2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
213
Okunma

Stressiz bir hayat düşünülemez. Çünkü stres, hayatın doğal bir parçasıdır. Doğadaki tüm canlılar gibi insanlarında yaşama hakkı vardır. İnsanı diğer canlılardan ayıran özellik, insan gören düşünen, sorgulayan, aklıyla fikir üreten bir varlık olarak diğer canlılardan ayıran bir özelliğe sahiptir. İşte bu düşünme, fikir gücü bazen mutluluğun kaynağı olurken, bazen de kaygının ve huzursuzluğun sebebi ve kaynağın kendisi hâline gelebilir. Yani stres dediğimiz o ağır yük, aslında aklımızın bize sunduğu bir yan etkidir.
Stres denildiğinde çoğu insanın aklına mutsuzluk, huzursuzluk ve çaresizlik gelir. Oysa stres tek başına düşman değildir. Onu nasıl algıladığımız ve nasıl yönettiğimiz asıl belirleyici olandır. Her kişinin kendine göre bir düşüncesi ileriye dönük görüşü, vizyonu, hayalleri ve bu hayalleri doğrultusunda yaşama arzusu vardır.
Gerçeklerle Yüzleşmek
Stresten kurtulmanın ilk adımı, gerçekleri doğru değerlendirebilmektir. Hayatta gördüğümüz ve arzu ettiğimiz her şeyi gerçekleştirebilir miyiz? Gücümüz, imkânımız ve şartlarımız buna uygun mu?
Sorularıyla kendimizi sorgulamamız lazım.
Eğer maddi ve manevi gücümüzün yetmediği, şeyleri zorlamaya devam edersek, stres kaçınılmaz olur. Çünkü insan, ulaşamayacağı hedefler uğruna kendini yıprattığında iç huzurunu kaybeder. Stresin başlamasına neden olur.
Örneğin; aynı mahallede yaşadığımız bir komşumuz çok güzel bir araba almış olabilir, en güzel tatil yerlerine gidip tatil yapabilir, yatı, villası, kendine ait hava taşıtları(Uçağı, Helikopter) ya da mülti milyoner, lüks bir hayat yaşıyor olabilir. Eğer biz de aynı hayatı yaşamak istiyorsak fakat ekonomik şartlarımız buna el vermiyorsa, burada bazı seçenekler vardır:
1)Kendimizi komşuda veya televizyonda gördüklerimizle kıyaslayarak mutsuz olmak. Hastalanmak, devamlı antideprasan ilaçlar kullanarak mutsuz bir hayat sürmektir.
2)Ya da kendi maddi ve manevi şartlarımızı kabullenip imkânlarımız doğrultusunda bir hayat kurarak hiç bir şeyi kafaya takmayarak doğan her günün keyfini çıkarmaktır.
3)Stresten kurtulmak, huzurlu bir yaşam sürmek için ikinci seçeneği seçmek lazımdır. Gerçek huzur ikinci seçenektedir.
Çevre Değil, Düşünce Değişmeli
Bir çok insan stresli hayattan kaçmak için bulunduğu çevreyi değiştirmeyi düşünebilir. Oysa unutulmamalıdır ki; biz nereye gidersek gidelim, düşüncelerimiz de bizimle birlikte gider.
Mahalle, çevre, şehir değiştirerek hatta ülke değiştirerek bile iç huzur sağlanamaz. Çünkü stresin asıl kaynağı çoğu zaman dış dünya değil, olaylara bakış açımızdır.
Eğer düşünce biçimimizi değiştirmezsek, kabullenmeyi öğrenmezsek, şükretmeyi ve sahip olduklarımızı görmeyi başaramazsak; stres hayatımızın merkezinde kalmaya devam eder.
Şunu iyi bilmeniz gerek: Dünyada yaşayan bir tek sizin olmadığınızı, sizin gibi insanların çok olduğunu düşünmeniz lazım.
Kabullenmek Zayıflık Değildir
Kabullenmek, hiç bir zaman pes etmek değildir. Kabullenmek;
Gücümüzün sınırlarını bilmek,
Yapabileceklerimiz ile yapamayacaklarımızı ayırt etmek,
Kendimizi başkalarıyla değil, kendi yolumuzla ölçmektir.
İnsan her şeyi yapamaz. Her şeye sahip olamaz. Herkesten daha başarılı, daha zengin ya da daha güçlü olamaz. Bunu kabul etmek bir eksiklik değil, ruhsal olgunluktur.
Stressiz yaşamanın tek yolu kendinizin içinde bulunduğu durumu değerlendirerek, ulaşamayacağınız hayallerinizi kafanızdan silip atınız. Şunu unutmayın ki herkes sahip olduğu şeylerle mutlu olur.
Kıyasın Getirdiği Yıkım
Modern çağın en büyük stres kaynaklarından biri kıyas kültürüdür. İnsanlar artık sadece komşusuyla değil, sosyal medya aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki insanlarla kendini karşılaştırıyor.
Ancak görünen hayat ile gerçek hayat aynı değildir. İnsanların gösterdiği mutluluk, çoğu zaman yaşadıkları gerçekliği yansıtmaz. Sürekli kıyas, insanı yetersizlik duygusuna sürükler. Bu da kaygıyı, depresyonu ve umutsuzluğu besler.
Ne yazık ki bazı insanlar bu umutsuzluk içinde hayatlarına son vermeyi bile düşünebiliyor. Oysa hiçbir geçici sıkıntı, kalıcı bir sonu hak etmez. Hayat, her şeye rağmen yaşamaya değerdir.
Stresten Kurtulmanın Yolu
Stresten tamamen kaçmak mümkün değildir. Ancak onu yönetmek mümkündür. Bunun için:
1-Kendimizi başkalarıyla kıyaslamamalıyız.
2-Gücümüzün yetmediği şeyleri kabullenmeliyiz.
3-Sahip olduklarımızı fark etmeli ve şükretmeliyiz.
4-Hedeflerimizi gerçekçi belirlemeliyiz.
5-Zihnimizi eğitmeyi öğrenmeliyiz.
6-Her doğan günün keyfini çıkarmalıyız.
Asıl değişmesi gereken çevre değil, düşünce biçimimizdir.Unutmayalım!
Stresten kurtulmanın tek yolu; etrafımızda gördüklerimizi değil, kendi kapasitemizi ve sınırlarımızı tanıyıp kabullenmektir.
Son Söz
Hayat bir yarış değil, bir yolculuktur. Bu yolculukta herkesin hızı, imkânı ve kaderi farklıdır. Önemli olan başkalarının sahip oldukları değil, bizim kendi iç huzurumuzdur.
Unutmayalım ki; huzur dışarıda değil, insanın kendi içindedir.
Bu yazıyı kaleme alırken, insanların stresten uzaklaşmasını ve huzur içinde bir yaşam sürmesini hedefledim.
Eğer kurduğum cümlelerle okuyucularımı stresten bir nebze olsun kurtarabilmiş ve huzurlu bir yaşama yönlendirebilmişsem ne mutlu bana! Tüm okuyucularıma sağlık ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum.
Bütün okuyucularıma, sağlık mutluluk dolu bir yaşam diliyorum.
Saygılarımla
Salim Şengül
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.