1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma
Gözüm Yasemin’den Başkasını
Kardeşim Erol, bir özel göz hastanesinde görev yapan aile dostları bir bayana:
“Ben de bir ara hastanenize gelmek istiyorum” der.
“Hayrola, neyiniz var Erol Abi?” der bayan…
“Gözüm Yasemin’den başkasını görmüyor!” der kardeşim Erol.
Yasemin, Erol’un eşinin ismidir.
Hababam Sınıfı
Bu filmin ilkini izlemiştik. Fazla ilgi görmesi üzerine ikinci bölümü “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı” gösterime girmişti. Bir akrabam sinemaya gitmek istiyordu.
“Hangi filme gideceksin?” diye sormuştum:
“Hababam Sınıfı, Sınıfı Geçemedi” dedi.
Tekebızdıkdan ikmal
Ortaokul yıllarımda bir komşu kız beden eğitimi dersinden bütünlemeye kalmıştı. Babannesi demiş ki:
“Bizim torun tekebızdıktan ikmale kalmış.”
Giresun şivesinde “tekebızdık”, “takla atmak” anlamında kullanılır.
Unutmayı Unutmak
Eşimle iki kişilik cemaatle namaz kılmaya başladık. Farza başlamadan ben kamet okurken o da ayağa kalkar. Ben de işaretle oturmasını söylerim. Malum, cemaat gametin sonuna doğru ayağa kalkar ve niyet eder. Fakat o her defasında unutur ve benimle birlikte ayağa kalkar. Ben de kendisine namazdan sonra:
“Unutmayı hiç unutmuyorsun!” derim.
Ama bir defasında ben kamet okurken ayağa kalkmadı ve usulüne uygun olarak sonuna doğru kalktı. Namazdan sonra kendisine:
“Bu defa unutmayı unuttun!” dedim.
Babanneler Sigara İçmez.
Küçük oğlum, daha 4-5 yaşlarında iken Anneannesi bize gelmişti. Oğlumla aynı yaşlarda bir komşu kızı da bizdeydi. Oğlum anneannesine seslendiğinde komşu kızı “O babanne” diye itiraz etmişti. Belli ki kızın evinde yaşlı olarak yalnızca babannesi vardı. Oğlum ise şiddetle itiraz etmişti.
“O anneanne, baksana sigara içiyor. Babanneler sigara içmez.”
Annem sigara içmezdi, kayınvalidem ise içerdi. Belli ki çocuk aklıyla bu özelliklerin tüm babanne ve anneanneler için olduğunu sanıyordu.
Çilek Ye
Torunum Bora ile ne zaman bir araya gelsek benimle saklambaç oynamak ister. Bir defasında yine onların evinde çilek ikramları da varken biraz saklambaç oynadık. Ama yaş ileri, çabuk yoruluyorum.
“Tamam oğlum, ben yoruldum” dedim.
“O zaman çilek ye” dedi Bora. Sanki çilek yemek yorgunluğa iyi gelecekmiş gibi.
Bu hoş olayı daha sonra Bora’nın da bulunduğu bir ortamda anlattığımda o da dinlemiş olacak ki bana ısrarla “Saklambaç oynayalım” dedi. Ben de “Hayır oğlum, yorgunum” dediğimde bu defa gülerek “O zaman çilek ye” dedi. Artık bu olayı şaka niyetiyle kullanmaya başlamıştı. Malum, biraz büyüdü.
Jale Teyze, Senin Adın
Torunum Ela’nın kuzeni Ceylin eşime:
“Jale Teyze, senin adın Jale mi?” diye soruyor.
Ela da:
“Aptal mısın kızım? Hem Jale Teyze diyorsun, hem adını soruyorsun!” diyor.
Yok Haydi!
Cisimlerin düşme nedeninin yerçekimi olduğunu ve yerçekimi olmazsa hiçbir cismin düşmeyeceğini merhum babama anlatmaya çalışıyorum…
Elinde bir nesneyi tutarak:
“Yer çekimi olmazsa ben şimdi bunu bıraktığımda düşmez mi?” diye soruyor.
“Evet, düşmez” diyorum.
“E! Yok haydi! Düşmesin bakalım!” diyerek elindeki nesneyi bırakıyor.
Hastalıksızlık Bulaşmak
Sağlıklı bir insan bulaşıcı hastalığı olan birinden uzak durur ve
“Neden ondan uzak duruyorsun?” diye sorulduğunda:
“Ondan hastalık bulaşmasın diye,” cevabını alırız doğal olarak.
Peki, hasta kişi aynı kişiye yaklaştığında sağlıklı kişi ona:
“Neden benden uzak durmuyorsun?” diye sorunca hasta kişi ne der sizce?
“Senden hastalıksızlık (Sağlık, şifa) bulaşsın diye,” der.
Haksız mı sizce?
Kadir Tozlu
(devam edecek)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.