"ey dostlarım, dünyada dost yoktur." (aristoteles)
Mithat Baş
Mithat Baş
VİP ÜYE

TOMRİS HATUN

Yorum

TOMRİS HATUN

0

Yorum

6

Beğeni

0,0

Puan

228

Okunma

TOMRİS HATUN

TOMRİS HATUN

Tarihte öyle figürler vardır ki şahsiyetinden çok söylediği sözlerin etkisi yüzyıllarca sürer. Bunlardan birisi de Tomris Hatundur. Düşmanı için söylediği;

“Bir gün döktüğün kanlarda boğulacaksın!” sözü yüzyıllarca belleklerde kalmıştır.

Tomris Hatun’un kim olduğu konusunda tarihçiler arasında ortak bir fikir olmasa da çoğunlukla İskit Türklerinin başına geçen bir kadın hükümdar olduğu kabul görmüştür. Nitekim birçok tarihi kaynakta Tomris Hatun’un, MÖ 6. yüzyılda Saka (İskit) Türklerinin başına geçen ilk kadın hükümdarlardan biri olarak tarihe geçtiği belirtilir. Eşinin ölümünün ardından tahta geçtiğinde, Pers Kralı II. Kiros (Büyük Kiros) ona evlenme teklif etmiştir. Ancak Tomris Hatun, bunun topraklarını almak için yapılan bir tuzak olduğunu anlamış ve teklifi reddetmiştir. Kiros ise diplomasi yerine savaşı seçmiştir.

Tomris Hatun, sadece bir savaşçı değil, devlet yönetimini bilen, halkını koruyan, özgürlük için savaşan bir liderdi. Onun cesareti, bugün bile kadınların gücünü ve kararlılığını simgeliyor. Efsaneye göre de Türklerin en önemli atalarından biri olan Alp Er Tunga’nın torunu olduğu bir başka rivayet arasında yerini almıştır.

Tomris Hatun, çok küçük yaşlarda annesini kaybetmiş. Babası Farkapın’ın yanında büyümüştür. İkinci bir evlilik yapmayan Farkapın, bütün sevgisini ve tecrübesini kızı Tomris Hatuna aktarır. Tomris beş yaşına geldiğinde, ata binmeyi, ok ve yay kullanmayı on üç yaşına geldiğinde ise kılıç ve mızrak kullanmayı öğrenir.

Tahtını kızına bırakmayı düşünen babası, Tomris Hatun ile uzun soluklu seferlere çıkar. Türk tarihinin ilk kadın hükümdarının savaşçı kimliği daha çok küçük yaşlardayken oluşmuştur.

Tomris Hatun’un yaşadığı dönemde, Sakalara büyük tehdit oluşturan Persler, Ahameniş İmparatorluğu adında bir devlet kurarlar. Devletin başında ise Büyük Kiros vardır. Persler, hükümdarlarıyla beraber güçlerine güç katmış dönemin en güçlü devleti konumuna kadar gelmişlerdir. Döneminin bu iki güçlü milleti ilerleyen süreçte savaşmaktan geri durmayacaklardır.

Farkapın, tahtını tek varisi olan kızı Tomris’e bırakmayı istemektedir. Bir toy düzenlenir ve kendisine bağlı olan boyların beylerini davet eder. Toyda boy beylerinden Saki Tigrahaud’un oğlu Rüstem, Tomris’e sevdalanır. Şenlikte yapılan yarışma sonucunda Rüstem, Tomris’i yener ve ondan güçlü olduğunu ispatlar. Bunun sonucunda iki genç evlenir. Baba ocağından ayrılan Tomris, eşinin obasına gider. Fakat bir süre sonra babası vefat eder.

Sakaların tek varisi olan Tomris’tir. Fakat kocası Rüstem tahta geçmesine müsaade etmez. Çok geçmeden Tomris’in bir oğlu olur. Perslerle devamlı savaş halinde olan Tomris’in eşi Rüstem bir savaş sırasında can verir. Kocasının ölümünden sonra hem eşinin hem de babasının tahtı boş kalan Tomris’in iki seçeneği vardır. Ya babasının tahtına, ya da kocasının tahtına geçecektir. Fakat Tomris Hatun, iki toprakları da zor da olsa birleştirerek sıkıntıyı çözmüştür.

Tarihçi Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, Tomris’in dünya ve Türk tarihi açısından bir ilk olan, sadece kadınlardan oluşan bir süvari birliği hazırladığını şu cümleleri ile anlatır:

"Sadece kadınlardan oluşan kendisine bir süvari birliği hazırlar. Bu bir muhafız birliğidir. Onlarla beraber önce tahtını geri alır. Daha sonraki süreçte de eşinin tahtına geçer. Böylece Tomris tarihte özel kadın muhafız birliğine sahip olan ilk kadın komutan olma özelliğini de kazanır."

Tomris Hatun’un barış yanlısı tutumunu bir zayıflık olarak gören Ahameniş Kralı Büyük Kiros, Türk topraklarına akınlar düzenler. Persler, Saka topraklarına saldırdıklarında Tomris’in ordusu sürekli geri çekilir ve kendilerine savaş için mevzii arayışına girerler. Hatta bir sefer sırasında Tomris Hatun ordusuna, otların olduğu bütün tarla ve ovaları yaktırır. Bunun nedeni ise; Persler savaş için geldiklerinde hayvanları aç kalsın, bunu gören Kiros ise savaştan geri dönsün diyedir.

Bu sürekli kaçışlardan ve döngülerden sıkılan Büyük Kiros, kendisine tabî ve kendisi ile evlenmesini kabul ettiği takdirde Tomris Hatun ile uğraşmayacağını elçi yoluyla Tomris Hatun’a bildirir. Tomris Hatun ise bunun yukarıda belirtildiği gibi bir hile olduğunu düşünerek teklifi reddeder. Ve bir elçi göndererek tarihe geçen bu sözleri söyler;

“Kral Kiros, sana söylüyorum gel bu işlerden vazgeç; bu yaptıkların senin hayrına mıdır, değil midir bilemezsin. Bizi bırak, sen kendi halkını idare et; bizim de kendi halkımızı yönetmemize karışma. Ama biliyorum ki yolunu bu tavsiyeme göre çizmek istemeyeceksin? Eğer yok ben ne olursa olsun Sakalar ile boy ölçüşmek istiyorum diyorsan, o zaman ırmağın iki yakasını birleştirmek için bu kadar zahmete katlanma. Biz ırmaktan üç günlük mesafede bulunuyoruz. Eğer bizim gelmemizi istemiyorsan nehri geç ve topraklarımıza gel!”

Kiros’un teklifini reddettiği andan itibaren Tomris, savaş hazırlığını başlatır. Kiros ise red cevabını hiç beklemiyordur. Öfkeyle Sakaların üzerine yürür. Kiros’u karşılamak için öncü birlik olarak Tomris’in oğlu Spargapises (Spargapis) gider. Fakat Pers İmparatoru’nun bir planı vardır. Bu planı, Yücel detaylıca anlatır:

“Asıl ordu geride kalsın, biz hepimiz bir kısım, öncü kuvvetimiz. Onlar geldiğinde kadınlar raks etsinler, eğlenilsin sanki biz savaşa hazır değilmişiz gibi yanıltıcı bir izlenim verelim.”

Sakaların öncü birliği Perslerin yanına ulaştığında savaşa hazır olmayan ve eğlenen bir toplulukla karşılaşır. Tomris’in oğlu buradaki eğlenceye katılır kendinden geçer. Spargapises Bir süre sonra vakit geçip kendine geldiğinde birlikteki askerlerin öldüğünü kendisini de esir edilmiş olarak bulur.

Kiros’a kendisini serbest bırakması için yalvaran Spargapises’in isteği gerçekleşir. Fakat annesine böyle bir onursuzluğu yaşattığı için kahrolur. İlk fırsatını bulduğu anda ise yanındaki askerin hançerini alarak hayatına acı bir şekilde son verir.
Bunun haberi Tomris Hatun’a ulaştığında öfkesi ve duygusallığı arasında arada kalmış adeta nutku tutulmuştur. Fakat hükümdarın halkına karşı görevleri vardır. Bu hakikati iyi bilen Tomris ona göre hareket eder. Bir taraftan halkının bağımsızlığı için savaşan bir hükümdar, diğer taraftan da acılı bir annenin feryadı şöyle duyulur:

“Kana doymayan kanlı katil Kiros! Bu başarınla övünme. Bu zaferi kazanınca aklın başından gitti. Unutma ki o içecek aslında bir zehirdir ve bu zehir seni hile ile oğlumun efendisi yaptı. Bak şimdi sana güzel bir öğüt vereyim; beni dinle, oğlumu bana geri ver. Saka (Massaget) ordusunun üçte biri üzerinde kazandığın bu kaba zaferle yetin ve bu topraklardan çekil. Eğer bu dediğimi yapmazsan, Sakaların hükümdarı olarak güneşin üzerine ant içerim ki, kan dökmeye doymayan adam olan seni ben kana doyuracağım.”

Ve bu iki ordu MÖ 529’da Seyhun nehri yakınlarında savaş pozisyonu alır ve karşı karşıya gelir. Kanatlara süvarilerini, ön saflara mızraklı piyadelerini, onların arkasına da okçularını dizen Kiros, şahsi muhafızları olan, filmlere bile konu olmuş efsanevi ölümsüzler ile merkezde yerini alır. Heredot’un “Yunan toprakları dışındaki en kanlı savaş” olarak tabir ettiği savaşta Sakalar kanca temrenli okları, güçlü yayları, eyer ve üzengiyle kullandıkları atları sayesinde savaşı kazanır. Ok atmakta usta olan ve savaş arabalarını büyük ustalıkla kullanan Sakalar savaş köpeklerine rağmen Persleri bozguna uğratır. Savaş alanında sadece ölümsüzlerle kalan Kral Kiros etrafı Saka askerleri tarafından çevrilmiş, çember içine alınmıştır. Kiros, son bir hamle ile çemberi yarıp kaçmak için savaşırken, atından düşürülüp öldürülmüştür.
Ahameniş İmparatorluğu’nun ilk büyük hükümdarı Büyük II. Kiros, Türk topraklarını ele geçirmek isterken önce ordusundan sonra da canından olmuştur.

Tomris bir gece önce, oğlunun cesedi başında ettiği yeminini yerine getirerek. Büyük Kiros’un kafasını kan dolu bir fıçıya atarak;

Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni, kanla doyuruyorum!” demiştir.

Tomris Hatun, oğlunun naaşını da alarak tekrar ülkesine geri döner ve Türk töresine uygun olarak defneder.
Tomris Hatun’un nasıl öldüğü hakkında tarihi bir kaynak yoktur. Ama bazı tarihçilerce MÖ 495 ila 515 yılları arasında ölmüş olabileceği düşünülmektedir.

Günümüz Türkçesinde “demir iz” anlamına gelen Tomris, Türk coğrafyasında birçok bölgede kız çocuklarına ad verilerek yaşatılmaktadır.

KAYNAKLAR
M. Uydu Yücel. Türk Tarihinin İlk Kadın Hükümdarı: Tomris Hatun. Cumhuriyetin 100. Yılında 100 Türk Büyüğü, Devlet Adamları 2, Vahit Türk, Editör, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Yayınları, 2022
E. Erten. Eski Çağdan Savaşçı Kadınlar, Kabalcı Yayınları, İstanbul 2025
*evrimagaci.org/blog/ilk-kadin-hukumdar-tomris-hatunun-hayati-20868

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Tomris hatun Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tomris hatun yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TOMRİS HATUN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL