Fazla yüz bulan, her dediğini yaptıran aşk bezginlik verir; (ovidius)
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR
VİP ÜYE

Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık)

Yorum

Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık)

( 5 kişi )

6

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

162

Okunma

Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık)

Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık)


Efendim…
Bendeniz Kalburabastı Efendi, defterimin yirmi dördüncü bölümünü açtım. Konumuz, gönülleri burkan, gözleri ıslatan, nice şairi perişan eden, nice âşığı sokaklara düşüren bir kelime: Ayrılık.

Ayrılık…
Adını duyunca bile insanın içini ürperten, bir fincan kahvenin dibinde telvesini saklayan, bir mendilin köşesine gözyaşıyla nakış işleyen o meşum hâl. Âşık için sevdanın yangını, derviş için vuslatın imtihanı, yolcu için menzilin gecikmesi, çocuk için anasız uyanılan sabah…

Kalburabastı Efendi der ki:
“Vuslat bir ömür sürse de, ayrılık bir an’a sığar; ama o an insanı ömür boyu taşır.”

Efendim…
Şairler ayrılığı yazmadan duramamış. Biri demiş: “Ayrılıklar da sevdaya dâhil.” Öteki demiş: “Ayrılıkta kavuşmanın tohumu vardır.” Ben de derim ki: “Ayrılık, hayatın en acı tuzudur; ama onsuz da yemek lezzetsiz kalır.”

Bir hicivle arz edeyim:
Görmüşsünüzdür efendim, bazıları ayrılığı bir tiyatroya çevirir. Elinde mendil, dilinde “beni bırakma”lar… Halbuki gönül göçmek isterse, kimse o göçü durduramaz. Mendil sallar, bavul hazırlar. Gerisi hep dekor… Ayrılıkta asıl acı, sözün değil, sessizliğin yüküdür.

Felsefesine gelirsek…
Ayrılık, aslında bir aynadır. İnsan, sevdiklerinden ayrılınca kendi içini görür. Çünkü kalabalıkta sakladığı boşluğu, yalnızlıkta çıplak görür. İşte bu yüzden ayrılık, gönül terbiyesidir. Tıpkı sabır gibi, tıpkı şükür gibi.

Kalburabastı Efendi’nin vecizesi:
“Ayrılık, vuslatı hatırlatır; vuslat, ayrılığın kıymetini öğretir.”

Efendim…
Yolculuklarda ayrılığı çok gördüm. Tren kalkar, el sallanır, göz yaşarır. Gemiler limandan ayrılır, mendiller havada uçuşur. Otobüs terminalinde sarılmalar, vedalaşmalar… Ayrılık aslında her yolculuğun biletidir. Ama biliniz ki her biletin dönüşü olmayabilir.

Bir de aşk yolculuğunun ayrılığı var. Meşk ehli bilir ki, sevgiliye kavuşmak ne kadar yakıcıysa, ondan ayrılmak o kadar kavurucudur. Ama âşık, ayrılıkla da yanmayı öğrenir. Çünkü sevda, kavuşmakla değil, ayrılıkla pişer.

Velhasıl efendim…
Ayrılık acıdır, doğrudur. Ama ayrılığın en fenası, aynı sofrada oturup da aynı duyguyu paylaşmamaktır. Aynı evde yaşayıp da birbirine yabancı olmaktır. Aynı dili konuşup da gönül diliyle anlaşmamaktır. İşte bu, ayrılıkların en koyusudur.

Kalburabastı Efendi der ki:
“Gerçek ayrılık, bedenlerin uzaklığı değil, gönüllerin suskunluğudur.”

Son olarak defterime şu satırları düşeyim ki, ibret ola:
— Ayrılık, ölümü hatırlatır. Çünkü ayrılık küçük ölümdür, ölüm ise ebedî ayrılık. Ama iman eden bilir ki, her ayrılığın ardında bir kavuşma vardır. Dünyada kavuşamasak da, Hak katında vuslat vardır.

Ve dua ile noktalayayım:
Allah hiçbir gönlü vuslatsız, hiçbir gözyaşını cevapsız, hiçbir ayrılığı da sonsuz bırakmasın.

Efendim…
Ayrılığın da çeşitleri var elbet. Bir de “gönüllü ayrılıklar” vardır. Hani insan kendi kendine “Biraz uzak kalalım da kıymet bilelim” der. Sonra bakar ki o mesafe, araya denizler, dağlar koymuş. İşte Kalburabastı Efendi bu hâle güler der ki:
“İnsanoğlu bazen kendi kazdığı kuyuya düşer, sonra da kuyuya bakıp ‘Beni kim itti?’ diye sorar.”

Bir başka ayrılık da, teknolojiyle gelir. Aynı evde oturup ayrı ayrı telefon ekranlarına gömülenler… Göz göze bakmazlar, gönül gönüle dokunmazlar. Ayrı odalarda değil, ayrı dünyalarda yaşarlar. Kalburabastı Efendi bu manzarayı görünce yine hicveder:
“Bir zamanlar ayrılık, tren istasyonunda olurdu; şimdi aynı salonda, Wi-Fi şifresini bilmeyenle başlar.”

Ama unutulmamalıdır ki ayrılık bazen rahmettir. Çekilen özlem, vuslatın tadını artırır. Bir dostun yokluğu, onun kıymetini gösterir. Sevdiğinden ayrılmak, aşkın sabrını öğretir. Kısacası ayrılık, gönle imtihan, insana terbiye, hayata mana katar.

Kalburabastı Efendi buyurur:
“Her ayrılık bir hicret, her vuslat bir bayramdır. Lakin hicreti bayrama çeviren, sabırdır.”

Anadolu’da derler ki:

“Ayrılık odun ateşi gibidir; uzak durursan söner, üstüne varırsan yakar.”

“Ayrılığın ekmeği gözyaşıdır, ama onun da tuzu umuttur.”

“Gönülden ayrılık olmaz; ten ayrılsa da yürek birbirini bulur.”

Kalburabastı Efendi der ki:
“Sevdiğinden ayrılan insan, aslında kendi sabrına kavuşur. Çünkü sabır, ayrılığın gizli yoldaşıdır. Vuslatı bekletir, gönlü pişirir, insanı olgunlaştırır.”

Ve yine bir hicivle sözü tamamlar:
“Eskiden ayrılık, köyden kente göçle olurdu; şimdi bir ‘çevrimdışı’ uyarısıyla başlıyor. İnsan, sevdiğinin sesini değil, son görülme saatini özlüyor.”

Efendim, ister felsefesini alın, ister mizahını, ister hicvini; ayrılık hepsini taşır.
Çünkü ayrılık, insanın en eski, en yeni, en kalıcı misafiridir.

Ser Feyzlizof Delibal Hazretleri
Nam-ı diğer Celil ÇINKIR

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Kalburabastı efendi hazretleri defteri – 24. bölüm (ayrılık) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Kalburabastı efendi hazretleri defteri – 24. bölüm (ayrılık) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Dünya Yükünün Hamalı
Dünya Yükünün Hamalı, @dunyayukununhamali
15.2.2026 19:36:57
Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık kelamınız bereketli olsun...
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
15.2.2026 16:34:02
5 puan verdi
Celil üstadımdan ayrılık üzerine derinlemesine bir analiz okudum. Felsefi yaklaşım olsa da, insanın kendini sınaması olsa da ayrılık ayrılıktır ve söylediğiniz gibi ayrılığın ne olduğunu gurbete çıkanlar gönül aynasında daha samimi hisseder. Tebrik ederim Filozof üstadım. Selamlar saygılar
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
15.2.2026 09:35:07
Bu metin, ayrılığın katmanlarını öyle güzel örüyor ki; hem yürek yakıyor hem de usulca teselli veriyor. Kalburabastı Efendi’nin vecizeleriyle yoğrulmuş bu anlatı, acıyı mizahla, hüznü hikmetle harmanlayarak tam bir gönül terbiyesi sunuyor.
En çok dokunan yer: “Gerçek ayrılık, bedenlerin uzaklığı değil, gönüllerin suskunluğudur.”
Ne kadar doğru; bazen yan yana olmak bile en derin mesafeyi yaratıyor.
Kısacası: Ayrılık acı, evet; ama o acının içinden geçen sabır ve umut, insanı daha da insan kılıyor.
Allah her ayrılığın sonunu hayırlı bir vuslatla taçlandırsın.
(Elinize sağlık, efendim; hem düşündürttünüz hem içimizi ısıttınız.)
Sağlık, başarı ve sevgi bırakıyorum..
neneh.
neneh., @neneh-
15.2.2026 03:06:53
5 puan verdi
Yine kapsamlı bir analiz, muhteşem bir yazı.''Ayrılık yaman kelime '' derdi rahmetli Zeki Müren.Gerçekten de yamanmış.Üstad'a saygıyla.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
15.2.2026 02:04:42
5 puan verdi
Kıymetli üstadım “Kalburabastı Efendi Hazretleri Defteri – 24. Bölüm (Ayrılık)” yazısı, ayrılığı hem edebi hem felsefi hem de hicivsel yönleriyle ele alan çok zengin bir metin olmuş. Özellikle “Gerçek ayrılık, bedenlerin uzaklığı değil, gönüllerin suskunluğudur” vecizesi, yazının özünü derin bir şekilde yansıtıyor. Ayrılığın hem acı hem de öğretici yanlarını, günlük hayattan mizahi örneklerle harmanlamanız metne ayrı bir canlılık katmış.

Kısacası, eseriniz ayrılığı bir imtihan, bir terbiye ve aynı zamanda bir hiciv malzemesi olarak işleyen, düşündürücü ve keyifli bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.
gölgesiz
gölgesiz, @golgesiz
15.2.2026 00:44:32
Ayrılık ölümle eş ateşten gömlek kimi de meczup olur sonunda kalemınız kavi ola hocam güzeldi kalburabastı efendı hazretleri ayrılıkta aşk gibi değişken haller içerir🤗💐🙏🏻
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL