Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız. (ben sweetland)
dostomer
dostomer

Alaçatı’nın tarihini

Yorum

Alaçatı’nın tarihini

2

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

121

Okunma

Alaçatı’nın tarihini

Alaçatı’nın tarihini ben kitaplardan okuyarak değil, yaşayanlardan dinleyerek öğrendim. Bu toprakların hafızası arşivlerde değil, insan yüzlerinde saklıydı. Ben Alaçatı’nın tarihini; terzi dükkânıma kahve içmeye gelen yaşlı ağabeylerimden öğrendim. Bir fincan kahvenin buharı yükselirken, kelimeler ağırlaşırdı. Kimi zaman bir sandalyeye oturur, kimi zaman camın önünde ayakta dururlardı. Mübadeleyle nasıl geldiklerini, neleri geride bıraktıklarını anlatırken gözleri dolar, sesleri titrerdi. O an anlardım ki tarih, sadece olan biten değil; katlanılan, susulan ve taşınan bir şeydi.

Büyüklerimiz anlatırdı; bu sokaklarda bizden önce başka hayatlar yaşanmış, evlerin taşları başka diller duymuş, aynı kapılardan başka insanlar girip çıkmış. Biz çocukken bunu bilmezdik. O taş evlerde Oyun oynarken, tarihin içinde koştuğumuzun farkında değildik. Rum ustaların yaptığı kalın duvarlı evler yazın serin, kışın dirençliydi. Pencereleri rüzgârı içeri davet edecek şekilde konumlandırılmıştı. Biz buna mimari demezdik; “ev böyle olur” sanırdık. Meğer o evler, insanın doğayla kurduğu saygılı ilişkinin taş hâliymiş. Yel değirmenleri bizim için bir manzaraydı, büyüklerimiz için ise hatıraydı. “Eskiden çalışırdı” derlerdi. Rüzgâr estiğinde yalnızca hava değil, geçmiş de hareketlenirdi. O rüzgârla öğütülen buğdayın, paylaşılan ekmeğin, aynı sofrada oturmanın hikâyesi anlatılırdı.


Mübadeleyi yaşayan kimse kalmamıştı belki ama izleri her yerdeydi. Kapı tokmaklarında, kemerli girişlerde, duvarlara kazınmış işaretlerde… Yeni hayatlar kurulmuştu bu evlerde ama eski hayatlar tamamen silinmemişti. Tarih, gündelik hayatın içine karışmıştı; biz fark etmeden. Bağlardan söz edilirdi hep. Alaçatı bir zamanlar üzümüyle, tarlasıyla, emeğiyle anılırdı. Bugün sokak olan yerlerin eskiden bağ yolu olduğunu öğrendiğimizde şaşırırdık. Oysa Alaçatı, her zaman çalışarak var olmuş bir yerdi. Benim Alaçatım’da tarih sessizdi. Müzelerde değil, kapı önlerinde, bir terzi dükkânında, bir kahve sohbetinde anlatılırdı. Ben bu hikâyeleri kitaplardan değil, o günleri yaşayanların gözlerinden dinledim. Belki de bu yüzden, Alaçatı’nın geçmişi bana uzak gelmez. Hâlâ yanımdadır; bir fincan kahvede, bir dikiş sesinde, bir suskunlukta… Bu satırları, zihnimde kalan tarihleri gelecek genç nesillere aktarmak için yazıyorum. Çünkü anlatılmayan tarih, sessizce kaybolur. Kalın sağlıcakla.

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Alaçatı’nın tarihini Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Alaçatı’nın tarihini yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Alaçatı’nın tarihini yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
15.2.2026 19:41:06
Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık kelamınız bereketli olsun...
lutfutas.yazar
lutfutas.yazar, @lutfutas-yazar
15.2.2026 12:11:47
O halde Diyarbakır'ı daha çok seversiniz eminim.

Güzeldi, tebrik ederim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL