İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.-- newton
Salim Şengül
Salim Şengül

Asıl mı Üstündür, Terbiye mi?

Yorum

Asıl mı Üstündür, Terbiye mi?

( 5 kişi )

5

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

192

Okunma

Asıl mı Üstündür, Terbiye mi?

Asıl mı Üstündür, Terbiye mi?

Asıl mı Üstündür, Terbiye mi?

Bir zamanlar bir padişah ile veziri arasında derin bir tartışma yaşanır.

Padişah sorar:

— Söyle vezir, asıl mı üstündür, terbiye mi?

Vezir hiç düşünmeden cevap verir:

— Asıl üstündür hünkârım.

Padişah kaşlarını çatar.

— Hayır vezir, terbiye üstündür. Eğitim ve öğretim her şeyden önce gelir.

Vezir saygıyla eğilir fakat fikrinden vazgeçmez:

— Padişahım, hiç terbiye aslı geçer mi?

Bu söz üzerine padişah bir plan yapar.

— Öyleyse iki hafta sonra saraya misafirim ol. Sana terbiyenin nasıl üstün olduğunu göstereceğim.

Vezir kabul eder ve ayrılır.
________________________________________
İki Haftalık Hazırlık

Padişah bu süre içinde bir kediye öyle bir eğitim verir ki gören hayret eder. Kediye, iki ayağı üzerinde yürümeyi ve ön patileriyle kahve tepsisini tutarak misafire servis yapmayı öğretir. Günlerce sabırla çalıştırır, tekrar ettirir, ödüllendirir.

Nihayet iki hafta geçer.

Vezir saraya gelir. Padişah ile karşılıklı otururlar. Sohbet başlar.

Tam o sırada kapı aralanır.

Herkesi şaşkına çeviren bir manzara belirir:
Bir kedi, iki ayağının üzerinde yürüyerek, ön patileriyle tuttuğu tepsi içinde iki fincan kahveyi zarifçe taşımaktadır.

Kedi ağır adımlarla yaklaşır. Önce padişaha, sonra vezire kahveyi sunar.

Padişah gururla gülümser:

— Gördün mü vezir? Terbiye üstündür. Bak, bir hayvana bile neler öğrettik.

Vezir sakindir. Kahvesinden bir yudum alır ve yine aynı cümleyi kurar:

— Hünkârım, asıl üstündür. Yarın yine geleyim ve asılın üstün olduğunu size ispat edeyim.

Padişah şaşırır.

— Yarın yine gel. Aslın üstünlüğünü ispat edeceğim diyorsan, görelim bakalım.
________________________________________
Ertesi Gün

Vezir ertesi gün saraya gelirken cebine küçük bir fare koymuştur.
Yine karşılıklı otururlar. Sohbet başlar.

Kapı açılır.

Kedi yine iki ayağı üzerinde, tepsiyle birlikte salona girer. Herkes hayranlıkla izler.

Tam kedi kahveleri sunmak üzereyken vezir cebinden fareyi bırakır.

Bir anlık sessizlik…

Sonra içgüdünün sesi.

Kedi tepsiyi havaya fırlatır. Fincanlar devrilir. Kahveler padişahın ve vezirin üzerine dökülür.

Kedi ise tüm eğitimini unutmuş, farenin peşinde hızla uzaklaşmıştır.

Salonda derin bir sessizlik olur.

Vezir sakince padişaha döner:

— Gördünüz mü hünkârım? Asıl üstündür.

Padişah başını sallar.

— Haklısın vezir… Gözümle gördüm. Demek ki hayvana ne öğretirsen öğret, aslı ağır basar.
________________________________________
Kıssadan Hisse

Doğa ve İçgüdü:
Bu kıssa bize sadece bir kedi hikayesi değil, varoluşsal bir gerçeği anlatır:
Eğitim güçlüdür. Terbiye değerlidir.
Fakat doğa, yani asıl, çoğu zaman en kritik anda kendini gösterir.
Hayvan ne kadar eğitilirse eğitilsin, içgüdüsü pusudadır. Fırsatını bulduğunda fıtratına döner. Bu yüzden doğanın gerçeğini inkâr etmek, akıllıca değildir.

Hayvan ne kadar eğitilirse eğitilsin, fıtratındaki o vahşi damar her zaman pusudadır. Bu sebeple; evimizdeki en "eğitimli" dediğimiz hayvanla bile küçük çocuklarımızı asla yalnız bırakmamalıyız. Sonradan gelen pişmanlık, fıtratın gerçeğini değiştirmez.

İnsan ve İrade:
Hayvan içgüdüsünün kölesidir. İnsan ise, içgüdülerini fark edip onları aklıyla ve vicdanıyla yönetebilen tek varlıktır.
Hayvan içgüdüsüne yenik düşer. İçgüdüsünü yönetme yeteneğine sahip değildir.
İnsan ise içgüdüsünü fark edip her yaratıktan üstün olan aklıyla onu yönetme yeteneğine sahiptir.

Unutmayalım ki; Terbiye dıştaki ciladır, asalet ise içteki cevherdir. Cila dökülür, ama cevher baki kalır.

Hiçbir zaman, küçük çocuğunuzu evde eğitimli diye bir köpekle veya diğer bir hayvanla asla yalnız bırakmayınız. Sonradan pişmanlık fayda etmez.

Unutmayın ki, Katranı kaynatmayla olmaz şeker, cinsine tükürdüğüm cinsine çeker.

Her hayvanın yaratılışı ne ise, ilk fırsatta onu uygulamaya koyar.

Ancak burada insan için ayrı bir kapı açılır. Hayvan sadece içgüdülerinin sesini dinler; oysa insan, doğuştan sahip olduğu aklını, vicdanını ve en büyük ilacı olan sabrını kullanarak nefsine dur diyebilen yegâne varlıktır.

İşte insanı insan yapan da budur.

Salim Şengül

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Asıl mı üstündür, terbiye mi? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Asıl mı üstündür, terbiye mi? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Asıl mı Üstündür, Terbiye mi? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
3.3.2026 10:42:14
5 puan verdi
Hikâye, terbiye ile asaletin farkını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Eğitim ve disiplin değerli olsa da, asıl olan varlığın özü, yani fıtrat ve karakter, kritik anlarda kendini gösterir.

Kedi ne kadar eğitilirse eğitilsin içgüdüsüne döner; insan ise aklı ve vicdanıyla içgüdülerini kontrol edebilir. Terbiye ciladır, asalet cevherdir; cilası dökülenler kaybolur, cevheri baki kalır.

Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
2.3.2026 15:47:16
5 puan verdi
Kutlarım , üstadım, harika bir konu, harika anlatım. Sayenizde bilgi sahibi oldum. Nice güzel paylaşımlara ...saygılarımla
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
2.3.2026 13:07:53
5 puan verdi
Salim Şengül Bey, bu kıymetli kıssayı paylaştığınız için teşekkür ederim. Anlattığınız bu hikaye, sadece bir "asıl mı, terbiye mi" tartışması değil; aynı zamanda fıtrat, irade ve emniyet üzerine kurulmuş çok katmanlı bir ders niteliğinde.kutlarım
Mehmet Ata
Mehmet Ata, @mehmetata
2.3.2026 01:48:09
5 puan verdi
🙏🙏🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL