0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1815
Okunma
ÖZGELİŞİM VE VARSAYIM
Sevgili dostum, özgelişim yolcusu,
Çok yakınım olan bir insana her zaman iyi günler dileklerim ile O’nun gelişmesi için bunca yılın tecrübesi ile fikirlerimi anlatan kısa mesajlar atardım. O bunlardan çok memnun olduğunu söylerdi. Ben de kısa mesajlar ile de olsa bir yakınımı motive ettiğim zannı ile mutlu olurdum. Ya da öyle zannederdim. Ta ki şöyle bir mesaj alana kadar.
Bundan bir süre önce attığı kısa mesaj şöyleydi “ Kendi varsayımlarını lütfen gerçekmiş gibi yazma”. Şok oldum desem yalan olmaz. Bende o andan itibaren mesaj atmayı da bıraktım iletişimimi en az seviyeye düşürdüm. Küsmedim ama iletişimimizi pasif hale getirdim. O tabii fark etmedi. Ona gre en gerçek kendi gerçeği. Sonradan fark ettim ki, bu tutumu sadece bana değil çevresindeki herkese.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
Varsayımın manasını biliyorum ama sözlükten bir defa daha bakayım dedim. Manası bilmeyenler için ve benim de daha iyi bilmem için buraya yazayım.
1.
deneyle kanıtlanmamış olmakla birlikte kanıtlanabileceği umulan, mantıksal bir sonuç çıkarmaya dayanak olarak öne sürülen kuramsal düşünce, önerme.
2.
doğrulanmış, kanıtlanmış, gerçekmiş gibi kabul edilerek bir olayı açıklamada yararlanılan bilimsel ilke.
Sevgili dostum,
Görüldüğü gibi muhatabım benim görüşlerimi varsayım, kendi görüşlerini gerçek olarak kabul ederek bana “çeneni boşuna yoruyorsun, ben sana inanmıyorum” demeye getiriyor. Ben de O’nu kendi gerçekleri ile başbaşa bırakarak iletişimi kesmekten başka çare bulamadım.
Sevgili dostum,
“İki kitap okuyanın kendini alim sandığı” bir ülkede yaşıyoruz. Benden yaşça da konumca da genç olan bu yakınıma ne diyeceğim bilemedim. Üzüldüm ama kırılmadım. Kendimi savunma yoluna da gitmedim. Ne de olsa benim anlatacaklarım gene O’nun gözünde varsayım olarak kalacaktı.
Sevgili dostum,
İşte bu noktada özgelişimin önemi bir kere daha önümüze çıkıyor. Özgelişime önem veren insan başkalarının fikirlerine saygı göstererek onların da kendine has fikirleri olduğunu bilmeli . Hani derler ya “gerçek üç tanedir, senin gerçeklerin, benim gerçeklerim ve gerçek olan gerçek “ Yani toplumun büyük kesimince kabullenilen gerçek. Ama bu gerçek de okuduklarının çok olması hesabı ile veya akademilk titri gereği kendini toplumdan üste görenlere varsayım olarak görülüyor. Yani benim varsayımım senin gerçeğini döver misali.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
Özgelişimine önem veren insan ise herkesi eşit kabul ettiğinden başkalarını fikirlerini dikkatle dinleyerek onlardan faydalanacağının azemisini almaya bakar. Bakar ki görüşlerinden muhatabı rahatsız oluyor ya da kendisi muhatabının sıkışınca “ şakadan anlamıyorsun” temelsiz savunması karşısında kırmadan , dökmeden, öfkelenmeden hatta muhatabına fark bile ettirmeden ondan uzaklaşmaya, daha çok okumaya ve gelişmeye, özgelişimini bir adım ileriye götürmeye bakar. Çünkü anlaşılmayan ortamlarda bulunmaktansa okuduğu zaman anladığı ve faydalandığı bir yazı, kitap insana daha faydalıdır.
Sevgili özgelişim yolcusu dostum,
Muhatabımız öğrenmeye açıksa, senin ne dediğini anlayarak hemen uygulamaya geçiyorsa o insan özgelişim içinde olan insandır. Çünkü bilir ki, o senin gelişmeni ister. Mantıklı ve güzel öneriler sunar, Sana düşen de seninde mantıklı olduğunu gördüğün şeyleri uygulamak ve gelişmektir. Bu insanın yaşının önemi yoktur. İster ilkokulda okuyan olsun isterse Üniversitede. O insan senin gerçeğindir. Ama senden ve kitaplarından fayalanmak istemeyen insan da görüşlerine varsayım olarak bakarak senden faydalanmayı reddederek böyle mesajlar da atar , hiç bir şey demeden de dinler gibi yaparak tepkisiz de kalır. Çoğu gencin hiçbir şey demeden güzel sohbetleri aniden keserek uzaklaşması gibi...Bunlara üzülüyoruz ama muhatabımız ne kadar anlarsa o kadar gelişir iletişim ve dostluk.
Sevgili dostum,
Sende işte mektubu okuyor, okutuyor ve içinde anlattıklarımızın uygulanabilir olanı yani senin uygulayacaklarıı hemen uygulayarak çevrene kitaplar hediye ediyor, kafanın takıldığı konuları soruyor, cevabını alıyor ve başkalarına da aktararak hem kendini hem çevreni geliştiriyorsun. Bu tutumun ile de “gerçek dost” olduğunu göstererek gerçekleri gerçek dinleyen insanlara gerçek bir iletişimle anlatıyorsun.Bu da sana ve seni dinleyenlere de artı değer katıyor. Bunu yazan bana da tabii ki. Geri bildirim her zaman öğrenmeyi de pekiştirir.
Sevgili dostum,
Öğrenmek ve yetişmek ile yetiştirmek , yani özgelişim içinde olmak insanların özellikleridir. Hayvanlar sadece büyür , insanlar ise büyür ve çevresindeki insanların , öğretmen , aile arkadaş çevresi etkisi ile kendini olumlu ya da olumsuz yetiştirir. Kiminin varsayım dediğine kimi gerçek der işte. Buna da saygımız var ama kendini çok gerçekçi görmek de insanlar ile kavga eden onlardan uzaklaşan dünyada yalnız kalan insan yapar insanı. İnsan bu yüzden herkesi varsayımcı kendini ve hocasını tek gerçekçi olarak görmemeli arada kendi özeleştirisini de yapabilmeli.İşte özgelişimin bir özelliği de bu değil mi?
Sevgili dostum,
Oruç sadece aç kalmak değil, aynı zamanda özgelişimnizin de artması, insanları anlamak için empati yapmak ile de olur. İnsanlar ile kavga etmemek, Bolca okumak ve düşünerek insan aslında orucucu böyle tutar “kötülüklere, kötü sözlere ve kötü insanlara kapalıyım” demektir. Gene de anlamayan varsa azami ölçüde onlardan uzak kalmaya bakmak da insan ruh sağlığını dinç tutar. Bu yüzden ben Ramazan aylarında özgelişimi daha iyi anlar işte ve evde Yaradanı, resülünü anlamak için meal ve siyer okumaya özen gösteririm. Bu da beni dinç ve zinde tutar.
Sevgili dostum,
İnsanlara faydalı olmak güzel de, anlamayan, yanlış anlayana bencil insana nasıl faydalı olacağız ki. Öğrenmeye gelişime açık olan insana faydalı da oluruz, sevgimizde artar. Hatta bunu anlamayanlar sevgi ve saygıyı abarttığımızı , muhatabımızı çok zaman şımarttığımızı iddi aeder. Gelişime kapalı insan gelişen insanı anlamakta zorlanır .
Daha güzel etkili verimli mektuplarda bir araya gelmek dileğiyle...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.