Fazla yüz bulan, her dediğini yaptıran aşk bezginlik verir; (ovidius)
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun

Otların İçindeki Ateş

Yorum

Otların İçindeki Ateş

( 11 kişi )

5

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

213

Okunma

Otların İçindeki Ateş


Köy, çocukluğun en geniş oyun alanıdır.
Ama o genişliğin içinde, insanın sığamadığı bir dar boğaz da vardır: bilmemek.

Ben, o köyün en söz dinlemez, en hareketli çocuklarından biriydim.
Yaramazlığı marifet sanacak kadar hevesli, her yeni günü küçük bir macera gibi görecek kadar deli dolu…
Oysa babamın her günü macera değil, mücadeleydi.

Bizim hayatımız hayvancılıktı.
Kış, köyümüzde misafir değil, ev sahibiydi. Altı ay sürerdi. Kar diz boyu, ayaz yüz keser, nefes duman olurdu. O altı ay boyunca hayvanlar dışarı çıkmaz, yalnızca sulanmak için çıkar, sonra yeniden damın sıcaklığına çekilirdi. Babam da yaz boyu onların rızkını biriktirirdi.

Tarladan biçilen otlar kurutulur, olduğu yere yığın yapılırdı.
Harmandan kaldırılan saman, balya balya değil; gelişi güzel ama hesaplı bir düzenle üst üste yığılırdı.
Her demet, her tutam, babamın alnından düşen bir damla terdi aslında.

Ben bunu bilmiyordum.
Bilmek için çocukluktan çıkmak gerekiyormuş meğer.

O gün hava garipti. Kışla yaz arası bir gündü. Bulut vardı ama yağmur yoktu. Toprak kuru, otlar kupkuruydu. Ben yine bir merakın, bir oyunun peşindeydim. Elimde bir çakmak… Çakmak benim için oyuncaktı; ateş, masum bir ışık.

Otluğun kenarına geldim.
Babamın bir yıl boyunca yığdığı o büyük yığının yanına.

“Birazcık yakarım, hemen söndürürüm,” diye düşündüm belki.
Belki hiç düşünmedim.

Çakmağın sesi hâlâ kulaklarımda: çıt.
Sonra bir kıvılcım.
Sonra ince bir duman.
Ve bir anda çatırdayan bir alev.

Otlar öyle bir yandı ki… Sanki içlerinde sakladıkları bütün yaz güneşini bir anda dışarı saldılar. Alev yükseldikçe yaramazlık yerini korkuya bıraktı. Ellerimle vurmaya başladım ateşe. Ayağımla çiğnedim. Söndürmeye çalıştım.

Ama ateş benimle oyun oynamıyordu.
Ciddiydi.
Acımasızdı.

Elim yandı.
Canım yandı.
Ama en çok içim yandı.

Duman bir anda köyün üstünü kapladı. Siyah, ağır bir duman… Sanki yaptığım hatayı bütün köye haykırıyordu. Koşmaya başladım. Nereye kaçtığımı bilmeden. Küçük ayaklarım büyük bir suçtan kaçıyordu.

Çok geçmeden sesler duyuldu.
“Yangın var!”
“Su getirin!”
“Kürek alın!”

Babam koşarak geldi. Komşular, köylüler… Ellerinde kovalar, kürekler… Annemin sesi hâlâ kulaklarımda: “Allah’ım yardım et!”

Ama kupkuru ot söner mi?
Sönmedi.

Bir yılın emeği gözlerimizin önünde kül oldu.
Bir kışın rızkı duman olup göğe karıştı.

Babamın yüzünü hatırlıyorum. Bağırmadı.
Hiç bağırmadı.
O suskunluk, bütün bağırışlardan daha ağırdı.

Ben günlerce annemin gölgesinin altında dolaştım. Babamın gözlerine bakamadım. Küçük yaşımda belki üç, belki beş… Ama o yangın içimde büyüdü. O gün çocukluğumun bir parçası da o otlarla birlikte yandı.

Yıllar geçti.
Köyden uzaklaştım.
Hayat beni başka yerlere savurdu.

Ama ne zaman bir yerde yanık kokusu duysam, içimde o günün dumanı yükselir. Ne zaman bir baba, evladı için ter dökse, gözümün önüne babamın o suskun yüzü gelir.

Şimdi anlıyorum.

O otlar sadece ot değildi.
Babamın sabrıydı.
Geceden sabaha kadar süren yorgunluğuydu.
Kışın hayvanların aç kalmaması için yaptığı hazırlıktı.
Bir babanın evladına “yeter ki siz üşümeyin” deyişiydi.

Ben bir çakmakla sadece ot yakmadım.
Bilgisizliğimi, hoyratlığımı, çocukça umursamazlığımı da ateşe verdim.

Kendimi hiç affetmedim.
Belki babam affetti. Belki zaman örttü üstünü. Ama içimdeki çocuk hâlâ o otluğun kenarında durur. Elinde çakmak, gözlerinde korku…

Ve her seferinde içimden aynı cümle geçer:

Keşke o gün ateşi değil, babamın emeğini görseydim.


Gerçek bir hikayeden...

ALİ RIZA COŞKUN

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

Otların içindeki ateş Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Otların içindeki ateş yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Otların İçindeki Ateş yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yön
yön, @yon
15.2.2026 19:31:26
5 puan verdi
İnan okurken gözlerimde yaṣardı bir babanı bir yilik kıṣlık hazırlığını 5 dakikada küle dönmesı
Çok hüzünlendırdı beni benim de bir yaramaz afcan çocuğm var her defasinda elinden çakmak alırdım ama mutlaka o bir yerde eline cakmak gecerdı o yüzden hep takip ederdim bir kaç yangını önledık derli hocam ateṣ su şakaya gelmiyor.gelen mala gelsın deriz cana gelmesın
Yüreğine kalemine sağlık. Duyğu yüklü sevgi dolu kalbin değerli hocam harika kalemin daim ve kaim olsun saygılarımla esen kalın
akeolog
akeolog, @akeolog
15.2.2026 15:01:10
5 puan verdi
Gönlünüz bahtınız açık, kaleminiz daim olsun. Selamlarımla
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
14.2.2026 16:38:13
5 puan verdi
DOST OZANIM..EMEĞİN ...ALINTERİNİ...KÜÇÜK YAŞTA 6-YAŞINDA BABASININ DÜKKANINA GİDİP-GELEN..BENİM GİBİ BİLİR. DEMEKKİ...ABİ-ABLA-AMCA-DAYI-TEYZE KIYMETİ BİLMEK...MÜŞTERİYE-RIZIK VERENE HAMD VE ŞÜKÜR KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAR. HAKLISIN OZANIM...YÜKSELMEK İÇİN DE...BENCE EZİLMEK LAZIM...DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜKLE...SAYGILAR BU GÜZEL HATIRAYA...ADAM OLMANIN HATIRASI BU..KIYMETLİDİR .
Zihni derin
Zihni derin, @zihniderin1
14.2.2026 14:45:14
5 puan verdi
Çok serbest şiir olmuş yüreğine sağlık üstat
Dilek Duru Günay
Dilek Duru Günay, @dilekdurugunay
14.2.2026 14:34:25
Çok güzel anlatmışsınız. Bazen hatalarımızdan büyük ibretler alır ve olgunlaşırız. Sizin de öyle olmuş. Nice güzel yazı ve şiirlerde buluşmak üzere.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL