0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
126
Okunma
Bu hafta çay taşmadı.
Ama WhatsApp grupları taştı.
Camın önündeyim.
Pijama aynı.
Hava kararsız.
Dünya daha kararsız.
Dedim ki:
“Bu hafta herkes ‘net’ konuştu,
ama kimse netleşmedi.”
Cam hafif esinti aldı.
O da kararsız.
Son yedi gün yine hızlı geçti.
Takvim koştu.
Olaylar koştu.
Biz yerimizde hafif sekerek izledik.
🇺🇸 Amerika Birleşik Devletleri
Bu hafta yine yüksek ses modundaydı.
Bir konuşma yapıldı.
Sonra o konuşmanın açıklaması yapıldı.
Sonra açıklamanın neden yanlış anlaşıldığı açıklandı.
Dedim ki:
“Bir cümle üç kez anlatılıyorsa,
ilk hali fazla iddialıdır.”
Seçim havası uzaktan gelmiyor artık.
Camın önünden geçiyor.
Kelimeler protein tozu içmiş gibi.
🇪🇺 Avrupa Birliği
Bu hafta yine “endişeliyiz” dedi.
Ama çok zarif bir endişe.
Kibar.
Takım elbiseli.
Dedim ki:
“Endişe burada mevsimlik değil,
çok yıllık bitki.”
Toplantı üstüne toplantı.
Fotoğraf üstüne fotoğraf.
Arka planda bayraklar hep düzgün.
Hayat o kadar düzgün değil.
Ortadoğu yine hassastı.
Bir açıklama geldi.
Karşı açıklama geldi.
Sonra “yanlış anlaşılma” dendi.
Dedim ki:
“Bu coğrafyada yanlış anlaşılma
bazen en doğru cümledir.”
Haritalar yine suskundu.
Ama yorumcular hiç susmadı.
🇹🇷 Türkiye
Bizde hafta klasik başladı.
Pazartesi ekonomi konuşuldu.
Salı tasarruf.
Çarşamba umut.
Perşembe polemik.
Cuma indirim haberi.
Cumartesi zam söylentisi.
Pazar sessizlik.
Dedim ki:
“Bizde gündem sabah spor yapıyor.
Koşmadan duramıyor.”
Market fiyatları yine sürprizli.
Etiket değişmiş.
Kasiyerin sabrı değişmemiş.
Benim çay kaşığı aynı.
Ekonomi tarafı bu hafta yine grafik sevdi.
Ekran yeşil olunca herkes rahatlıyor.
Ben pazara gidince renk skalası değişiyor.
Dedim ki:
“Grafik yukarı çıkınca moral çıkıyor,
ama fiş aşağı inmiyor.”
Medya bu hafta turbo moddaydı.
Bir olay üç başlık.
Bir başlık üç ton.
Biri: “Kriz.”
Biri: “Fırsat.”
Biri: “Az sonra şok detay.”
Dedim ki:
“Şok kelimesi bu kadar ucuzlarsa,
gerçek pahalı kalır.”
Televizyonu kapattım.
Cam açık kaldı.
En dürüst yayın orada.
İklim bile kararsız.
Sabah güneş,
öğlen rüzgâr,
akşam yağmur.
2050 hedefleri konuşuldu yine.
Ben akşam yemeğine yetişmeye çalıştım.
Dedim ki:
“Uzak tarih cesur cümle sever,
yakın tarih hesap sorar.”
Haftanın özeti mi?
Kimse geri adım atmadı.
Kimse ileri de gitmedi.
Dünya yerinde hafif hopladı.
Herkes bir şey söyledi.
Az kişi bir şey yaptı.
Çok kişi yorum yaptı.
Ben mi?
Ben buradayım.
Pijama aynı.
Cam aynı.
Sadece bu hafta çayın yanında
bir de bisküvi açtım.
Dünya böyleyken
insan şekeri kendi koyuyor.
Haftaya bakarız.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.