3
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
80
Okunma
Görevimi bıraktığım gün üzülmedim.Çünkü kendi irademle karar vermiştim. O zamanlar yapmaya cesaret edemediğim şeyleri bugün daha net görüyorum.
İnsan, çoğu zaman kaybettiklerine değil; kaybetmekten korktuklarına göre yaşar. Malını kaybetmekten korkar, makamını kaybetmekten korkar, itibarını kaybetmekten korkar. Bu korku öyle sinsi bir duygudur ki insanın kararlarına görünmeden yön verir.
Malını kaybetme korkusu paylaşmayı azaltır.
Makamını kaybetme korkusu iradeyi daraltır.
İtibarını kaybetme korkusu insanı olduğundan farklı görünmeye zorlar.
Oysa ki insan bu dünyaya zaten kaybetmek üzere gelmiştir. Sahip olduğunu sandığı her şey geçicidir. Asıl mesele kaybetmemek değil; kaybetme korkusuna yenilmemektir.
Bir dönem Milli Eğitim müdürlüğü yaptım, sonra yeniden öğretmenliğe döndüm. Geriye baktığımda pişman olduğum şeyler yaptıklarım değildi. Yönetmeliklere uygun kararlar aldım. Mevzuata göre hareket ettim. Sistemin çizdiği sınırların içinde kaldım.
Ama bugün içimde yankılanan “keşke”, başka bir yerden geliyor.
Bazen sistemin dışına çıkmaya cesaret edemedim. Oysa sistem çoğu zaman bir tavsiyedir. Yöneticiye düşen ise yalnızca sistemi uygulamak değil; kendi iradesiyle tartmak, vicdanıyla süzmek ve gerektiğinde inisiyatif almaktır.
Her şeyi yönetmeliğe uygun yapmak her zaman doğru olmak anlamına gelmiyor. Çünkü hayat, maddelerden daha geniştir; insan, prosedürlerden daha derindir.
Kaybetme korkusu bazen koltuğu korur;
ama insanın içindeki cesareti törpüler.
O gün makamı korumuş olabilirsiniz; fakat yıllar sonra içinizde şu cümle dolaşır:
“Keşke biraz daha inisiyatif alsaydım.”
“Keşke mevzuata değil, biraz daha insana kulak verseydim.”
İnsan yaptığı hatalarla değil, çoğu zaman yapmaya cesaret edemediği doğrularla yüzleşir.
Bir devrin sona ermesiyle “keşke” daha çok duyulur. Sararan yaprağın dalda kalma süresi dolmuştur artık. Rüzgâr geldiğinde düşecektir. O saatten sonra dala daha sıkı tutunmanın anlamı yoktur.
Belki de kaybetme korkusunu aşmanın yolu şudur:
Makamı kaybetmekten değil, iradeyi kaybetmekten korkmak.
Çünkü makam geçicidir.
İtibar zamanla değişir.
Servet elden çıkar.
Ama insanın vicdanı karşısındaki duruşu kalıcıdır.
İnsan bu dünyadan makamını bırakarak gider;
fakat cesaretini bırakarak gitmemelidir.
Celaleddin Çınar