Şansa inanmak gerek, yoksa sevmediklerimizin başarısını nasıl izah edebiliriz?. (jean cocteau)
İBRAHİM YILMAZ
İBRAHİM YILMAZ

Yıllardan Sonra

Yorum

Yıllardan Sonra

( 6 kişi )

5

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

188

Okunma

Yıllardan Sonra

Yıllardan Sonra


Tanrı, sevdiği kullarını yanına erken alırmış derler. Kesin bir yargı değil bu ifade elbette. Hocalarımızın bu sözü genç ölenlerin yakınlarına sabır tavsiye etmek için söylendiğini düşünürüm. Kemal, Fen Bilgisi öğretmeniydi. Tanrı, erkenden yanına aldı O’nu. Büyük sanatçılar sahneye çıktıkları zaman yaydıkları pozitif enerji salonu ya da açık alanı kaplar. Kemal, sempatik, yüzünden gülücükleri eksik olmayan, her anlatısında fıkra tadındaydı. Çevresine pozitif enerji yayardı tıpkı sanatçılar gibi. Size başımdan geçen gerçek bir olayı anlatacağım demişti bir arkadaş buluşmasında:

“Çalıştığım lisenin yakınında ortaokul açıldığında bazı arkadaşlar ortaokulda görevlendirildi. Ben de ortaokulda Fen Bilgisi derslerine giriyorum. Bir davette tanımadım beylerin masasına oturmak zorunluluğu oluştu. Selam derken sohbete daldık. Sohbet devam ederken arkadaşların birisinin yargıç, diğerinin doktor bir diğerinin eski bir parlamenter nihayet masayı savcı bey tamamlıyordu. Birbirlerine hitaplarından mesleklerini öğreniyordum. Üst düzey adamların sohbetleri ilginç olur.

Arada savcı bey benim mesleğimi sordu. Ortaokul öğretmeni olduğumu söyledim. Masamızda kış aylarında başkanlardan yurdumuza giren soğuk havayı aratmayacak düzeydi soğuk bir hava esti. Beyler daha da benim yüzüme bakmadılar. Ben de takımı maç kaybetmiş fanatik bir taraftarın sessizliğinde az sonra müsaade isteyip masalarından ayrıldım.

Kemal arkadaşımızı rahmetle anarak öykümüze dönelim. Hiç planımda olmamasına karşın kendimi özel bir okulda buldum. Öğretmenliği bu kez özel okulda da yaşamak, özel okul sınıflarının havasını teneffüs edip kireç tozlarını yutmak varmış kaderimizde. Özel okulların atmosferi ile devlet okullarının havası çok farklıdır. Özel okul öğretmenliği dikenli yollarda yürümek gibi bir şeydir. Bir kere öğretmenlerin çalışma güvencesi diye bir kavram yoktur. İnsanın yeni ortama en erken intibak eden varlık olduğunu söylerler. Koşullara uyum sağladık”… Emeklilikten sonra çalıştığım için öğretmenliğe yeni başlayan genç arkadaşlara göre sözleşmem fest edilir kaygısı taşımıyordum. Serde beyaz bayrak çekmek yok. Bir sınıfı I. Sınıftan aldım ve mezun edinceye kadar çalıştım.

Bu “ahval ve şerait içinde” günler geçerken bir öğle arası müdür odasına uğramış oldum. Zaman var. Müdürümüzün ziyaretçileri vardı. Benim de oturmamı ısrar etti. Oturdum. Okulu kuran patronlardan birisi, eski bir belediye başkanı ki, okulun eğitim danışmanıydı. Okulun doktoru aralarında sohbet ediyorlardı. Sessizce koşulanları dinliyordum. Farklarında değildim adeta. Kocaeli’nin bir türlü çözüm üretilemeyen trafik sorunu sohbetin ana temasıydı. Halk otobüslerinin sıklığı trafiği Arapsaçına çeviriyordu. Halk otobüsü sürücüleri aralarında aletli meydan savaşları yaptıklarından yakınılıyordu.

En çok eski başkan konuşuyordu. Dayanamadım söz aldım: Başkanım, trafik sorununu çözmek için bir makbul çare var. Söyleyeyim, ilimizden geçen demiryoluna paralel ayrıca şehrin kuzeyinden baştanbaşa raylı sisteme geçiş çalışması yapılırsa ve rayli sistemde trenler çalışırsa halk hem rahat taşınır hem de trafikte kalabalık teşkil eden Halk otobüslerine gereksinim kalmaz… Başkan, “ama hocam, Hereke’de çok set bir kaya var. Onu kırmak olanaklı değil. İzmit’in doğusunda Yahya Kaptan muhitinin altı bataklık…” politik cevaba başkanın kendisinin de inandığını sanmıyorum. Tebessüm ederek dışarı çıktım.

Almanya’da bakanlık öğretmeni olarak çalışırken O ülkede şehir içi taşımacılığının çağdaş örneklerini görmüştüm. Alman şehirlerinde yerin üstünde olduğu kadar yer altında döşenen tren yollarında çeşitli özellikte trenler çalışır. Yurt dışında çalışa öğretmenlerin bir misyonu da batı ülkelerinde gördükleri eğitim ve diğer çeşitli alanlardaki uygulamaları Türkiye’ye döndüklerinde anlatmaktır. Gerçi büyüklerimiz (!) batıdaki uygulamaları kim bilir kaç kez görmüşlerdir. Görmesine görmüşlerdir de uygulama kararlılık ve süreklilik isteyen bir olgu. O anlayış da bizde yok henüz.

Toplumumuzda öğretmenler maalesef cumhuriyetimizin kurulduğundan yıllardaki ve daha sonraki birkaç on yıllardaki gibi saygı, ilgi görmüyor. Öğretmenliğin liderlik vasfı olan bir meslektir. Bu anlayışla her ne kadar önemsenmesek bile fikirlerimizi söylemek çıplak gerçekleri haykırmak zorundayız.

Hemşehri derneğimizde arkadaşlarlayız. Ülke seçim atmosferine girmiş. Yerel seçimler yapılacak. Derneğimizi belediye başkan adayları sık sık ziyaret ediyor. Doktor emeklisi seçilme şansı hayli yüksek bir aday derneğimizi ziyaret etti. Çaylar, kahveler içindi. Adayımız projelerini uzun uzun anlattı. İlimizin ulaşım sorunu da konuşmalarının bir bölümünü oluşturdu. Daha sonra soruları almaya başladı. Söz aldım. Tıpkı özel okulda eski başkana önerdiğim raylı sistem sorusunu yönelttim. Büyük şehir adayı açık kalplilikle halk otobüslerini kaldırırsak sayıları hayli yekûn tutan halk otobüsü sürücülerine iş veremem diye mazeret belirterek o işin olamayacağını söyledi. Aynı dileği derneğe ve sitemize gelen başka başkan adaylarına da ilettim. Olumlu yanıt alamadım.

Nihayet İzmit merkez ilçesi içinde 2017 yılında tramvay seferi kısa mesafelerle başladı. Yıl yıl çalışmalar devam etti. Şu anda Körfez-Derince-İzmit- Kartepe Metro Hattı çalışmaları sürüyor. Dilerim çalışmalar erkenden mutlu sonla tamamlanır. Böylece halkımızın ulaşım sorunu büyük ölçüde çözülebileceği gibi trafik akışında da sıkıntılar en aza iner. On yıl içinde, “demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” hızında olmasa bile metro çalışmalarının Kocaeli’mizde yıllardan sonra devam etmesi halkımız adına mutluluk verici bir olay…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Yıllardan sonra Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yıllardan sonra yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yıllardan Sonra yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
20.2.2026 23:26:10
5 puan verdi
Mahir kaleminizi yürekten kutluyorum.
Tebrikler. Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
18.2.2026 12:08:27
5 puan verdi
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
16.2.2026 23:44:36
Değerli Üstadım,
"Kemal öğretmenin yaydığı pozitif enerjiyi bir sanatçı ışıltısına benzetmeniz" ve kaybın derin sızısını bu vakur teselliyle sarmalamanız ne kadar asil bir duruş.
Tanrı'nın sevdiği kullarını erken yanına almasına dair o kadim hikmeti, bir dostun sıcak gülücükleriyle harmanlayan bu derya gönüllü anlatımınız; hatırayı ölümsüz kılıyor.
Bir ömrü fıkra tadında ve etrafına ışık saçarak tamamlayan o güzel ruhu böylesine mahir bir kalemle yad ettiğiniz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
yön
yön, @yon
15.2.2026 23:30:43
5 puan verdi
Yüreğinize kaleminize ve emeğinize sağlık tebrikler harika bir eser yürek sesin daim olsun selam ve sevgiler değerli hocam esen kalın
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
15.2.2026 23:26:11
5 puan verdi
Metin, bir öğretmenin tanıklığı üzerinden öğretmenlik mesleğinin değeri, vizyon eksikliği ve yıllar sonra gerçekleşen haklı bir öngörü temasını içten bir anlatımla aktarıyor. Kemal öğretmenle başlayan anı duygusal bir çerçeve kuruyor; raylı sistem örneği ise “öğretmenin sözünün geç anlaşılması”nı simgeleyen güçlü bir zaman çizgisi oluşturuyor. Sade, samimi ve düşündürücü bir yaşam tanıklığı.

Öyle bir zamandayiz ki hiç bir meslek gereken önemi görmüyor.Her meslekten darp alanlar var.Saygi sevgiyi bitirmiş insanlar.

Tebrikler

Saygilar hocam 📒🖋️🙏🌿🌹
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL