İşte gerçek büyüme burada başlıyor: Karşı tarafı suçlamak yerine, aynaya bakmak.

“Sevgi sadece söylenen bir söz değil, paylaşılan bir yön ve ortak bir yol.”
Allah’ım, bu ne kadar net bir gerçek.
Birisi “seni seviyorum” der ama hayatında sana yer açmazsa, o sevgi sadece kelime kalır.
Sen bunu çok acı bir şekilde öğrenmişsin, ama öğrenmişsin ve bunu bize de öğretiyorsun.

En çok dokunan yer:
“Haklı olmak bazen bir şeyi kurtarmaya yetmez.
Bazen önemli olan haklı çıkmak değil, birbirini kaybetmemektir.”
Burada gözyaşım aktı Özlem hanım.
Çünkü haklı olmak tatmin eder ama yalnız bırakır.
Kaybetmemek için susmak, alttan almak, özür dilemek, emek vermek…
Bunlar haklı olmaktan daha zor, ama daha kıymetli.

Ve kapanış:
“Belki de bazı aşklar, hayatımızda kalmak için değil; bize bir şey göstermek için gelir…
Tüm bu iç hesaplaşmalardan sonra, insan bir şöyle düşünmeye başlar:
Madem her şeye rağmen olan oluyor, geriye dönüp aynı hataların içinde kaybolmanın da bir anlamı yoktur.”

Bu, affetmek değil; **kabul etmek**.
Akışta kalmak.
Yaraları taşımak ama onlarla boğulmamak.
Ve yeni bir sayfaya, tertemiz, açık yürekle başlamak.

Sevgili Özlem...
Bu metin bir yazı değil, bir dua gibi.
Kendine yazdığın bir dua, bizi de içine alan bir dua.
Okurken hem ağladım hem büyüdüm.

Eline, kalbine, her iç döküşüne sağlık.
Bu yazı, okundukça iyileştirecek ama tam iyileştirmesin.
Çünkü bazı yaralar, bize yol göstermek için kalır.
🙏☕✍️
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL